instela yazarlarının ruh halleri

164 /
zeitgeist zeitgeist
hayatımın herhangi bir anında dün gece kadar sınandığımı sanmıyorum, belki de tüm hayatımın en keskin virajıydı, hiçbir yere sığamıyorum kendimden taşmaktan ölesiye yorgunum. sorular, rüyalar, anlayamamak o kadar gürültülü ki, duymuyorum, ne soluğu ne sokağı ne de herhangi bir başka sesi. nerde olduğumu bulamıyorum, neden oradayım hiçbir fikrim yok, karmakarışık her şey. bildiğim tüm yolları denedim çözebilmek için, hiç bu kadar cevapsız kalmamıştım. tek bir ses yeterdi oysa, tek bir cevap, zahirde olanı aklım almıyor. sadece uyumak istiyorum, gürültüyle uyanmadan. söz dinlemek için çok geç kaldım, hiçbir yere ait değilim, kopardım tüm bağlarımı.

uykuyla uyanıklık arasında verdiğim bir sözün eşiğinde çıktım bu sabah evden, bulmak için çıktım, gecenin sahibine sığındım. ruhumu binlerce parçaya bölecek biliyorum, her bir parçam yeniden nefes alana dek kurt postunu çekiyorum üstüme.

gündüz ferahlığı berraklaşan havada
görülmeden duyulmadan
toprağa damladığı an
çünkü bütün teselliler gibi bu teselli çiyi de
hafif ayakkabı giyer.
kuşkoysunlaryoluna kuşkoysunlaryoluna
i̇zmir'e taşındım.yeni iş ,yeni ev..
her şeyin sihirli bir şekilde değişmeyeceğinin farkındayım.
genel olarak insan içindeki can sıkıntısını her yere taşıyor. şehirler ,ülkeler de değişse hep aynı …
zamanımızın o kadar büyük kısmı işte geçiyor ki kendimiz için yaptığımız ne var acaba diye diye düşünüyorum. sonra düşünmekten vazgeçiyorum.23 yaşımıza geri dönebiliyor muyuz ?
purge me purge me
bir boşvermişcilik mevcut efem bu ara. ama öyle böyle değil. hafif olsa yazmazdım. nasıl olsa ölüp gideceğiz, olanların başka türlü olması adına bir çaba harcamayayım bari hissi çöktü. havalardan da olabilir onu bilemiyorum.
164 /