ilahi adalet

9 /
tyler norton tyler norton
sene bilmem kaç ipman'ı izledim, çok araştırdım wing chun kursuna yazıldım. hoca falan bal ama ortam kalabalık. bu sebeple hoca yeni başlayanlara temel hareketleri öğretmesi için 2 senelik falan öğrencileri veriyor. neyse bize verdi bi tane adamı. adam aşırı derecede itici. hareketleri, bakışları, fiziği vs. şöyle babacan efendi bi tip olsa dayak yediğime üzülmicem. neyse bu adam bizi temel hareketlerde bile iyice küstürdü. seste çıkaramıyoruz yeniyiz, sertiz. 1 ay falan bu ibneden dayak yedik. tek değilim benimle başlayan bir tanede emniyet amiri var. onu da çok hırpaladı.
bu adamdan dayak yemek zorumuza gitmiyor o kadar para veriyoruz hiç bir bok öğrenemiyoruz o zorumuza gidiyor. bu spor boks gibi değil yıllarını vermek gerekiyor. baktık olacak gibi değil bıraktık bu wing chunu polis abiyle.

ben boksa başladım. 20 kişilik salonda kısa sürede ilk beşin içindeydim. bir gün kapı açıldı kim geldi dersiniz. evet o, ilahi adalet. yine kin gütmedim. sadece hocaya, tanıdığım biri beni sürekli onunla yazın dedim. nazım geçiyor ya sürekli bizi eşleştirdi. wing chun'dan çıktığı için doğru yumruk atamıyor önce onları düzelttik. kesinlikle zarar vermiyorum. o öğrenince daha fazla keyif alacağımı düşündüm. doğru yumruk atmayı temel hareketleri öğrendi, zaten wing chunda kalma hayvan gibi kuvvet var adamda. neyse maç günü geldi. ilk başlarda maça çıkmak istemedi ama ikna ettim.

sonra bir daha salona gelmedi...
2
psamathe psamathe
teistlerin tıpkı ahiret inancı gibi (ölümden sonraki yaşama inanma) başka bir teselli bulma aracı (ayrıca dinlerde ki ödül-ceza sistemi ile de ilintisi vardır). açıklanamayan bazı münferit olayları, "bak yukarıda allah var" (allah'ın yukarıda olması fikri de tamamen egemenliğin üst pozisyonda olduğuna inanmanın getirdiği insan psikolojisinin neticesidir), "allah'ın sopası yok" vb. ifadelerle süsleyerek, aslında hukuksal dolayısıyla tamamen insanın yarattığı "adalet" kavramına, getirdikleri yaklaşım. muhtemelen kilise veya başka dini kurumların literatüre soktuğu bir kavramdır.

adalet hukuk sisteminin olabildiğince düzgün çalışması ile işleyen bir kavramdır. olabildiğince diyorum zira, hem öznel hem de toplumsal açıdan mutlak adalet veya eşitlik sağlamak zaten yaşam döngüsü içinde olası değildir. hal böyle olunca hukuk sisteminin kötü işlediği ve teizme yönelimin olduğu yerlerde , inanan insanlar hukukun devre dışı kaldığı durumlarda umudunu doğrudan ilahlarından beklerler. yazımın başında da belirttiğim üzere, x bir olay sonucunda cezalandırılmadığını gördükleri zaman, o olayın sorumlusu olan kişi veya kurumların herhangi bir şekilde zor durumda kaldığı yerde, "ilahi adalet" kavramına sarılırlar ve bu kişilerin başlarına bir şey geldiğinde "işte ilahi adalet" diyerek vicdanlarını rahatlatır ve inançlarını pekiştirirler. tersi durumlarda ise bu inançlarını sorguladıkları da olur.

benim gib ateistler için ise yukarıda ifade ettiğim gibi adalet veya mutlak eşitlik kavramı gerek dünya yaşamında, gerek ise sonsuz evrenin büyüklüğü dikkate alındığında, ancak ve ancak rasyonel düşünce ve hukuk sisteminin işlemesi ile gerçekleşebilir ama dediğim gibi asla mükemmel bir adalet sistemi sağlanamaz. yani bir ateist de inanır ama onun inancı hukuk sistemine yöneliktir. bilimsel açıdan neden-sonuç ilişkisi, etki-tepki prensipleri gibi bazı dayanaklar ile olayları değerlendirir. ateizm gücünü usçuluktan alır ve somut delillere dayandırır. her ateist böyle davranıyor demek ise ne yazık ki mümkün değildir tabii.

teistlerin verdiği örneklerin karşısında, sayısız "işlememiş adalet" durumuna dair örnekler verilebilir. ancak bu noktada çoğu teist her zaman ki gibi kolaya kaçıp "allahın hikmetinden sual olmaz", şayet bir cezalandırma olacaksa da belki bu dünyada olmayacak nereden biliyorsun? " gibi altı bomboş olan bir savunma sistemini devreye sokarlar.

