iki yabancı

1 /
anosias anosias
teomandan çok şebnem ferah'ın söylediği kısmı güzel olan çok şeyler anlatan şarkı

yazdan kalma bir günden
ya da çölde çay filminden
bir sahne var aklımda oyuncular sanki biziz
mutsuzuz, ikimiz
kimi aşklar hiç bitmezmiş
bizimkisi bitenlerden
sevmeye yeteneksiz

iki yabancı
birlikte ama yalnız
iki yabancıyız

hani o güneşin batışı
bizi tanrıya inandırışı
şu an o akşam aklımda
ama çok zaman önceydi
yaralarımız ağır değildi
yine de bağışladım ben hepsini
hem seni, hem de kendimi
o kadar yoktun ki

yazdan kalma bir günden
ya da "çölde çay " filminden
benim de sahneler aklımda
seninkilerden farklı ama
nolur kendini kandırma
yoktur üstüne senin
güzeli çirkin yapmakta
suçuysa dünyaya atmakta
neyin bildin ki değerini
benimkini bileceksin?
bunu da tabii mahvedeceksin
stocky2001 stocky2001
fecri ebcioğlu'nun 1960'larda yazdığı ajda pekkan'ın söylediği ünlü şarkı. dinleyenlerin aa ben bunun orjinalini biliyorumu kolayca söyleyebileceği bir parçadır.
sözleri ise;

gece karanlık, eller birleşmiş
gece karanlık, kalpler sözleşmiş
iki yabancı tanışmışlar böyle
yıldızlar şahit olmuş bu aşka
mehtap demiş ki, gece aşk başka
yabancılara yapmış bir de şaka

kaybolmuş mehtap, dalmış gitmiş buluta
karanlıklarda, aşıklar hep yanyana
neden geceyi hep seçiyorlar?
yabancılar karanlıkta elele sevişiyorlar

iki yabancı, gözler birleşmiş
iki yabancı, kalpler sözleşmiş
iki yabancı, gölgelere sinmiş

kaybolmuş mehtap, dalmış gitmiş buluta
karanlıklarda, aşıklar hep yanyana
neden geceyi hep seçiyorlar?
yabancılar karanlıkta elele sevişiyorlar

aşkın gözü kör, ya geceninki?
saklanıyorlar, görürler belki
çünkü geceler günahlarla gizli

kaybolmuş mehtap, dalmış gitmiş buluta
karanlıklarda, aşıklar hep yanyana
neden geceyi hep seçiyorlar?
yabancılar karanlıkta elele sevişiyorlar
labriz labriz
hikayeyi biliyorsunuz, kadınla(şebnem) adam (teoman) ayrılıyorlar, herkes eteğindeki taşları döküyor. (en çok taş adamda ama) adam diyor ki,

yazdan kalma bir günden (bazılarının sonbaharı anlatırken kullanmayı pek sevdiği, şiirsel olduğunu sandığı, artık eskimiş bir ifade biçimi)
ya da çölde çay filminden (sinemadan çakan, beyaz türk)
bir sahne var aklımda (galiba tiyatro da seviyor)
oyuncular sanki biziz (aktörlüğe hevesli)
mutsusuz, ikimiziz (melankolik bir ruh, karşısındakini de aşağı çekme potansiyeline sahip)

kimi aşklar hiç bitmezmiş (annesi anlatmış)
bizimkisi bitenlerden (eziğiz de biraz)
sevmeye yeteneksisiz.(eziklik tavana vuruyor burada,dayanamıyor, kızı da yanına çekiyor, yeteneksiz yapıyor)
hani o güneşin batışı(bu sahne filmden tabii. görsel
hafıza ve uyarlama yeteneği göze sokuluyor)
bizi tanrıya inandırışı(yüzeysel bir felsefeye yatkınlık)
su an o akşam aklımda (hatıralara bağlılık)
ama çok zaman önceydi (hayat beklemiyor tabii)
yaralarımız ağır değildi (kendi adına konuş)
yine de bağışladım ben hepsini (acı çekmeye hiç halim yok)
hem seni hem kendimi (yüce gönüllülük)
o kadar yoktun ki! (pasif agresif)

burada sazı kadın alıyor.tabii sazın teli kopuk ama onun haberi
yok.

