intermittent fasting diyeti

i am spartacus i am spartacus
hakkında çok güzel şeyler okuduğum diyet türü. aslında yapımıda zor değil. çevirisi aralıklı oruç. günde 16 saat aç kalıp kalan 8 saatte bişeyler yiyebiliyor kişi ve yanlış anlamadıysam yasaklı bişey yok. ayrıca su şekersiz çay sütsüz şekersiz kahve vs kısacası 0 kalorili herşey sınırsız tüketilebiliyor.
saat aralıklığıda sana kalmış akşam 9 öğlen 1 arası iyi gibi. yapmayı düşünüyorum yağlardan kurtulmak için bi uzman veya yapan birinin fikirlerini almak isterim.
ravenhow ravenhow
intermittent fasting, yemek saati ve yemekler ile ilgilenmez. bu diyet - düzen de diyebiliriz - kişinin kendi belirlediği bir saat aralığında yemek yemesini, o saat aralığı dışında kalan zamanlarda besin değeri olan hiçbir yiyecek tüketmemesini söyler.

intermittent fasting hakkında araştırma yaparken bir şey fark ettim. "aaa ben yapıyormuşum bunu" minvalinde çok fazla yorum var. gerçekten ilginç fakat bir noktanın kaçırıldığı da bariz. oruç süresince tüketilen herhangi ufacık, minicik bir şey bile - dünyanın en küçük leblebisi gibi - aynı verimi alabilmek için bütün oruç süresini baştan tekrarlamamıza sebebiyet verir. "sabah bir sütlü kahve içiyorum, başka da bir şey yemiyorum. ben intermittent fasting yapıyormuşum meğer!" gibi ifadeler çok anlamsız bu yüzden.

intermittent fasting uygularken uyguladığınız beslenme biçimi if'e dahil değildir. yani if ile bir düzen belirlenir, ardından bir diyet şekli belirlenerek biçimlendirme yapılır. örneğin intermittent fasting yaparken yani belirli saatler arasında beslenirken, aynı zamanda o saatlerde düşük karbonhidratlı beslenmek gibi.
ürkek ürkek
stratejik olarak aç kalma ve beslenme aralıklarıyla yapılan bir diyetmiş. açıkçası ilk defa duyuyorum ve başlığı görmemle araştırdım biraz. ilk öne karşıma çıkanları paylaşayım sonra gömeceğim az.

''peki intermittent fasting nasıl uygulanır?
gün içerisinde ne zaman yiyeceğinizi, ne zaman aç kalacağınızı günlük planınıza göre belirleyin. önce 10 saat yeme aralığı bırakarak, 14 saat kesintisiz aç kalarak başlayın (uyku süresi dahil). ardından yavaş yavaş yeme aralığınızı azaltın (8 saat, 6 saat, 4 saat). 20 saat açlığı takip eden 4 saat yeme aralığı yağ yakımı için ideal görünüyor.yeme aralığınız arzunuza göre ister sabah, ister öğlen, ister akşam saatlerinde olabilir. benim tavsiyem akşam işten, okuldan döndükten sonra yemeye başlayın. akşam yeme fizyolojimiz için de daha ideal görünüyor. aç kaldığınız dönemde kalori içermeyen her şey serbest. şekersiz kahve, çay, maden suyu vb. içebilirsiniz. özellikle başlarda zaman zaman açlık sizi kısa süreli rahatsız edebilir. bu durumlarda çiğ havuç, salatalık vb. tüketmek size yardımcı olacaktır. yeme aralığı içerisinde doyana kadar istediğiniz besinden, istediğiniz kadar öğün yiyebilirsiniz. fakat önce sebze ve salata ile başlamanız, ardından proteinli ve yağlı besinleri tüketmeniz, ardından karbonhidrat ya da tatlıya geçmeniz faydalı olacaktır.''

benim bildiğim kadarıyla uzun süre aç kalmak midenin kendini koruma altına almasını sağlıyor. bu demek oluyor ki, yemek yediğiniz an mide ''ben nasıl olsa uzun süre aç kalacağım'' sinyaliyle yediklerinizi depolamaya çalışıyor. kilo alma nedenlerinin başında düzensiz beslenme gelir. gün içinde tek öğün yiyen bir insanın sağlıklı olduğunu görmedim annecim ben. illa bir yerlerinden patlak verir. yemek yemeyip sürekli açlığını bastırmak için kahveye yüklenmekle sonuçlanır bu diyet. forma gireceğim derken böbreklerini kaybeden adamın dramı...

