instela yazarlarının söylemek istedikleri

6 /
querido querido
bugün bankada sıra beklerken karşımda küçük bir çocuk vardı belki 6 yaşında belki 5, babası ile banka sırasındaydı ama belli canın sıkılmış küçük bir ilizyon gösterisi öğrenmiş, yanında oturan adama göstermeye çalışıyordu, yapıyordu sürekli ama adam bakmıyordu, sonra adam kalkıp gitti. çocuk arkasından baktı.
çocuğun yanına gittim oturmaya yer vardı ama yanına çömeldim. karşıda seni izliyordum çok etkilendim bana da yapar mısın dedim. çocuğun gözlerindeki o mutluluğu anlatamam size. büyük bir heyecanla elindeki oyuncağı evirip çevirmeye başladı. ben ise hiç öyle yaşımın gerektiği, boyumun uzunluğu, öğrendiklerim vs hiç bunları düşünmeden, çocukla çocuk olmuş, mutluluğuna heyecanına hevesine ortak olmuş büyük bir şaşkınlıkla onu izledim. mutlu oldu. sonra gülümsedik.

20 yıl önce galiba, ocak ayı, pazar sabahı, ayaklarımız sobaya yakın, trt1 de illüzyon gösterilerinin yapıldığı bir program var onu izliyoruz. programın son gösterisi, ekranda 9 sihirbaz var kutucukları içinde her biri, arkadaki ses, şimdi parmağınızı kutucuğun birine koyun dedi, koydum, 3 ileri, 2 geri, 5 yukarı, vs diyor ben de öyle yapıyorum. sonra bir anda parmağımın altında olan sihirbaz, çek o parmağını burnumdan dedi. tabi bunun matematiksel bir açıklaması var da, çocuksun. korktum, heyecanlandım, sırıtıyorum boş boş ama nasıl mutluyum. anlatıyorum bunu büyük bir sırıtma eşliğinde, asık surat ile yüzüme bakıyorlar, yok onun aslı aslında şöyle böyle diyorlar, mutluluğumun içine ediyorlar.
çocuk dediğin anı yaşar, hesap yapmaz ki. ne bozuyorsunuz mutluluğunu.
neyse, velhasıl kelam lütfen çocukla çocuk olun.
furious furious
öylece yatağımda yatıp tanımış olduğum insanların %95'inin benden nefret etme sebebini düşünme gafletinde bulundum. insanlar kötü şeyleri beğenmiyor diye düşündüm nitekim bu dünyada çok güzel şarkılara bile dislike atan aptalların olduğunu hatırladım. belki kötüydüm onlara göre ama ya onlar beni anlayamadı ya da ben kendimi anlatamadım. hoş ya, hiç kendimi anlatmaya çalışmadım birilerine, yine de insanları kırmaktan hep uzak kaldım zorunda olmadıkça. yine de kalbini kırdığım birileri varsa, öyle olması gerektiği için olmuştur. yine olsa yine kırarım, daha çok kırarım.
ben insanların beni sevmesi, takdir etmesi için çabalamayı bıraktığımda yarı yaşımdaydım.

yine de öyle karanlık, sessiz bir gecenin uyku sıralarında cüzi miktar mutsuzluk zerk ediyor ruhumdan içeri. en sevdiğim ve taraflarından en sevildiğim insanların bile kusmuk tonundaki nefretlerini hissediyorum. kendi yazımı saçma şeylerle sabote etme fikrine kayıyor şimdi aklım, daha uzamadan ben uzasam iyi olacak.
6 /