ilk adımı atan kız

1 /
orgomelih orgomelih
hani böyle şeyler filmlerde olur veyahut tam beklemediğin bi anda olur ya sana, hakkaten bana da oldu bundan dün. whiplash'de sağ olsun onu izlememin büyük bir payı var. ama burada iki kişi de tanışmıyor ki olması gerektiği yerde bitiyor.

baya da yazasım var, aslında böyle bir olay yaşadıktan sonra da duygusal olarak ne kadar yalnız olduğumun farkına vardım. ki gayet rahat, biraz da narsist bir kişiliğim vardır ama bu bile bunları düşünmememe engel olmadı.

son 5 ayım ve şu anım en sevgili bulunmayacak zamanlarım zaten, eğer lise dostlarıyla ortak bir yerde değilsek haftada 1-2 defa dışarı çıkıp, onda da marketten süt+muz+ para neye yetiyorsa ya güzel bir şerbet ya da üzüm suyu alıp bi bankta içen adamım, otururum öylece kulaklıkla müzikle. nimetler için şükrederim doğaya. öyle kafe ortamına girmek falan da yok ki bir kızla tanışma ihtimalim olsun. ki o yüzden dedim ya en düşük zamanlarım bunlar diye.

nabıcam, marketten benim gibi organik bir şeyler alan kız oldu da ben mi buldum hahah.

neyse, şimdi ilgili başlıkla ilgili olayıma başlayayım; whiplash'i izledikten sonra minibüs durağında bekliyorum gelsin gideyim eve, biraz arka tarafta görünmeyen yerdeyim. filmin gazıyla blackened çalıyor nimes konserinin, hafifçe elimle bateri çalıyormuş gibi uyduruyorum ritmleri.

sonra öndeki kız işaret etti çıkarttım kulaklığı, dedi sen az önce whiplash'teki çocuk muydun. hee dedim evet, benim. neyse filmle ilgili bir şeyler söyledi ben o çocuğun o kadar hızlı çaldığına inanmıyorum, gerçekte bateri çalıyor mu vs. sordu. lan dedim biz salonda zaten 5-6 kişiydik ister istemez kimin olduğunu bilirsin, içimden dedim bu filmde miydi diye. bak hala düşünüyorum bulamıyorum, neredeydi bu filmi izlerken hangi koltuktaydı? paralel evrenden mi geldi?

neyse, elimden geldiğince bilgi verdim öyle çalanlar da var diye. diğer filmlerden de konu açıldı birdman'dir her şeyin teorisidir vs. onlar da girmedi vizyona, ama bak bu 1,5 ay önce vizyona girdi biz şimdi izliyoruz dedim belki onlar da 1,5 ay sonra girer.

sonra minibüs geldi, zaten oradan bulvara giden minibüs ortaktır önce bu bindi sonra ben boş bulduğum bir koltuğa oturdum önlerden birine. sonra arkadan dokundu bana şey telefon numaranı rica etsem, yanlış anlamazsan eğer filmlerden vs. sohbet ederiz. dedim internet var twitter'dır vs. ona pek yanaşmadı. yanlış anlarım dedim, o da peki dedi zaten 1-2 durak sonra indi.

şimdi düşündüm, dünyanın binbir türlü hali var; bunun başına bi iş gelmiştir ve senin üstüne yıkmak ister veya telefon numaranı alır, kaydına bakar oradan bilgilerin çıkar -ki böyle bir şey yok ama düşünürüm ben- bir sürü iş gelir başına.

sonra bizimkileri -lise dostlarımı- aradım, kıvanç dedi boşver başına iş alırsın. eren'imle de konuştuk, dalgaya alırız sağ olsun baya bi dalgasını geçtikten sonra boşver vermediğin iyi olmuştur, sonra da biz birbirimize yeteriz dedi (tabii tire süt ve organik siyah üzüm de dahil)

yalnız işin şurası hala belirsiz; bu nerede oturdu lan salonda? yoksa nerede gördü beni, ki arka salonlardan birinde oynuyordu film. neyse ya, zaten bi iş çevirdiğini de anladım kızın.

yani işin özü neymiş, hiç tanımadığın birisi ilk adımı atarsa he he deyip geçiyormuşsun.

