instela yazarlarını hüzünlendiren şeyler

3 /
bengeneldebelgesel bengeneldebelgesel
sıradan bir gün ve birden "aşk-ı kıyamet" çalmaya başlıyor radyoda.
hatta youtube arka planda açıkken, erol günaydın'ın oynadığı o klip dönmeye başlıyor, ister istemez göz oraya kayıyor.

şarkı, klip vs. tamam da, size geçmişte yaşadığınız bir duyguyu hatırlatan hüzün dolu şarkı nasıl oluyor da gün boyu sürdürebiliyor etkisini? nasıl başarıyor bunu?
neyçırsever neyçırsever
birileriyle iletisim kurmamin daimi sonucu olarak hep bir huzunun ve kocaman soru isaretlerinin gazabina ugruyorum. kafaniz cok karismasin, oyle acaip bir adam degilim her nasil kurgu zekaniz varsa artik. cevap: hicbiri.
en son mesela ne oldu derseniz, arkadasimla konustum. surekli antrenmana gider, spor yapar, ter atar. resim kursuna gider, kopek alir, kitaplara takilip bir yigini sirtlayip alir getirir, diksiyon kursuna gider, tangoya, salsaya gider, gitar alir, yuzmeye kaydolur, ot icer, kosuya baslar, parasut, dalgiclik falan... say say bitmez ama ne olur? hepsini birakir. hicbirini sonlandirmaz. heves mi? basladigi isi bitirmek mi? saglik? heyecan? hicbiri. nedendir peki?
bizim ulkemizde insanlar cocukluklarinin erken zamanlarindan itibaren istedikleri seyleri yapmaktan alikoyulur. calisirlar sonra. paralarini tuketmeleri icin de 'firsat' gibi sunulan kisitli seceneklere mahkum birakilirlar. bu secenekler arasinda da mazlum turk insani sebzeligin en alt rafinda unutulmus kumpirlik patates gibi kuflenip, yaslanip hayata veda edecek sonunda. ne yaptigini anlamadan, hatta, o kadar anlamaya calismasina ragmen! bu arkadas gibi, boyle hep bir sey yapma gereksinimi olan insan gorurseniz eger, bilin ki hayallerinin dogusuna dahi izin verilmemis, hayalsiz yasayan, yasayan da demeyip zombi mi desek... oyle biri gorurseniz sarilin. aglayin omzunda. yas tutun. omur boyu yasta olmaniz gerekir bir de. cunku etrafinizdaki parmakliklar et parcalariyla orulmus. aileniz, arkadaslariniz, herkes ayni. ayni!
simdi bir de aynada kendinize bakin. ne goruyorsunuz? en birinci de siz olmalisiniz. olacak sey degil!
bu arada, insanlar cocukluklarinin erken zamanlarindan itibaren istedikleri seyleri yapmaktan nasil alikoyulur anlatmak isterdim ama, belki baska bir sefere. cunku egitim, kultur, din, felsefe falan simdi... 'amaaan' dediniz bile degil mi? hic utanmaniz yok zaten. sizin yaptiginiz isi, yasadiginiz hayati varya, hic begenmiyorum.
bengeneldebelgesel bengeneldebelgesel
pilli bebek - kızım

bu şarkıyı iyi bilirim. ama bilmediğim bir akustik versiyonu varmış. youtube alttan çalıyor karışık karışık.
sonra bi şarkı başlıyor, uzun bir solo gitar girişi var, birşeyler çalıyor. ve aniden bu şarkının müziği başlıyor. sanki hüzünlenmem için hazırlanmış bir oyun gibi.
tabi artık bırakıyorum herşeyi,
sadece bu şarkıyı dinliyorum. sonra bir daha. bir daha. ve birkaç kere daha.
neyçırsever neyçırsever
sosyal anlamda konusmak, gercekten hakkinin verilerek yapildigi bir eylem olmayacak mi? insanlarin cogunlugu vakitlerinin buyuk bir bolumunu konusarak geciriyorlar ama neden konustuklarini sordugunuzda aslinda pek de onemli seylerden bahsetmediklerini, mecburiyetten veya is olsun diye konustuklarini belirtiyorlar. gercekte insanin icinden gecen, aklinin kenarinda takili kalip duygularini tetikleyen kelimeler her zaman bastirilmis ve yerine cevrenin beklentilerini karsilamaya yonelik, populerizme dayali, sosyal konumu koruyucu ve sahtecilikle ustu ortulmus seyler soylemis insan hep.
oysa insan, aklinin icindekini kelimelerle asilamayi ogrenebilseydi, kahve icmeye giden iki pek sosyal insan sevginin ne kadar uzerinde konusmaya deger oldugunu karsilikli onaylayabilseydi veya ne bileyim, azicik 'gercek' olsaydi acaba dunya yine boyle insanlarin birbirini yedigi bir yer olur muydu?
bu arada cok karamsar oldugumu dusunenler varmis. degilim. oyle oldugumu dusunenlerden daha yasamayi seven, renkli biriyim. sosyalim. yanimdakilere guven veririm, onlarin etrafindaki detaylari daha iyi yakalamalarina yardim ederim. kendi ozlerini sevdiririm. burada sadece bazen anlatmak isteyip de anlatamadigim seyleri yaziyorum, cunku bazen yanimdakilerin odun kafasi ne sokmak istesem reddediyor. negatif, karamsar oldugumu dusunenler farkli dusunceleri yadirgamayi birakip kabul edebilseler belki etraflarina cicek tohumlari ekmeme yardim edebilirler zahmet olmazsa.
3 /