instela yazarlarının itirafları

her ismi almislar her ismi almislar
soğuk ve yağışlı bir yılbaşı gecesi tombalanın dibine vurmuşken, kolanın su gibi aktığı saatlerde telefonum çaldı yetişemedim hemen geri döndüm tabi. yaklaşık 30 saniyelik kısa bir diyaloğun ardından yanlış numara olduğu anlaşıldı ve görüşme sonlandı.

5 dakika "sesin çok güzel" mesajının ardından beni hangi şerefsiz işletiyor diye düşünmeye başladım. bir yandan da gizemli kızla mesajlaşmaya ve haftada 1-2 kez telefonla görüşmeye devam ederken bir yandan da dershaneden ve yakın çevreden kimin işlettiğini düşünmeye devam ediyordum.

adı burcu, gözlüklü ve karateci. ek olarak efor dershanesine gidiyor. kızın hakkında bildiklerim bunlar.

bir süre sonra burcu ile görüşmeye karar verdik. dershanenin öğle arasında ortak noktada buluşmak üzere sözleştik. görüşmeden bir gün önce tek başımıza sıkılırız yanımızda arkadaşımız da olsun önerim kabul edildi.

görüşme günü yanıma arkadaşımı alıp buluşacağımız yerin tam karşısındaki pastanede 15 dakika önceden pusuya yattık. kendi içimizde sözleştiğimiz üzere kızlar güzel değilse gidecektik. derken yolun aşağısından ellerinde efor klasörleriyle 2 kız geliyordu. gözlüklü ve karateci burcu'yu gördükten sonra ters yöne doğru gitmeye başladık. ararsa diye telefonun da sesini kıstım sonra dershaneye geri döndük. telefonda 10+ cevapsız arama ve sonrasında dinimizce oldukça günah olan bela okumalı mesajları temizleyip burcu defterini kapattım.

olaydan 3-4 ay sonra başka bir arkadaşım lise diplomasını almak üzere mezun olduğu liseye gidecekti bana gelir misin diye sordu. koşulsuz kabul ettim ve lisenin önüne geldik. okula girdi ben de beklemeye başladım. kısa süre sonra yanıma yaklaşırken -tülay naber? dedi. +iyidir senden naber? liseden arkadaşıyla konuşmaya başladılar.

-napıyorsun
+dershaneye gidiyorum
-hangisine?
+efor'a

çocuk konuyu bildiği için biz ikimiz gülüştük, tülay neden güldüğümüzü sordu. ben anlatmaya başladım. +çok çirklerdi ama öyle böyle değil. -o kızlardan biri bendim. dedikten sonra -burcu çok ısrar etmişti, kıramadım. diye ekledi. evet ben de aslında görüşmeyecektim, böyle şeyleri sevmiyorum ama kırmak istemedim diye toparlamaya çalıştım, olmadı.

özür diledim, ayrıldık.

bu da böyle bir anımdır.
charles hank charles hank
sanırım son zamanlar da tanrı bile benden ümidini kesti
dip bir betlik
kulaklarım da alpay
ne sike yarıyorum
insanlar gerçeklerin acıttıgını bildiği için ondan kaçarlar
benim gibilerse gerçeklere kucak açar
hayallerde yaşayıp mutlu olmak bize göre değil
bizim kaçışlarımız içimizedir.