insanın anlam arayışı

birkahveyapbana birkahveyapbana
çok anlamlı bir başlık.
yani viktor frankl'nin kitabına verdiği isim

izmir şirinyer'de yatan ve casuslukla yaftalanan subaylarımızın, mutlaka okumamızı istediği kitap.

dip not :
''bu kitap, nazi toplama kamplarının en acımasızı auschwitz'ten hayatta kalmayı başararak kurtulan ve daha sonra yaşadığı tutukluluk sürecini bilimsel yaklaşımlarla ve herkesin anlayacağı dille kaleme alan, avusturyalı profesör viktor frankl'ın eseridir. yaşadığı haksız zulme, insani direniş sergilemekle kalmamış, kaleme aldığı bilimsel makale ve kitaplarla nazilerin toplum vicdanında insanlık suçlusu olarak yargılanmalarına katkı sağlamıştır. tarih, bu tür suçları işleyenlerin, er geç adalete muhtaç olduklarının sayısız örnekleriyle doludur. ülkesine, milletine, devletine sadakatle hizmet etmiş olan bizlerin, alnı ak, vicdanı rahattır. viktor frankl'ın tanımladığı hayatın anlamı, bizler için vatan, millet, bayrak ve insan sevgisiyle ülkemize sadakatle hizmettir. sizden ricamız... bu kitabı, dikkatle okumanız ve yaşanan sürece bir de profesör frankl'ın penceresinden bakmanızdır. saygılarımızla,

22.01.2013, izmir''


(bkz: şantaj ve askeri casusluk soruşturması)


aktaran;
(bkz: yılmaz özdil)

casuslarımızdan kriptolu not! casuslarımızdan kriptolu not! velev ki... i̇sminiz, recep gül. veya, abdullah erdoğan.siidi bulunuyor ve deniyor ki, siidi'de isminiz var, casusmuş... hürri̇yet - türki̇ye'ni̇n açılış sayfası
kezbanın abisi kezbanın abisi
(bkz: trotzdem ja zum leben sagen)
(bkz: man s search for meaning)

***

...dostoyevski bir keresinde şöyle demişti: "beni korkutan tek bir şey var acılarıma değmemek." kamptaki (toplama kampı) davranışları, acıları ve ölümleri, son içsel özgürlüğün kaybedilemeyeceği gerçeğine tanıklık eden şahitlerle tanıştıktan sonra, bu sözler sık sık aklıma geliyordu. bu insanların çektikleri acıya değdikleri söylenebilir; acıya katlanma yolları, gerçek bir içsel başarıydı. yaşamı anlamlı ve amaçlı kılan şey de insanın elinden alınamayan işte bu ruhsal(tinsel) özgürlüktür.

aktif bir yaşam, insana, değerlerini yaratıcı çalışmayla gerçekleştirme fırsatı verme amacına hizmet eder; buna karşılık eğlenceden oluşan pasif bir yaşam ise ona güzelliği, sanatı ya da doğayı içine alan yaşantılarda doyum bulma fırsatı verir. ama ayrıca hem yaratıcı çalışmadan hem de eğlenceden hemen hemen yoksun olan ve yüksek ahlaki davranış olasılığından başka bir şeyi kabul etmeyen bir yaşamda da; yani insanın, dışsal güçlerle kısıtlı varoluşuna yönelik tutumunda da bir amaç vardır. yaratıcı yaşam da eğlence (haz) yaşamı da ona yasaktır. ama anlamlı olan sadece yaratıcılık ya da zevk değildir. eğer yaşamda gerçekten bir anlam varsa, acıda da bir anlam olmalıdır. acı da yaşamın kader ve ölüm kadar silinmez bir parçasıdır. `acı ve ölüm olmaksızın, insan yaşamı tamamlanmış olmaz`.

bir insanın kendi kaderini ve içerdiği olanca acıyı kabul ediş yolu, kendi davasını seçiş yolu, ona, en ağır koşullar altında bile, yaşamına daha derin bir anlam katma fırsatı verir. yaşam, yiğitçe, onurlu ve özgecil olabilir. ya da bu şiddetli kendini koruma kavgasında kişi, kendi insan onurunu unutup bir hayvan düzeyine inebilir. burada, insanın, zor bir durumun sunduğu ahlaki değerlere ulaşma fırsatlarından yararlanma ya da vazgeçme arasındaki seçimi yatmaktadır. bu da, o insanın acılarına değip değmediğini belirler.

***
elma sekeri elma sekeri
herhangi bir olguya , oluşa ve kavrama bir takım duygu ile düşünce yüklemektir . sonuç olarak ortaya anı dediğimiz olay çıkar . insanın yeri geldiğinde bunları hatırlayıp kendini rahatlatmasını ve bunlardan yola çıkarak karşısına çıkan şeylere yaklaşımında kolaylık , fayda sağlar .

tabi bildiğimiz gibi günümüzde bu sorun gittikçe artmakta , anlamsızlıkların haddini aşması çoğalmakta . kişiyi uçuruma sürükleyen sorulara yol açmakta . hatta bazen bu soruların ; neyin sorusu olduğu bilinmemekle birlikte sorunun ne olduğunu anlaşılmamakta .

belirli bir çözümü yoktur . yani şunu şunu yaparsan bu sorulara cevap bulabilirsin olayı mevcut değildir . çünkü her insanın sorunu farklıdır ve buda cevapların her birini farklı yapar . kişinin bunu kendi iradesini kullanarak halletmesi gerekiyor . bu konu üzerindeki düşüncelerime ve deneyimlerime dayanarak bu sorunla karşı karşıya olan birine önerebileceğim şeyler ; farkındalığını ve dikkatini artırması olur .

bilinmeyen sorular ne zaman ortaya çıkmaya başladı ?
o sıralar ben ne yapıyordum veya ne yapmıyordum ?
bu soruların ortaya çıkmasındaki sebep neydi ?
bu sorular beni nereye sürüklüyor ?
sürüklediği yer iyi mi kötü mü ?
son olarak ise ; bu sorularla mutlu muyum ?

gibi belirli bir cevabı olan soruları kendine yöneltmeside işini kolaylaştıracak ve anlam arayışına son vererek , artık anlam verebilmesini sağlacaktır .
beyaz atlı kurbağa beyaz atlı kurbağa


ancak bağlandığın ipler kopunca, başladığın noktayı arayacak derecede bir çöküş yaşıyorsun. sadece o şeylerle ilgili kısmî bir kopma değil, hiçbir şeyin anlamı kalmıyor artık. anlamsızlığın en derin haline yine anlam arayışı sürüklüyor bizi.