yazdan kalma bir günden (keşke daha yaratıcı olsan)
ya da çölde çay filminden(şimdi kadın burada ya paylaşma duygusu yaratmaya
çalışıyor, ya da bertolucci'den baska yönetmen tanımıyor.orasını bilemedim. adı geçen filme de muhtemelen birlikte gitmişler, çok etkilenmişler)
benim de sahneler var aklımda (az ama olsun)
seninkilerden farklı ama (allahtan!)

adam fazla konuşturmuyor onu.devam ediyor.
artık kendini kandırma (kadının kendine güvenini yıkma çabası)
yoktur üstüne senin
güzeli çirkin yapmakta (berbat birisin yani sen)
suçuysa dünyaya atmakta (kendinle yüzleşmeye bile cesaretin yok)
neyin bildin ki değerini (kıymet bilmezsin sen, hiç bir şeye layık değilsin aslında, bla, bla, bla)
benimkini bileceksin (ben ki değerlerin en, en, en en üstünde olanım, salaksın kızım sen.kaçırdın işte.)
bunu da tabii mahvedeceksin...(senden de bu beklenirdi zaten. nankör!)
şarkı biter.
anosias anosias
dün gece itibariyle atv ekranlarında yayınlanmaya başlayan keremcem dizisi. teknik olarak bakarsak dizi rezaletti. aşk oyununda kullanılan müziklerin nerdeyse aynısı olan müzikleri, keremcemin son derece kötü dublajı en belirgin şeylerdi. eğer karşınızdaki kişinin ağız hareketlerinden 2 3 saniye sonra gelen seslere sinir oluyorsanız bu dizi hiç de size göre değil.

keremcem dizideki adıyla idealist doktor cem, amerikada okumuş etmiş, son derece parlak bir kariyerin eşiğinde duran başarılı bir doktordur. eğitimi bitip de evine döndüğünde zenginler zengini babası kendisine holdinginin başına oturtur. ama idealist doktorumuz daha memlekete dönmeden karar vermiştir. kendisi gibi doktor olan babasının zorunlu hizmeti sırasında bulundukları karaağaç köyüne gidecek orada doktorluk yapacaktır. çünkü annesi kendisini doğururken donanımlı bir sağlık merkezi olmadığı için bu köyde ölmüştür. cem kendi cebinden son derece pahalı aletler alır ve rezalet haldeki köye gider. yolda da ağanın peçeli kızı ile karşılaşır. kız tam her düştüğünde onu tutacak biri için karaağaç'a dilek mendili bağlarken düşer ve yakışıklı, kaslı erkeğimiz cem onu havada tutar.

evet şekilde de görüldüğü son derece klasik bir senaryosu var. dizinin içine kenan bal köyün ağası olarak girince, klasik bir ağa dizisi olacak mı diye insan düşünmeden edemiyor. dizi tutsa tutsa ağanın kızı hatice şendilin ve keremcemin güzel yüzlerinin hatrına tutar. gerisi faso fiso.
blinkin blinkin
her iki insan, iki yabancıdır aslında.yıllar geçse de tanışmalarının üstünden,asla kimse bir diğerini tam anlamıyla tanıyamaz.
mrsderdowski mrsderdowski
son dönemde izlediğim en fos tıbbi tanı sahnelerine sahip dizi. ilköğretim öğrencileri kadar yaratıcı olamayan senaryo ekibi önce bir amerikalıya birini allaha havale ettirmiş; sonra da beyaz tahtaya çizilen iki kırık çizgili grafik ile tanımlanamayan bir hastalığa tanı yolu üretmeye çalışmıştır. house dizisinden çakma tanı koyma sahneleri; sherlock holmes saçmalıkları beni bu ilk izleyişimde izlediğime de izleyeceğime de pişman etmiştir. sadece oha diyebiliyorum yaratıcılarına; keza ruh halime anlatabilmek için kelimeler yetersiz.
ayrıca dizinin başrol oyuncusu hatun da pek bir mıymıy; pek bir sinir bozucu canım kim dayanır ona...
jenesaispas jenesaispas
uğruna gözyaşı döküğünüz, söyleyemeyecek kadar çok sevdiğiniz insan; bir gün öylece geçiverir önünüzden. iki yabancı olmak bundan daha acı verici olamaz.
1 /