ikinci dalga

azwepsa azwepsa
dünya tarihi boyunca üç radikal değişimle karşılaşmıştır. bunlar birinci dalga, ikinci dalga ve üçüncü dalga* olarak adlandırılırlar. dalga kelimesinin kullanılmasının nedeni dalganın kattığı dinamik anlamdır.

ikinci dalga endüstri devrimiyle birlikte medeniyet üzerinde gerçekleşen köklü değişimlerdir. toplumsal yaşamdan askeri, ekonomik ve politik hayat ve görüşlere hatta aile yapısına kadar pek çok alanda değişiklikler olmuştur.
topalkırkayak topalkırkayak
pandemi süreciyle ilgili konuşuyorsak aslında olmayandır. bir şeyin ikinci olabilmesi için önce birincinin bitmesi lazım. ülkeler ekonomileri dayanamayacağı için aslında tamamen sıfırlanmadan her şey bitmiş gibi normal hayatlarına döndüler. bunun sonucu olarak da azalma trendi durdu, artışa geçti.

benim dediğim gibi açıklanamayacağı için ikinci dalga demek daha doğru tabi. sikerler olum hepimizi sikerler.
kanaat onderi kanaat onderi
ikinci dalga denen şey bir algı manipülasyonundan başka bir şey değil. yaz aylarında turizm geliri beklentisiyle hasta ve ölüm verilerini düşük olarak gösterme, tatil dönemi bittikten sonra ilgili verileri yükselterek artış izlenimi yaratma olayından ibarettir. bence kendi de dahil kimse, sağlık bakanının söylediklerinin doğru olduğunu düşünmüyor ama bu tiyatro devam ediyor..
sickgod sickgod
winter is coming şeklinde gelmektedir. ancak 26 ekimde nature dergisinde yayınlanan araştırmada, virüsün geçirdiği d614g mutasyonunun, virüsün viral yükünün üst solunum yollarında yüksek olduğu; akciğerlere inme durumunun daha az gözlemlendiği bu nedenle üst solunum yollarından daha kolay bulaşıcılığa yol açtığını söylüyor. henüz erken ama bu durumun akciğerlerde viral yükü azaltması nedeniyle ağır hastalık riskini azalttığı yorumlanıyor.

kaynak: www.nature.com