biterken çalıyordu; three days grace, lost in you...
hepbugüneuyanıyorum hepbugüneuyanıyorum
tuvalet dışındaki her yere ilk adımı sağ ile atmak gerek bunu da bilsin. yani kinayeli yaklaşıyorum. ilk adımı attığı adama da dikkat etsin bok yoluna gitmesin diyorum. ilk adımı atan kıza bok gibi davranırız çünkü biz erkekler.
barbaros hayrettin paşa barbaros hayrettin paşa
aslında o kadar çekingendim ki bu konularda bir kaç defa kızlara ne olacaksa olsun diyerek gemileri yaktırmışlığım oldu. sonrasında sanırım bu konularda ustalaşmaya başladım ki karşımdaki kızlarıda çatlatmadan bi sonuca varabildim. eğer gerçekten kız seviyorsa karşıdakindende bu tarz bir dönüş alıyorsa adım atmasında bir sorun yok. inanın erkekler hoşlandığı her kıza açılamıyor. reddedilmek çok koyar erkeğe. siz hoşlanıyorsanız adım atmaktan çekinmeyin derim.
lazpinokyo lazpinokyo
bana kadının birisi atmıştı, sevgili filan olduk, haliyle sallamadım ilişkide kadını fazla,sonra üzüldü bir daha da ölsem de kimseye ilk adımı atmam artık dedi...bazı şeyler olması gerektiği gibi olsun demem o.
erkenderken erkenderken
ülkemizde istisnai durumda olandır. bizim kızlar aşktan geberse de (buradaki aşk karşı cinse, paraya veya başka bir şeye ait olabilir) söylemez istediğini. alttan alta halletmeye çalışır. karşı taraf anlasın diye her türlü saçma sapan hareketi yapar ama yine söylemez. aferin kızlar size, çok mantıklı gerçekten!
hisnameiseren hisnameiseren
türkiye sınırları içinde gerçekleşme imkanı yok gibi birşeydir. var mı var ama tek tük işte.

tabi onlara da haksızlık etmemek lazım. sonuçta abaza çoğunluğunun hatırı sayılır seviyede olması onları bu yönde karar vermeye teşvik ediyor.

ama sen tanıdığın birini hem sevip hem de ilk adımı atmıyorsan hatalı olursun. tanıyorsun seviyorsun ama ilk adimı erkek atmalı. bu çokta mantıklı gelmiyor bana.
neden mi? gün geliyor ve bir tartışma sonucu şöyle bir cümle kullanılır.
"zamanında benim peşimde koşuyordun"
kendini haklı çıkarmak için bunu söyler. oysaki ilk adımı o atsa sıkıyorsa bu lafı kullansın.

ben güzin abla filan değilim. hayatınızı kurtaracak öneriler veremem
ama bence durumu bu kadar karmaşık yapan biziz.
seviyorsan ve onunda sana ilgisi varsa söyle. kız erkek ne farkeder.
belkide erkeğin kendine guveni yoktur veya sizden çok etkilemiştir cesaretini kaybetmiştir.
olur mu olur. olmaz demeyin.
belkide o hayatınızda olması gereken kişidir. sadece yükü erkeğin üzerine atarak sorumluluktan kaçınılmamalı.
yeri gelecek hayat müşterek diyeceksiniz.

tanım: helal olsun denilecek kızdır ve reddedilmemelidir. şans verilmelidir. yoksa kendine güvenen ve hayati bu derece iyi anlamış bu kızı zor bulursunuz.
boudica boudica
bazı şeyler teoride ne kadar mükemmelse pratikte o kadar bok gibinin karşılığı.bizim coğrafyamızda ilk adımı atan kadın olmayı bırakın, bin adım gelene bir adım gitseniz e tamamdır şimdi birazda geri çekileyim gibi bir mantık var.ilişki değil sanki taktik savaşı yaşıyoruz. o geldiyse ben kaçayım.ilk adımı ben attım şimdi geri adım atmalıyım.iki adım ileri, bir adım geri, haliyle mehter takımına hoş geldiniz.
kelfodul kelfodul
erkekler için çok şaşırtıcı ve aynı zamanda göt kaldırıcı bir eylemdir.
ilişki talebinde erkeğin şirin görünerek yada yalakalanarak ilk adımı atması
rutin bir gelenektir.
rutini bozmamak lazımdır.
biz erkekler şaşırınca dahada salak oluruz.
sonra sizler pişman olursunuz hiç gerek yok bence.
eskidenburalardutluktu eskidenburalardutluktu
bu hanımlar olmasa yalnızlıktan geberirdim heralde.

öyle pek ilk adımı atabilen bir yapıya sahip olmayan erkekler var. ben mesela. yok arkadaş, bi kadına hislerimi açtığımda ağzıma sıçacağından korkuyorum. mazhar olduğu belki onlarca ilk adımdan farksız olacağımdan korkuyorum. kendine güven eksikliği sanırım.

cesur kızdır, toplumsal yapıyı ve mahalledekilerin yaptıklarını son derece çekici bir umursamazlığı vardır.
1 /