instela yazarlarının en son ağlama sebepleri

1 /
aşklaryalandöngelbebeğim aşklaryalandöngelbebeğim
instagramda 4 senede çekilen fotoğraflarımızdan albüm yapan arkadaşıma ağladım. gözümden yaş geldi bi duygusal oldum bildiğin hönküre hönküre ağlıyorum. ki beni ağlatan aşktan başka bir şey olmamıştır. bu hatun beni aglatti işte.
pos bıyık etkin var bende şu videoyu izlerken ağladım pislik. insan gibi paylaşsana bu dram niye zalimin kızı yapılır mı bu bana gider ayak ?? diye sitem ede ede ağladım.

oooo o kadar olduysam ne mutlu bana diyor.
aynı anda hem müşteri temsilcisi hem sekreter olmayı başarabilen ender insan.
everybody loves mahmut everybody loves mahmut
dün yiyecek bir şey bulamadık, gittim marketten kutu tavuk döner aldım. döneri pişirdim, lavaşları ısıttım derken, soğanları doğramaya başladım ve gözlerim doldu. öyle fena yandı ki gözlerim, oluk oluk yaş akıyordu.
mavihuzur mavihuzur
tarihin 24 haziran olmasi.

karsidan karsiya gecerken cakmak bulmak icin elimi cebime attigimda cebimdeki ilac stripinin elini kesmesi uzerine feveran ederken ayagimi ezen araba soforuyle kavga edip gelip kuguluda oturup hem sinirden hem acidan agladim.

daha kotu ne olabilir demek istemiyorum cunku her seferinde oluyo ama bugun olmasin.
kasirga41 kasirga41
bugün hiç beklemedigim bir haber aldım.

yaklaşık 2 yıl önce kapımızı önünde ellerimizle beslesigimiz kedimizin sanciyla kivranarak yanımıza gelişi geldi gözlerimin önüne. gecenin bir yarısı bir leğenin içinde elime doğan 5 yavru. ilk ebeliğim di o benim. kedi ebeliği, anne yadigarı bir şey. o beş yavru her biri ayrı güzel. pascal, püssük, çirtik... ( diğer ikisinin adını hatırlamıyorum) bir de yanlarında hastaneden bulup getirdiğimiz lokumumuz vardı. boncuğun ilk yavrulariydi. annelik iç güdüsü işte, yavru da olsa lokumu yanlarına yanastirmazdi. hatta kilometrelerce yol gelip boncuk yüzünden bizden kaçıp giden şari...

gün be gün büyümelerini seyrettik. oynadığı oyunlara eşlik ettik. evimizin ilk yavrulariydi onlar. zamanla büyüdüler. erkek olanlar bir şekilde kaçtı zaten. çirtik bizle birlikte büyüdü. tabagimizin içinde. masamizin üstünde. koynumuzda kucagimizda. valizimden eski elbiselerimi cikartsam onun tüyleri vardır hala kıyafetlerimde.

yaklaşık 1 sene oldu onlardan ayrı duseli. bugün öğrendim bir araba çarpması sonucu öldüğünü.
en son ne zaman böyle ağladığımı hatırlamıyorum. canımdan bir parça koparmislar gibi hissettim. çaresizliğin ne demek olduğunu bir kez daha anladım. evlat acısı nasıl bir duygu bilmiyorum. kimsede yasamasin bu duyguyu istemem. ama kendi evladim ölse yine ancak bu kadar üzülebilirdim.

ben eğer bir kediye veya köpeğe carparsam bir daha o vicdan azabıyla araba kullanmam diye çok büyük bir yemin etmiş biri olarak soruyorum. hiç mi vicdaniniz yok? geceleri rahat uyuyabiliyor musunuz?

cehennem sizin için yaratılmamışsa eğer bundan sonra da yaratılmasın.
asabi jo asabi jo
geçen hafta ile bu haftanın inanılmaz yoğun geçmesi bu arada antakya da sevdiğim 2 farklı kahveciden birinin evine dönerken öldürüldüğünü duymam, bu gereksiz stresten dolayı her yemek sonrası midemin bulanması, yakın(!) arkadaşlarımdan birinin yüzsüzlüğü ile karşı karşıya kalmam, her gün sabah 3-4 kadar ders çalışmam ve sanki deli dürtmüş gibi sabah 7de alarm vs olmadan kalkmam sonucu harap bitap düşmüş vücudum. en son cuma günü sınavdan çıktığımda ağladım artık aq bu ne ruhsal çöküş yaşıyorum imanım gevredi diye. mübarek hepsi arka arkaya, bide bitmiyor ak çocuğu gibi sınavlar ve olaylar bütünü. bugün bi dersim açıklandı a+ ile geçmişim kakdkckfjf ama hala 2 sınavım olduğunu ve daha çalışmam gereken min 3 gece olduğu gerçeğini değiştirmiyor. ölen de geri gelmeyecek, kimse ile ara düzeltmeye de kalkışmayacağım neyse iste ağladım ama öyle duygusallıktan değil, öyle gerektiği için ağladım. hatta o gün tam sınav çıkışı adliye sarayının oradaki alt geçit de zabıta tarafından yakalanmış soğukta bir seyler satan ablaya uzuldugum icin bile aglamis olabilirim emin degilim.
mrsoblomov mrsoblomov
sabah dershaneye giderken, şarkı dinliyordum.. söyle dedi

kapatın şehrin ışıklarını...
sonra ne kadar özlediğimi anlayıp ağladım. iki dk sonra geçmek zorundaydı çünkü ders başlamıştı
sun moon truth sun moon truth



şu şarkıyı tekrar tekrar dinliyordum;
klibine hiç bakmamıştım bi ara son sahnesinde adam kadının mezarının yanında oturuyordu.
sonra, ona en yakın halim mezarda yatarken olacaksa ölmeye bile razıyım diye geçti aklımdan..
bunu en yakın arkadaşımla paylaştım öyle böyle derken konu konuyu açtı kızlar bilir ağlayarak uykuya dalınır.
1 /