insanı yoran şeyler

20 /
otuzşubattamıgeleceksin otuzşubattamıgeleceksin
birileriyle ciddi olarak tanışıp, görüşmek; evlenme kararı almak. hem mantıken hem de duygusal olarak hissedeceğim birini tek bir kişide aramak. evet oldu derken akılda oluşan soru işareti tedirginlikler ve acabalar..

"ben bu insanla empatili saygı ve sevgi dolu uzun yıllar geçirebilir miyim" sorusunun kararını almak.

hayatın en zor ve önemli kararı diye düşünüyorum ve
mümkünse bu seviyeyi geçmek istiyorum aksi takdirde her geçen dönem yorulduğumu hissediyorum.
kızıl kurt kızıl kurt
calisma saatlerinin uzunlugu.

calismak, uretmek ve katki yapmak dunyanin en guzel seylerinden biri buna lafim yok, hatta eve bile is getirecek kadar iskolik bir adamim, ama su calisma saatleri 10 degil de 6-7 gibi daha makul bir seviyeye gelse de o yorucu is temposunun ardindan ne bileyim disarida bir seyler icmeye, fitnessa falan gitmeye vaktim kalsaydi daha az yorulurdum diye dusunuyorum.
hope is gone hope is gone
yanlış anlaşılma ihtimali bile ruhsal açıdan çok yorucu.

geçenlerde tuhaf bir şey oldu. hiç düşünmeden olmaması gereken, olmasına ihtimal vermediğim bir durum gelişti. adım attım gibi bir şey oldu, tabi bahsettiğim durum daha mecazi. özümde bunu asla uygulayamıyorum. ardından ben bu eylemi, bir anda neden yaptım diye düşündüm. baktım işin içinden çıkamıyorum. öyle baktım evet. bu da böyle bir anımdır. cümlenin sonunu çok ciddi bir şekilde tamamlama fikri, şu an içimden gelmedi.
kadim şehrin konçertosu kadim şehrin konçertosu
yorgunluk benim genel halim. bana, "nasılsın?" diye soranlara, en sık verdiğim yanıtın "yorgunum," demek olduğunu keşfettiğim günden beri, daha bilinçli olarak "yorgunum" hee birde yorgana nevresim geçirmek!
20 /