imge

1 /
smooth smooth
kadıköyde bir kitabevi. markanın sembolü de bir karakedi.
ayrıca alkım kitabevi gibi taksitlendirme olanağı da sunmakta, biz gençlerin sevgisini kazanmaktadır.
aytok aytok
gerçeğin gölgesidir. gerçeği doğrudan söylemek yerine dolaylamaktır. şiiri bazen kapalı ve anlaşılmaz yapan imge, şiirin temel sorunu, edebi akımların en önemli kriterlerindendir. t s eliot 'un deyimiyle"nesnel bağlılaşımdan uzak" olmadığı sürece şiirin şiir olma serivenin öznesidir imge.
ne fatih öldü mü olamaz olamaz kesinlikle olamaz ne fatih öldü mü olamaz olamaz kesinlikle olamaz
aristo’ya göre tarihle felsefe arasında yer alan şiirin dayanağı olan biricik “şey”dir imge. şairin yaratı sürecinde yalnızlığın ve yaşamın giriftliğinin etkisiyle hayal gücünü de zorlayıp ortaya çıkarttığı “öz”dür, şiirsel uyumun gerekliliğidir. “şair bir ‘arzular insanı’dır. evet şiir gerçekten de arzudur. ancak bu arzu, mümkün olanın veya olabilirin sınırları içinde söylenmez. imge ‘olmayabilirin’ değil, olanaksızın arzu edilmesidir: şiir de gerçekliğe susayış. arzu, her zaman uzaklıkları yok etmek ister. imge, arzunun insanla gerçeklik arasına uzattığı köprüdür…” bu tanım octavio paz’ın. görüldüğü gibi o da imgeye karşı gerçeküstü bir bakışa sahip. kısa bir tanımda bile imge yaratmanın sonsuz olabileceğini veriyor okura. çağdaş dünya şairlerini incelediğimizde çoğunun şiir ve onunla ilintili konular üzerine yazılanları yalınkat buldukları görülür. çünkü onlara göre şiir üzerine yazılan her şey görecedir, şiir gibi imgenin de tanımı çok çeşitlidir. örneğin mayakovski, şiir nasıl yazılır? adlı yapıtında imge üzerine şu notları almıştır:

“şiirde en yüksek anlatımcılık tonunu tutturmanız gerekir. bu anlatımcılığın en dikkate değer araçlarından biri imgedir; ama çalışmanın başında toplumsal buyruğa verilen o ilk, belirsiz yanıt biçiminde beliren temel, görsel imge değildir bu. hayır, ben bu temel imgenin biçimlenmesine katkıda bulunan yardımcı imgelerden söz ediyorum. bu yardımcı imgeler çağdaş şiir yöntemlerinden birini oluşturur…

- imge yaratmanın en ilkel yollarından biri karşılaştırmadır.

- imge yaratmanın en yaygın olarak benimsenen yolu eğretileme kullanmaktır; başka bir deyişle o âna dek yalnızca belli şeylerle ilgili sayılan özellikleri başka sözcüklere, nesnelere, olgulara ve kavramlara aktarmaktır.

- imge yaratmanın bir yolu, inanılmaz olayları ve gerçekleri abartmayla güçlendirerek anlatmaktır.

- imge yaratma yolları da bütün şiir araçları gibi, okurun şu ya da bu imge biçimiyle ne derecede içli dışlı ya da yüz göz olduğuna göre değişir. bunun karşıtı olan ilkeye göre de imge yaratabilirsiniz. bu kez imge, imgelem yoluyla söylenenlerin anlamını genişletmez; tersine sözcüklerin yarattığı izlenimi bile bile daraltılmış bir çerçeveye sıkıştırmaya çalışır. örneğin benim eski şiirim ‘savaş ve evren’de olduğu gibi:

‘çürüyen, kokuşan vagonda kırk adam vardı-
oysa yalnızca dört bacak.’”

şair, yukarıdaki dizelerini sayısal yapı üzerine kurmuştur. dizelerde de görüldüğü gibi imge zor tanımlanan, saydam bir sıvı gibi bulunduğu yüzeyin şeklini alan bir yapıdadır. peki şiirde imgenin yeri nedir?

