incirlik üssü

giriniz kaydediliyor

işlem bitince otomatik olarak girinize yönlendirileceksiniz. hoşunuza gitmeyen bir şey varsa girinizi daha sonra düzenleyebilir veya tamamen silebilirsiniz.

girinize bir görsel eklemek için dosya veya dosyaları buraya bırakın
dosya(lar) otomatik olarak yüklenecektir.

(bkz: ) `` TR CC:bu fonksiyonu kullanarak girinizi doğrudan seçmiş olduğunuz sosyal platformda da yayınlayabilirsiniz
1
close2death
1959 yılında, dönemin genelkurmay 2. başkanı org. rüştü erdelhun, izmir'deki abd 6. taktik hava kuvvetleri karargahı'nda amerikan askerlerine hitap etmektedir: "bu memleket bizim değil, sizindir..." onyıllardır sömürge ülke türkiye'nin bir gerçeği olarak geçerliliğini koruyor bu söz. geçmiş statüsüne göre çok daha kapsamlı olarak incirlik üssü'nün amerikan emperyalizmine tahsis edilmesinin başka hiçbir anlamı yoktur.

genelkurmay başkanları, hükümetler değişmiş, ama her gelip giden hükümet, "bu memleket bizim değil, sizindir" sözünü yinelemeye devam etmiştir.
abd'nin, incirlik'i lojistik üs olarak kullanma, sevkiyatları sırasında izin almama gibi, ağır koşullar içeren isteği, akp iktidarı tarafından yerine getirildi. ancak hemen belirtelim ki; hükümet kararnamesi hazırlanmadan üç ay önce, incirlik konusundaki amerikan isteklerinin karşılanması, genelkurmay tarafından hükümete iletildi. bayrak etrafından milliyetçilik şovu yapanların gerçek yüzleri budur işte; emperyalizme karşı "bu memleket bizim değil, sizindir" derler, bu işbirlikçiliklerini gizlemek için sahte milliyetçilik maskesini elden bırakmazlar.

işbirlikçiliğin değişmeyen geleneği;
vatan hainliği halktan gizlenir

amerika'nın incirlik'i nasıl kullanmak istediğini, hangi tavizleri istediğini biliyoruz, dergimizin geçmiş sayılarında da bunlara yer verdik. akp hükümetinin hangi koşullarda verdiği ise sır! (abd açıklayınca öğreneceğiz anlaşılan!) türkiye cumhuriyeti hükümeti, aldığı kararı, resmi gazete'de dahi yayınlamadı, anlaşmanın içeriği açıklanmadı, sorular karşısında abdullah gül, sadece "blok izin verildi" demekle yetindi ve bolca "blok izin" üzerine terminoloji dersleri ile demagoji yaptı.
bütün ikili anlaşmaların, emperyalistlere verilen bütün tavizlerin değişmez özelliğidir;
halktan gizlenir. işbirlikçilerin bu politikası öylesine köklüdür ki, yıllarca incirlik'in abd üssü olduğu bile gizlenmek istenmiş, "üs yok tesis var" denilmiştir. bir ülke düşünün ki, 1950'den bu yana abd ile sayısız ikili anlaşma imzalıyor, ama hiçbirinin içeriğini halk bilmiyor. tayyip'in dilinden düşürmediği şeffaflık, işbirlikçilik sözkonusu olunca nasıl da sır oluyor.
deneylerimizden, bağımlılık gerçeğinden, işbirlikçilerin karakterinden biliyoruz ki; amerikan emperyalizminin istediği bütün şartlar yerine getirilmiştir. bu gerçek, bugün değilse yarın pratik olarak da ortaya çıkacaktır. topraklarımızın bölge halklarının daha fazla kanının dökülmesinde, ülkelerinin işgalinde nasıl kullanıldığı görülecektir.

iktidar için çatışan genelkurmay ve akp, işbirlikçilikte yan yanadırlar

kıran kırana iktidar çatışması veren akp ve genelkurmay, bu konuda tam bir uyum içinde işgalcilerin isteklerini yerine getirmişlerdir. peki neyin karşılığında?
elbette bu tavizin altında köklü bağımlılık ilişkileri gerçeği vardır. ancak güncel politik çıkarlar çerçevesinden bakıldığında, örneğin ermeni soykırımı'nı görüyoruz. nitekim, incirlik'in verilmesinden iki gün sonra, "bush'un konuşmasında 'soykırım' demediği" haberleri yeraldı basında. keza, abd yönetimi aleni olarak, abd senatosu'nda ermeni soykırımı tasarısının geçmemesi için, "elimizi güçlendirin" demişti. elleri nasıl güçlendirilecekti; daha fazla tavizle. oligarşinin inkarla silemediği kanlı tarihi, işte böyle emperyalistlerin elinde sürekli bir koz olarak kullanılıyor.


bayrak şovuna değil, gerçeklere bakın!
"bayrak, vatan" diyen genelkurmay tavsiye etti
linççileri "milletin hassasiyeti" diye savunan akp karar aldı; incirlik her şeyiyle amerika'ya verildi
vatanseverleri linç etmeye kalkışan şarlatan milliyetçi mhp ve sahte ulusalcılar ise, bu onursuzluk karşısında susmayı tercih ettiler"

-ekmek ve adalet dergisi-
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
yedinin yedincisi
daha türkiye'de kola teneke kutuda satılmazken bu üsse gelen gavırlar* söz konusu nesneyi yurdum topraklarına sokmasıyla beraber adanalı çocuklar bayağı bir ilgisini çekmiştir bu teneke kutular (ilginç bir şey tabi ilk kez görülüyor) gazoz kapağı çokluğu gibi bir hava atma nesnesi haline gelmiş zamanla bu bunlar.*
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
libertar
incirlik:"küçük amerika" diye tabir edilen ilçe.burada tabelalar ingilizcedir ve yapılar western filmlerindeki kasabaları andırır.
barlarında türk kızları abd'li askerleri tavlamak için didinir dururlar ve bu çabaların sonucu incirlik sokaklarında babalarını tanımayan siyahi çocuklar görürsünüz.
ülkemizde kaç tane olduğu bilinmeyen abd üslerinden birisi buradadır.bağımsız türkiye cumhuriyeti'nin hiç bir vatansever! memuru, generali, milletvekili, bakanı, başbakanı, cumhurbaşakanı (polat'ı, baronu, çatlısı) buraya (ki burası türkiye toprağıdır) abd izni olmadan giremez.
inip kalkan uçakların ne yaptığı ne taşıdığı konusunda vatansever! askeri yetkililer bir bilgi veremez.(çünkü alamazlar)
ayrıca bu üste duran nükleer bombaların kime karşı kullanılacağı konusu bu ülkenin vatansever! egemen güçlerini ilgilendirmez...

nazım'ın dediği gibi:
"en yakın insanınmış gibi seversin memleketini,
günün birinde, meselâ,
amerika'ya ciro ederler onu
seni de büyük hürriyetinle beraber,
hava üssü olmak hürriyetiyle, hürsün!"
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
1
instela

instela ile kendinizi özgürce ifade edebilir ve yazdıklarınızla anında binlerce kişiye ulaşabilirsiniz

üye olmak yalnızca saniyeler alır

zaten bir hesabınız var mı? giriş yapın