iman

1 /
illusion illusion
david bowie'yi yatakta mick jagger'la basmış ve ardından terk etmiş olduğunu hatırladığım hatun kişi, evlilerdi vaktiyle. ayrıca micheal jackson'ın remember the time klibinde mısır kraliçesini oynamıştır kendileri.*
spoiled spoiled
koşulsuz - şartsız inanmaktır. dini, akla, tecrübeye ve felsefeye uygun olup olmadığına bakmadan tasdik etmek yani kabul edip, beğenip, inanmaktır. akla uygun olduğu için tasdik etmek, aklı tasdik etmek olur. peygambere, dine itimat olmayınca iman olmaz.
karahisari karahisari
recep ayının yirmiyedinci pazartesi gecesi vuku bulan zamanın zamansızlık noktasındaki bu büyük mucizeyi resulullah ertesi sabah kâbe yanına giderek yine risalet görevinin icabı oradakilere anlatıp onları islam dinine çağırmak istedi! fakat müşrikler, her şeyi akıl ve mantık süzgecinden geçirdikleri için duyduklarından müthiş şekilde şaşırdılar..

böyle şey olur mu? mekke ile kudüs arası bir aylık yol! o ise bir gecede bu kadar yola gidip-geldiğini söylüyor... kahkahadan karınlarını tuta tuta gülüyorlar. şamata gürültü diz boyu.

-amma laf! bir aylık yolu bir gecede git gel.

-peygamber ya! bizi akılsız sayıyor... yoksa böyle bir sözü nasıl söyler.

-hadi ebu bekr'e gidelim. efendisinin dediğini haber verelim; bakalım böyle olmayacak bir iddiaya ne diyecek.

-ebu bekr akıllıdır, o'nun bir yalancı olduğunu artık kabul eder.

hazreti ebu bekr'in kapısındalar; telaşla kapıyı çalıyorlar. islamın büyük kahramanı kapıda görünüyor. soran gözleri müşriklerin üzerinde:

-hayırdır...

-şer şer... bak efendin işi nerelere kadar vardırdı.

-n'olmuş efendime?

-sen bilirsin; mekke-kudüs arası kaç günlük yoldur?

-bir ayda alınır.

-yaşşa ebu bekr. ne doğru söyledin.

-ama muhammed ne diyor biliyor musun?

sevgili peygamberimizin ismi geçince ebu bekr, radıyallahü anh, dikkat kesildi.

-ne diyor?

-bu gece, bir anlık zaman içinde kudüs'e gidip geldim, diyor.

-hem sadece kudüs'e değil; yedi kat göklere de gitmiş güya!.

beklediler ki kendileri gibi hazreti ebu bekr'de aklın dar kalıplarını aşamasın; ama o, en büyük hürriyetin teslimiyette olduğuna inanıyordu. cevabı ile müşrikler buzdan hayret heykelleri haline geldi:

-o diyorsa doğrudur!!! bir ânda gidip gelmiştir...

işte iman budur.

www.dinimizislam.com/sevgipeygkitap/cilt5a.htm
kurabiye kurabiye
kişiyi bütün varlığın tek sahibi allah’a muhatap kılması ve o’na bağlaması itibarıyla, insana huzur ve şeref veren büyük bir güç merkezidir.bu sayede insan, iman ile insanda görünen ilâhî sanatları ve cenab-ı hakk’ın isimlerinin nakışları itibarıyla kıymet kazanır. inançsızlık ise o bağı koparır. insanın rabb’iyle arasındaki bağ kopunca, allah’ın insan üzerindeki sanatı gizlenir. böyle bir insanın kıymeti sadece madde itibarıyla olur. madde fani ve geçici olduğu için kıymeti hiç hükmündedir.
antika sanat antika sanat
iman sad-ı taftazanî'nin tefsirine göre;

''cenab-ı hakk'ın istediği kulunun kalbine, cüz'-i ihtiyarının sarfından sonra ilka ettiği bir nurdur''
1 /