ilk seks

1 /
minotauren minotauren
yarak gibi bir şey gerçekten de.

insan ne yaptığını bilmeden şapşalca hareket ediyor.

zaten vajinanın sıcaklığıyla yeni tanışınca...

neyse. güzel bir orta okul veda gecesiydi alkdlşakdşa
egoist pezevenk egoist pezevenk
üzerine onlarca laf söylenebilecek bir şey.

ama ilk seksle ilgili tek diyebileceğim, tek tavsiye edebileceğim ve en önemli olduğunu düşündüğüm şey: ilk seks'inizi hiçbir duygu hissetmediğiniz bir insanla yapmayın sevgili itü sözlük okurları.

çünkü çok özeldir. müthiş özeldir. müthiş anlamlıdır. ve asla unutmayacağınızdır.

öteki türlüsü büyük bir hayal kırıklığıdır.

öteki türlüsü iki tane et bütününün tavşan gibi sevişmesidir.
agacta yetisen karpuz agacta yetisen karpuz
hiç de anlatılanlar gibi 5 saniye sürmeyen.

14 yaşımdayken sporla uğraştığım için yaşımdan büyük dururdum (fizik olarak şu an hala uzun ve yapılıyımdır, hala büyük dururum). benden 3 yaş büyük şimdilerde yabancı o zamanlar almancı bir sevgilim vardı. nasıl içine girdiğim unutulur mu bilmem ama ne cesaretle deplasmanda maça çıktığımı hala daha sorgularım. ve efendime söyliyeyim tekrar diyorum, 5 saniye değil 5 dakika değil tam 40 kavanoz bal veriyoruz sayın seyirciler süresince sürmüştür.
hata payı yok hayatımda hata payı yok hayatımda
kumburgaz.
liseye geçtiğim yaz ayı. bizim ailece sadece yazı geçirdiğimiz yerde halam emekli eniştemden dolayı tüm seneyi geçiriyordu. ben tek çocuk olduğum için hep asosyaldim. ilişki kurmakta zorlansam da halamın çocuklarıyla aram iyiydi. o güne kadar hep kavga dövüş oynadığımız halamın üç kızı vardı. en küçüğü gizemle aramızda 4 yaş vardı. o zamana kadar aramızda kumdan, toptan oyun alanlarına hasredilmiş ilişkiyi benim bedenimde adını koyamadığım erkeksi hisler farklı yönlere çeker olmuştu. denizin içinde her zaman bacak arasından geçip çıkmayı bir oyun olarak gördüğüm hareket gizem'in bacaklarına dokunmamla içimin titremesiyle biten zevkli bir şeye dönüşmüştü. çok da büyük olmayan memelerinin uçlarını kapatan sarı bikinisiyle çocuk şen şakraklığıyla eğlenirdi denizin içinde onu itip kakmamla. bense daha bir sene öncesine kadar en az onun kadar coşkulu ve salt çocuksu zevk aldığım oyunlardan bedenimde ve ruhumda bambaşka hislerin de heyecan ve lezzet verdiğini keşfediyordum. fakat yanılmışım..aynı benim kadar o da bedeninde zaptedemediği kadınsal güdülerle meşbû idi.

gün içinde her dâim bronz tenlerimiz ne kadar da diri ve gençti. denizin içinde yine bir gün serâzad oynarken, kapışırken bir anda arkasından sarılırken buldum kendimi. bu sarılma ilk başta belki de kollarımı tutup bana oyun yapmasını engellemek için yapılmış mâsum bir hareketti. fakat içimden bir alev fırtınası kopmuştu sanki o soğuk denizin içinde ona arkasından sarılırken. sıkı kalçalarına denk geliyordu erkekliğim. arkasından güyâ onu sıkı sıkı tutuyordum ''hadi bakiyim hareket et göreyim'' derken. oysa iskele gibi köşede kalan bir taş yığının demirlerine tutunmuştu. ''yaa esat bırak valla bak korkuyorum'' dedi. denizin soğuğu gölgede kaldığımız için karanlık da görünüyordu. korkuyorum deyince ben de korkmuştum. korkmasını gerektirecek bir şey yaptığımı fark ederek. ama kıçına ilk defa bu kadar erkekçe ve ne istediğini bilerek dokunan sikim bastırdığı yeri o kadar sevmişti ki hiç çekilmek istemiyordum arkasından. içimden bir nefes çıkardım boynuna vurdu. geçen kısacık süre içinde gizem çoktan durumu fark etmiş ama bozuntuya vermemek için hâlâ numaradan yaa bıraksana diyordu. halbuki o gün de çok iyi anlamış ve sezmiştim ki canı en az benim kadar çekiyordu tenlerimizin birbirine bu kadar yakınlaşmasının sonunda yaşanması muhtemel zevkli şeyi. çocuktum ben. gizem'in elini değdirdim kalkmış sikime. kızar mı diye düşünmüştüm. korkmuştum da bir anda. ama o dokundu ve eliyle hafifçe de sıktı. çekmedi elini sikimden ve bana doğru döndü yüzünü. denizin içindeydik göğüs hizasına kadar. alttan şortumun içine sokmuştu elini ve merakla, istekle kavrıyordu. ben de karşılığında bir şeyler yapmayı köpek gibi istiyordum. bu ne harika bir alışverişti. onun sıkı kıçını elledim. ne güzel bir yumuşaklıktı bu. okşuyordum ikisini de. bikinisinin içine de biraz sokmalıydım, nasılsa bunu yaptığımda kızmayacak biriyleydim o an. dakikalarca sürtündük birbirimize, her yerimizi elliyorduk iskelenin tenhasında. hayallerime çarpan o şeyi yapmak için artık çıldırıyordum. gizem daha büyük olduğu için nereye evrileceğini biliyordu zaten bu halleşmelerin. ve beklemediğim, o güne kadar duymanın sadece bir hayal olabileceği cümle çıktı gizem'in ağzından: siksene beni. bu hiç de erotik bir tınıyla yankı bulmamıştı kulaklarımda, o da öyle söylememişti zaten. sadece içi sikilmek isteğiyle kavrulan genç bir kızın uçlarına kadar çıktığı bir dağın zirvesini de görmek arzusunu es geçemeyeceği basitlikte fakat o denli de istekle..
aynı istek ve şehvetle ben de yanıyordum. arkasını dönderdim gizem'in ve bikinisini kenara itip amına soktum iflah olmaz derecede kalkmış sikimi. ahhh..o anlık lezzet ve gidip gelmelerdeki baş döndürücü süreç..onun sessiz iniltileri ve benim erkek olduğumun gururla farkına varmam. biraz sonra boşalmam. ilk defa elimle değil, bir kızla sevişerek boşalmam.
onun denizden çıkarkenki tatlı ve tedirgin gülüşleri. sakın kimseye söylemiycez sözleşmelerimiz. o yaz bitti. gizem şimdi evli. ben o günden beri hâlâ elizabet ammına çaham.
1 /