ima

1 /
aqua aqua
kişinin yüzüne söylemekten çekinir bazı insanlar.* bunu da ima yolu ile belli ederler. doğru olan kişinin yanlışlarının yüzüne söylenmesidir, ima bazı durumlarda gerekli olsa da dostlar arasında imalı konuşmak gereksizdir.
mustafa mustafa
kadınların erkeklere göre daha çok yaptığı ve doğal olarak daha çok yanlış anlaşılmalarına veya hiç anlaşılmalarına neden olan anlatım yöntemidir.

her zaman değil ama bazen ima daha uygun oluyor.

ama asıl konu karşı tarafla sağlıklı iletişime geçmekse, açık konuşulmalıdır.

örneğin, beni seviyor musun demeye çalışmak için yaptığınız resmi gösterip güzel olup olmadığını sormayınız, sonra resminiz kötü olduğu için karşıdaki kişi kötü deyince "aa sevmiyor" demeyin.

veya sevgi görmek isteyince naz yapmayın, sevilmeye başlanınca, sevinin. bu kadar basit.
fitnefücur fitnefücur
yorar.
zihni yorar.
ima edenin sürekli ima halinde olması ve kime ne ima ediyorsa, o kişiyi yorar.
süreklilik halini alınca yorar. başka da bir şey olmaz.
çünkü anlattıkların karşındakinin anlayabildiği kadardır. açık açık da söylesen, dolaylı da söylesen anlamıyorsa anlamıyordur.

peki neden dümdüz söylemek varken, olduğu gibi anlatmak varken dolambaçlı yollar seçilir?

cevabı çok basit. tek kelime; korkudur.
son ihtimal son ihtimal
korkak işidir.

söylemeye cesareti olmayanlar, üstünü örtüp allayıp pullayıp size sunarlar. siz ciddiye aldığınız zamanda "aa ben bunu ondan yazmadım ki canııımm" derler.
korkmayalım, söyleyelim. dil bize konuşalım diye verilmiş. söyleyemiyorsak da kıralım kıçımızı oturalım, oramızı buramızı kırmadan; kıvrılmadan eğilmeden bükülmeden bekleyelim.
1 /