ilim öğrenmek için gelinen yerin taverna çıkması

polia polia
biz de instela'ya ilim öğrenmek için sözlük diye geliyoruz; ama nafile goygoyumuzu yapıp eğlenip çıkıyoruz forumsu bir platform olmasından mütevellit. hiç de hayalkırıklığı değil.

hem ne demişler ''ilim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir.''
kendini bildikten sonra her yer sana taverna.
nastasya filippovna barashkova nastasya filippovna barashkova
su almak için girdiğim yer pavyon çıkmıştı... sene 2007 izmir'den ödemiş'e gidicez üç beş kız. yol uzamasın diye otogardan gitmeyelim dedik, çiğli taraflarında otobüs bekliyoruz. ben çok susadım. bakındım etrafta bi tane bakkal, büfe falan yok. yaş daha 19 (ups) dedim ki şurada bi müzikhol var. ben ne bileyim müzikhol ne. kızlara dedim siz iki dakika bekleyin, su alıp geliyim.

neyse girdim içeri. ortam rezalet, detay vermicem :d hayır artık girmiş de bulundum, geri adım atamıyorum. yaptın bi salaklık kaçmak olmaz dedim burası da bi mekan sonuçta, ilerledim. aynı anda bi garson bana doğru geliyor hızlı hızlı, bunun burada ne işi var der gibi. hanımefendiler, beyler de beni kesiyor. düştüm resmen, çıkamıcam herhalde buradan diyorum içimden de. o ilk on saniyede hapislere mi girmedim, aşığım adam mı vurmadı. neler neler geçiyor aklımdan ahah.

acaba dedim suyunuz var mı? :d yandan bi kodaman koşturdu, ne istiyor hanfendi diye. herkes bi panik. dedim ben su alıcaktım. nedense çok hızlı hareket ediyorlar (pavyona gidenler bu durumu açıklasın lütfen), hemen iki şişe su getirdiler, para da almadan kapıya kadar eşlik ettiler. şimdi siz gitseniz o suyun şişesini en az 100'den giydirmişlerdi.

neyse işte hikaye bu kadar. olmaz demeyin. ben çok genç yaşta öğrendim...
seanvictorydawn seanvictorydawn
tabi ki,
kokteyl hazirlama ilimi var.
madem herkes kankalarindan bahsediyor, ben de turizm otelcilik yuksekokulunda okuyan benden 4 yas buyuk bir arkadasimla bir animi paylasayim.

yurtta kaliyoruz o zamanlar. neresi diye sormayin. yurtkur'un en pahali parasiz yurdu. cebir geometri ve mimari çizim derslerinde bile doçentler ikide bir "sansli piçler" diye takiliyordu bize.
yurt , devlet yurduydu ve deniz manzaraliydi; ustelik konfor, kalite, modernlik, yemekler, ohooo efsaneydi.... en azindan ismi duyulana kadar. her neyse.

bizim panpa, dersten çikmis yurt odasina girdi. sevinçli. aĝzi kulaklarinda. sarkilar soyluyor. hem de bir sarkiyi aliyor, baska bir sarkinin ezgisine uydurarak matrak matrak soyluyor. o kadar sevinçli yani!

merak da ediyorum, yahu bu herife bir bok olmus ama, ne?

defteri kalemi kitabi i-pod'u firlatti masama... "lan oĝlum ne sansliniz lan, ben 4 yillik okuyorum, hocalar derste aĝzimiza siçiyorlar, siz derste i-podtan kulaklikla muzik dinliyorsunuz!"

(bkz: bugün kokteylleri öğrendik kanka)

- buna mi sevindin?
+ deney lokalimizi açtik. barda her gun artik her derste kokteyl hazirliycaz, kampüsün içinde.

scissors, earthquake, bloody mary, tavern madness, miami surfing, laguna jambo,

hepsi ya cinle, ya votkayla, ya da ...bir sey daha vardi amina koyim, iste neyse o bir sey dahayla yapiliyor... sonra, bunlarin ustune meyve suyu katiyorsun, mikserde karistiyorsun, sonra kimisine baharat katiyors...

boyle sabaha kadar anlatti.





adam eĝleniyor, ben iskence çekiyorum...
lan oĝlum, anlatmayi birak da yap da içelim su kokteyllerden bir tane!
canim çekti yaa!
bütün parami da sinem'e verdim.
yapma boyle iskence kankana.... içim gidiyor. anlatma artik. anlatma. anlatmaaa!





ama bugun dusunduĝumde iyi ki de anlatmis ve ders notlarini da bende unutmus salak, diyorum. butun hilton oteli kokteyl tarifleri var... artik sheraton'da bar'da ne soylenir, hilton'da ne iyi gider, radisson'da en kral içki nedir... hepsini biliyorum... bizim kanka saĝolsun.