instela yazarlarının ruh halleri

165 /
ila ila
yaşarken yaşamak güzel geliyor. belki öldükten sonra da "iyi ki ölmüşüm" diyeceğiz. sanırım her zamanki gibi iyimserim.
beyinsizinki beyinsizinki
bilinçsel çaresizlik.
bugüne adapte olamamak. geçmişe duyulan özlem. geleceğe yönelik bir beklentinin kalmaması.

her şey öylesine iç içe geçmiş halde ki artık hiçbir şeyden keyif veya haz almıyorum. tek isteğim 8 saatlik saçma sapan bir işte hiçbir sorumluluğum olmadan çalışmak ve sonrasında kendimle baş başa kalmak. sadece kendim ile. kendime herhangi bir kız arkadaş aramayı yıllar öncesinde bıraktım. artık öylesine karanlık geliyor ki o alan öylesine itiyor ki beni sanki dokunulması dünyayı altüst edecekmişçesine beynime işlenmiş vaziyette. bu anlamda herhangi biriyle konuşmak dahi gelmiyor içimden. sonra aile. kendimi bildiğimden bu yana yanımda olan kişiler birer birer uzaklara gittiler. her ne kadar halen daha kopamamış olsak da mesafe denen şeyin acımasız yönünü iliklerime kadar hissettiğim bir gerçek. insanın değer verdiği birisiyle birebir karşı karşıya konuşma lüksünün önemini işte bu sayede anladım. mesafeyle. ve artık onu da sorgulamaz hale geldim. insanoğlu nankör olduğundan mıdır bilmem her şey eksiliyor ve bunlar insana kendisini kötü hissettiriyor ama her ne hissedersek hissedelim bir süre sonra her hissedilen o duygu artık alışılmış hale geliyor. işin en acımasız yanının da bu olduğunu düşünüyorum. geçmişte yaşanılan anılar, bir fotoğraf karesi, bir 6300 nokia telefondan çekilmiş video kaydı, kirada büyüdüğün evin sokağı, mahalle bakkalıyla çiğdem ayıkladığın o elek, pokemon müziğinin yer aldığı kasede küçükken kaydedilen ses, anne ve babanın gençlik fotoğrafları işte bunlar benim için hayatımın özeti ve asıl çaresizliği yaratan ise bu sayılan şeyler de ki anların bir daha gelmeyecek oluşu.

daha da kötüsü bugüne baktığımda tüm insanların acizliğini görüyorum zaman zaman da kendimin. bundan daha kötüsü varsa da gelecekte bu acizliğin katlanarak devam edeceğinden emin olmam. bu sebeple de hiçbir şeye, hiç kimseye en ufak inancım kalmadı. annemin gençlik fotoğrafları hariç. işte tek inancım da, yaşama sebebimde bu sanırım.
165 /