dualar veya bedduaların herhangi bir işe yaramadığını veya siz herhangi bir dine mensup iken başka dinden birinin de kendi inanışına göre kendi ilahına dua ettiği gerçeğini göz ardı ederler. keza aynı ilaha inanıp, farklı sonuçların çıkmasını izah edebilecekleri bilimsel bir veri de yoktur.

daha fanatik düzeyde olanlar ise çok affedersiniz işin bokunu çıkarıp, inanmayan veya kendi inancından olmayanların; yaralanma, ölme vb. gibi aslında tüm insanların ortak paydası olan bir döngüde bile, "ilahi adalet" söz öbeğini kullanarak son derece çirkin yaklaşımlarda bulunabilirler. fanatiklere bir şey anlatmak mümkün olmadığı için, karşı cephede benzer duygularla hareket eden ayrı bir fanatizmi doğurur. örnek 1999 depreminde yazlık bölgelerde hayatlarını kaybedenler için veya ateist olduğu bilinen bir şahsın başına olumsuz bir şey geldiğinde bile bunu "ilahi adalet" kavramı ile açıklama boyutuna kadar çekebilirler, fanatik din düşmanları ise şeytan taşlama sırasında izdiham dolayısıyla birbirini ezen hacı adaylarını veya dindarların sayıca çok olduğu ölümlü kaza, terör ve savaş gibi olaylarda, hani nerede sizin "ilahi adaletiniz" demek ki böyle bir şey yok tezini benzer üslup boyutunda sergileyebilirler.

özetle konu tipik teist-ateist çekişmesidir. ben de bir ateist olarak ilah olmadığı için ilahi adalet diye bir kavrama da elbette inanmıyorum. bir ateist olarak öleceğim, tıpkı tüm yaşamını inanarak geçiren bir insan gibi. unutulmamalıdır ki işler inanma ve inanmama ile yürüyor olsa idi veya sizlerin ettiği dua veya beddualar ile işlemiş olsaydı bugün dünyada bir tane bile ateist hayatta olmaz veya tüm dertleri sadece ateistler çekerdi. oysa gerek ölüm gerek çekilen sıkıntılar açısından hukuksal ve adalet anlamında bir dengesel kaymadan söz etmek olası değildir. fanatikler bunu inkar edebilirler, neticede onlar içinde dünyanın düz olduğuna inananlar bile mevcut. ancak aklı başında bir dindarın, inancını pekiştirme veya tam tersi sorgulama esnasında bu kavrama sığınması gerçekten düşündürücüdür.

@the ademm,@steph,@pink flamingo ve @kılavuz karga özet geçmişler, benim de genel yazı tarzım bu, yapacak bir şey yok ;)

editbüdüt: budizmde de belirgin bir tanrı inancı olmamasına karşın, tam benzeri olmasa da, hemen hemen bu olaya karşılık gelen "karma" adını verdikleri bir inanış sistemi var yanılmıyorsam. batı toplumları da bir ara fena takılmıştı bu karma olayına.
elcordobez elcordobez
antropolojik ve sosyolojik çözümlemelerini yapmak isterdim fakat çok uykum var. benim inancıma göre tanrı insanı değil, insan tanrıyı yaratmıştır. bunu kolaycılık adına değil, doğayı anlama çabası uğraşından yapmıştır. daha sonraları bu hal din formunu alır. din de, egemenler elinde form değiştirerek yığınların afyonu haline getirilir.
ilahi adalet denen olgu da bu afyonlardan biridir. bireysel ya da toplumsal bir zarar gördüğün insanlardan hukuk normlarında bu dünyada hesap sordun sordun, soramadın bu dünyanın başka öteki berisi yoktur.
olmasını ben de çok isterdim fakat yapacak bir şey yok ki, yoktur.
nyks nemesis nyks nemesis
''tanrının değirmeni yavaştır ama kusursuz öğütür'' sözünü hatırlatan başlık.

ister karma ile açıklayalım ister ilahi adalet diyelim hepsi aynı yere çıkıyor. açılan yaraların, yaşatılan travmaların ve kırılan kalplerin hesabı er geç tecelli ediyor. özellikle vicdanı körelmiş, pişmanlık duygusundan bihaber olanların bundan kaçışı olduğunu sanmıyorum. yok öyle insanları paramparça edip hiç bir şey olmamış gibi hayatına devam etmek. en beklenmedik anda, ''bunu hak edecek ne yaptım?'' diye kıvranırken aklınıza gelecek yaptıklarınız. intikam almayan insanların bildiği bir şey var: evren çok daha güzelini onlar adına hazırlıyor. şimdiden geçmiş olsun.
9 /