ilkokula dair hatırlanılan ilk şiir

1 /
norsk
sağlığını seviyorsan,
güçlü kalmak diliyorsan,
zehir nedir biliyorsan,
içme zararlı içkiden.

içeceksen süt, ayran iç!
nar, portakal suyundan iç!
billur gibi kaynaktan iç!
içme zararlı içkiden!

geçicidir keyfi onun,
sürünmektir bil ki sonun.
mutluluğa gitmez yolun,
içme zararlı içkiden!

evdekiler seni bekler,
saçı bitmedik bebekler...
yıkılsın mı bu emekler?
içme zararlı içkiden!

gece saat 3 ve ne alaka bilmiyorum ilkokuldayken tahtada gördüğüm şiir aklıma geldi. küçük bir internet sörfü sayesinde buldum,haydi gelin bu güzel şiiri siz kadim dostlarla da paylaşalım...
kizlarin dikkatini ceken nick
hayvanların birbirlerine dörtlüklerle diss attığı bir şiir silsilesinden hatırladıklarım ve at hayvanının ibret verici son şiiri şu şekilde idi.

at:
az mı faydalar sağlar
benim gücüm kuvvetim
herşeyi ben taşırım
arabayı çekerim

arı:
(hatırlayamadım ama kediyi çileden çıkardığı kesin)

kedi:
arı yine şimardı
kendini bir şey sandı
ben olmasaydım eğer
fare dolardı her yer.

at'ın kucaklayıcı dörtlüğü:
gürültüyü kesin de dinleyin arkadaşlar
böylesine anlamsız kavgaya ne gerek var
rabbimiz hizmet için yaratmış hepimizi
birlik olup el ele yapalım işimizi

hiç unutmam, her hayvan için tahtaya bir kişi kaldırılmıştı. ben seçilmemiştim. ama at için seçilmiş arkadaş bu son dörtlüğü ezberlemediği için geri oturmuş ve ben kalkmıştım hehe.




bir de meyvelerin atıştığı bir şiir silsilesi vardı.

elma:
amasya elmasıyım
meyvelerin başıyım
al sarı yanağım var
beni yersen bal yapar

incir:
tatlı aydın inciri
pek güzel iri iri
hurma alma incir al
ağzına aksın bal

portakal'ın sadece "adana kozan dörtyol"a selam çaktığını hatırlıyorum.
tekillaseventavşan
kağıt bir gemidir devrim
bütün gemiler
hurdaya çıksa da sonunda
taşıdığı özgürlük şiiriyle
batmadan yüzer nicedir
dünya sularında

kim bilir kaç yunus görmüş
kaç deniz gezmiş...

sunay akın

evet, aileden dolayı biraz politik bir çocukluk geçirdim.
sophones
saat dokuzu beş geçe
atam dolmabahçe'de
gözlerini kapadı, bütün dünya ağladı
doktor doktor kalksana lambaları yaksana
atam elden gidiyor
çaresine baksana

uzun uzun kavaklar
dökülüyor yapraklar
ben atama doymadım
doysun karatopraklar

müze müzeye bakar
müzenin içinde atam yatar
atamın çocukları
atama selam çakar
boylebuyurduzerdustyazar
23 nisan şiirdir. sözlük çok enteresan bir hafızam var. aradan 23 sene geçmesine rağmen hala o şiiri satır satır ezberimde.
üç nisan bugün,
çocuklara mutlu gün,
sevinin, koşun, gülün,
yirmi üç nisan bugün...
tanrı seni korusun,
yiğit türk çocuğusun
,ne hakan var, ne sultan,
egemenlik ulusun...
cana taze can katan,
şirin yurdun hür vatan,
dünya durdukça koru,
damarında soylu kan...
yurt çalışmak bekliyor,
bilgi, âhlak bekliyor,
şeref burcunda bizi,
şanlı bayrak bekliyor...
distopikhayatınütopiksonucu
istiklal marşı .