şair, dizelerini ve anlatımını sağlamlaştırmak için kullanır imgeyi. şiir, imgesiz yazılamaz değil elbet. sadece yoğun imgeli şiirler de yaşamdan oldukça uzak bir yerde durur. örneğin garip şiirine baktığımızda sokaktaki insanın günlük yaşam kavgasının sade bir dille -konuşulan dile fazla bir şey eklemeden- verildiğini görürken ikinci yeni şiirinde bu havanın tersi bir rüzgâr vardır. bu şiirde imge, artık yavaş yavaş koltuğuna oturmuştur.

imge düşsel bir patlamadır. yürürken, okurken, hatta uykudayken bile yaşanabilir, daha sonra da kâğıda geçirilebilir. bir patlama, yıldırım hızıyla gelir ve yakalar şairi. bilinçaltında yavaş yavaş filizlenir, bir gün bir yerde toprağından sıyrılıp çıkar.

yaratılan imgenin daha önce kullanılmış olması şair için tehlikelidir. tekrara düşmemek ve taze sözcükler kullanmak gereklidir. yoksa şiir, bir derlemeden, bir tekrardan öteye gidemez ve şiir için gerekli sesi çıkaramaz. kullanılması düşünülen imge, şaire özgü olmalı, şairin sözcüklerine ve imgelerine kendini katma çabası sürmelidir. çünkü şiir, içselleştirilen sözcüklerle yazılır. imge de bu sözcüklerin dilde sürekli parlayıp sönen bilenmiş kılıcıdır.

kadir aydemir
şiir oku dergisi 1998 mayıs-haziran sayısı
yuvasından çıkmış yazar yuvasından çıkmış yazar
herhangi bir şeyin bizde bıraktığı etki.(görüntü,sözcük,his ...vb)
mesela bugüne kadar bir çok inek görmüşüzdür. hepsi birbirinden farklıdır. biz bütün o farklılıkları görmemize rağmen inek kelimesi aklımıza geldiğinde hayalimizde tek bir inek canlanır bu da bir imgedir.
araştırmacı araştırmacı
senin bir havan var beni asıl saran o
onunla daha bir değere biniyor soluk almak
sabahları acıktığı için haklı
gününü kazanıp kurtardı diye güzel
birçok çiçek adları gibi güzel
en tanınmış kırmızılarla açan
bütün kara parçalarında

cemal süreyya
fucar fucar
sanatta, edebiyatta, psikolojide farklı anlamlara gelen terim.

- alıntı -
duyduğumuz veya okuduğumuz bir söz yoluyla zihnimizde oluşan görüntü, dünyada gördüklerimizin zihnimizdeki yansıması.
(fb, (bkz: imge gerçeğin gölgesidir. gerçeği doğrudan söylemek yerine dolaylamaktır. şiiri bazen kapalı ve anlaşılmaz yapan imge, şiirin temel sorunu, edebi akımla... instela #1794301))
- alıntı sonu -

ben sanat ve edebiyatı ayrı tutarak genel ve psikolojik anlamı üzerine bir şeyler yazmak istiyorum.

şimdi atatürk diye bir kişi var, bu kişinin kendisi şimdi hayatta değil, bizler kendisini hiç görmedik,
buna rağmen hemen hemen herkes atatürk ü bilir. işte bizim atatürk ü bilmemiz imge ile olur. herkesin zihninde
atatürk ün imgesi vardır (yukardaki alıntıdaki özellikler). işte atatürk ün kendisi (veya tanıdığımız başka bir kişi)
de yanımızda olsaydı hem kendisi hem de imgesi olacaktı.

bütün bunları niye yazdım. gerçekle imge ilişkili olsada farklı şeyler olduğunu anlatmak için.
bir insan bir kişinin kendisini de sevebilir imgesini de mesela bir kişi gerçek kendisini hiç görmediği
sadece televizyondan tanıdığı bir sanatçıyı sevebilir işte bu kişi aslında onun imgesini seviyordur.
1 /