inşaat mühendisi ile mimar arasındaki fark

1 /
uçan tavuklar kümesi uçan tavuklar kümesi
çoktur. ama ikisi de kardeştir. sorunsa mimarlara; inşaat mühendisliği fakültesinde okutulan derslerden, inşaat mühendislerine; mimarlık fakültesinde okutulan derslerden daha çok okutulmasıdır. yani mimar statik, mukavemet, betonarme, çelik gibi dersler görürken inşaat mühendisi temel tasarım, görsel iletişim tasarım gibi dersleri görmez.
uçurtmayı vursunlar uçurtmayı vursunlar
bankacı hatun, mimar ve inşaat mühendisi arasında geçen bir konuşma ile direk anlaşılabilir:
b.h.:portföyumun önündeki panel çok açık olmuş.
mimar: ay onu değiştirelim hemen, haklısınız.
inş müh.: müşteriler güzelliğinizi görebilsin diye öyle yaptık.
ek giri: efendim piyasada çalışan adam bilir ki inşaat mühendisi bir adım öndendir daima. çünkü sağlam bir vizyonu vardır. çünkü kendine güveni vardır. mimar farklı olma çabalarını sürdürüyordur hala sonuna kadar. herkesin dimdik durmaya (ya da öyle görünmeye) çalıştığı inşaat piyasasında farklı olmak için pısırık durmaya çalışmak gereklidir ki mimar da bunu seçer zaten.
figure figure
işin matematik kısmını inşaat mühendisleri, sanatsal kısmını mimarlar yapar. mimarlar kısa süre ama çok yoğun çalışır, inşaat mühendisleri uzun süre daha rahat bir şekilde çalışır. inşaat mühendisleri onayı mimarlardan alır, çünkü mimarın düşündüklerini matematiksel olarak doğrulamaya çalışır. mimar, matematiksel olarak da doğrulanmış projeyi hayal ettiğine en yakın halde ister.
cingoz1137 cingoz1137
mimar: bu tasarım çok hoş oldu uzay mekiği gibi bina yaptım.
mühendis: bina dediğim ya küp olur ya da dikdörtgenler prizması bu ne arkadaşım.

mimar: 6000 metre kare alan istiyorum ama hiç kolon olmayacak.
mühendis: bende seni öldürmek istiyorum ama kimse beni yargılamayacak.
yaranay yaranay
toplumda birbirinin aynı olduğu zannedilen fakat detaya inildiğinde biri elma ise aslında diğeri armut olmasına rağmen birbirleriyle gereksiz sidik yarıştıran mesleklerdir
bakarizbiara bakarizbiara
gerçek bir olaydan örnekle açıklanabilir.

2007-08 bahar döneminde mimari tasarım 3 dersi alınmaktadır. butik otel projesinin merdivenlerinin nasıl taşıtılacağına karar verilemediği için bir mimar bir de inşaat mühendisi arkadaşa proje gösterilir.

mühendis: şimdi şurdan şöyle şöyle kolonlar yapsak, şu kirişleri de bilmemne yapıcaz, burayı da perde yapsak taşır ama çok da güzel olmaz aslında binanın dengesi için.
mimar: bu merdiveni yan çevirelim biz. hem bak mekan daha güzel oldu hem de taşıyıcı sistemi zorlamadık.
mühendis: doğru ya. adam mimar işte. benim aklıma bile gelmedi bak.
galak galak
mimar genelde amiyane tabirle "bina" ile uğraşırken inşaat mühendisi inşaa edilen her şey ile ilgili teknik bilgi sahibi olmak zorundadır. buların eğitimini alır. yani bir görüşe göre mimarlar statik de, mukavemet de, betonarme de (ne kapsamda alır orası tartışılır), çelik yapı dersi de (yine kapsam, derinlik meselesi soru işareti) aldığı için hem mimarlık hem mühendislik öğreniyor gibi görünür ama gel gelelim inşaat mühedisleri üst yapılar dışında;
-geoteknik,
-topografya,
-kıyı-liman(dalgakıran, liman tasarımı vb.),
-ulaştırma mühendisliği (hava alanından tutunuz, karayoluna, demiryolu ve türevi yapılara kadar),
-hidrolik (yani su yolu ve su yapıları. savaklar, barajlar, su boruları, kanallar vb. yapılar)
ile de uğraşır. bunları da bilir yani.
kylopsis kylopsis
biri hayal eder durur digeride hayallerini gerçege dönüştürür.ama en basiti etle tırnek gibidirler,ne ayrılırlar nede biribirlerine alışabilirler.
bakarizbiara bakarizbiara
mimarlar "sadece yapıyı tasarlamak" için kaç sene eğitim görürler. sonra da yaptıkları mühendisler tarafından çok kolay bir şey zannedilir.

mühendislerin böyle bir derdi yoktur. onların bakış açısından mimarlar da onları tanımsarsa ortaya şöyle bir şey çıkabilir: "verin ellerine bir hesap makinesi, uğraşsın dursunlar."

birbirlerini kırarlar.
1 /