daha okuma yazma bilmezken annem insanüstü bir sabırla bana ilk iki kıtayı ezberletmiş ve : ''istiklal marşı her zaman her şeyin önünde gelir bunu hayatın boyunca unutma'' demişti. ''okuldan da mı önemli ?'' diye sorduğumu anımsıyorum.
önce vatanını,bayrağını,atanı,marşını,bu toprakların nasıl kazanıldığını bileceksin sonra ülken ve toprağın için okumayı seçeceksin demişti.

anneme sonsuz sevgiler.iyi ki o zamanlar bana bu değerlerin önemini aşılamış.
yoksa bende kanla sulanmış toprağımızın nasıl ve kimler sayesinde kurtarıldığını bilmeyip ''başkomutanımız çok yaşa, allah seni başımızdan eksik etmesin'' diye naralar atan, evvelini bilmeyen, en refah zamanları yaşadığını zannedenlerden biri olabilirdim.
sosyalismet
ilkokul 1. sınıfta okumayı ilk öğrendiğimde ezberlediğim "kar" şiiridir.
yazarı kimdi onu hatırlamıyorum.
ilkokul 1. sınıf okuma kitabi. alfabe değil.

kar

ne yumuşak, ne de ak
görünce biraz sıcak
eriyip su olacak

lapa lapa yağarken
onu uzaktan gören
kuş tüyleri sanacak

kaçmam hiçbir oyundan
kim demiş kartopundan
parmaklarım donacak.

bir diğer şiir ise sonbahar

sonbahar geldi

pat pat vuruyor camlar
leyleksiz kaldı damlar
güneş geç doğuyor da
tez geliyor akşamlar.

devamı akılda kakmamış.

ancak, ilkokul 4.sınıfta ben bozkurt obasının başı izci 365 ismet, ziya gökalp'in alageyik şiirini yalayıp yutmuştum.

çocuktum ufacıktım
top oynadım acıktım
buldum yerde bir erik
kaptı bir alageyik

kaçtı hemen ormana
bindim bir ak doğana
doğan yolu şaşırdı
kaf dağından aşırdı

attı beni bir göle
gölden çıktım bir çöle....
diye uzayıp gidiyordu şiir.

6-10 yaşlarındaki çocuğa dönemin siyasasına paralel şiirleri yüklerseniz sonuç meydanda.

benim ilkokul dönemimde dp adnan menderes gerici amerikancı hükumet iktidardaydı.
siyahserit
23 nisan da şiir okuyacaktim, şiiri çok net hatırlayamıyorum ama izi duruyor.. öğretmenim beni o zamana kadar her teneffüs boş bir sınıfta tekrar tekrar okutarak hazırlamıştı bayrama ama sadece ona okumuştum şimdiye kadar..
bayram sabahı gösterilerden önce yazı şiir okuma kısmına geldik, bizi sıraya koydular , en son aşı olurken böyle sıraya girmiştim, herkes elindekini , ezberindekini okuyor alkış kıyamet kopuyordu.
tabi ki sıra bana geldi.. daha önce hiç bu kadar geniş bir kitleye hitap etmemiştim, sırada uzunca bir süre beklemenin de vermiş olduğu gerginlik vardı tabi, ailem, akrabalar beni gören el sallayıp öpücük gönderiyordu.
çıktım kürsüye (o zaman sahne neyin yoktu, her bayram okul bahçesi içinde kutlanirdi, tek mikrofon vardı kürsüdeydi, herkes orada okurdu şiirini, yazısını) şiirin birkaç cümlesini okudum, sonrası derin kalabalık arasında eridi , yok oldu gitti hafizamdan, tekrar tekrar başa döndüm olmadı, öğretmenim yanıma geldi, "sakin olursan, okuyabilirsin " dedi sanki heyecandan otur ağla demiş gibi başladım bağıra çağıra ağlamaya sarıldım hıçkıra hıçkıra bir güzel ağladım.
bir sonra ki kürsüye gelene kadar herkes bana güldü tabi, ertesi sene 23 nisan bayramına kadar şiir okuyamayan çocuk olarak tanindim.. bir daha da şiir falan okuyamadım zaten, halk oyunlarına yöneldim.
1 /