benim kafama yatmadı bu diyet şekli. öncelikle diyet zaten kişiye özel olarak hazırlanan bir kavram. kısacası kişinin yaşantısına göre hazırlanması gerekir. çalışan bir insansa, çalışma saatleri baz alınarak öğün saatleri oluşturulur. siz kilo vermek konusunda kararlıysanız, kendi düzeninize uygun bir diyet programı hazırlamanız mümkün. uzun süre aç kalıp bünyenize işkence etmeniz yerine daha sağlıklı kilo verme yöntemleri var.


normal porsiyon beslenseniz bile bol bol yürüyüş yaparak ve su tüketerek kilo verirsiniz. denendi, test edildi, onaylandı annecim.
lizard lizard
bunu ben de duymustum. gunun sadece belli saatlerinde yemek yiyerek insulin seviyesinin gereksiz yukselmesini engelliyorsun ve boylece saglikli bir sekilde kilo veriliyorsun. etrafimda yapanlardan bildigim kadari ile guzel bir sekilde hazirlanan diyet programi ile siradan diyetlere gore bir nebze daha kolay ve etkilidir.
server safa server safa
diğer adıyla mağara adamı diyetidir. eğer yanlış bilmiyorsam, bu diyette öğle yemeği yoktur ve kişi kahvaltısını yapar, öğle vakti yemek yemez veya kuruyemiş tarzı şeyler yer, akşam yemeğinden sonra da yine bir şeyler yemeyi keser.
zerath zerath
3 saat versiyonunu (16:00-19:00) uyguladığım beslenme düzenleyici metod. kısa süredir yapıyor olmama rağmen faydasını gördüğümü söyleyebilirim.
benbirtekahmetisevdim benbirtekahmetisevdim
tek öğün ile hayatımda yer edindirdiğim muhteşem beslenme programı. ilk başladığımda yemek yediğim süre biraz uzundu 4 saat gibi ama o zaman tek öğün değildi. şuan kurumsal hayattan dolayı çalıştığım gün yemek yediğim pencere süresi 2 saat gibi haftasonuna ise 1 saat olarak sürdürüyorum. açlık hissetmiyorum ve o sürelerde istediğim her şeyi yiyorum sağlıklı olduğu sürece. takriben 4 ay oldu ve kendisiyle seviyeli bir ilişkimiz var.
klonlanırken dna sına çay dökülmüş maymun klonlanırken dna sına çay dökülmüş maymun
hastaliginiz yoksa, seker veya tansiyon gibi ve kilonuz varsa, deneyebileceginiz irade gerektiren ancak vucudu yormayan diyet cesidi. size bu diyeti anlatmadan once biraz kendimden bahsedeyim:

dostlar kucuklugumden beri kilo sorunuyla mucadele eden, diyetisyenlerden ozel beslenme programlarindan tutun da diger populer diyetlere kadar cogu seyi denemis insanim.
diyetisyenlerin hepsini ayni kefeye koyamam ama bana bir diyet listesi verip 1 ayin sonunda 200 gram almama sebep olan diyetisyenlerle bile calistim .

cocuklugumda ergenligin ortalarina kadar boy ve kilo orantim sonucu asiri kilolu biri idim. universiteye hazirlanirken babamin aksam yemegi sofrasinda bana bakip "artik senden bi bok olmaz. zayiflayamazsin da, sende o irade yok" demesiyle aldigim karar sonucu kendi kendime diyete giristim. 3 ogun saglikli besleniyordum. zaten okul, dersane gece dersleri falan derken yerimde durmuyordum. 1 sene icinde 12 kilo verdim. bu yil baslangici 2019 idi. 2009- 2016 yillari arasi kilom degiskenlik gosterdi ancak hic artmadi. gorenler genelde "cok saglikli ve fit gozuktugumu" soylerlerdi.
2016 yilinin basinda psikolojik bir bunalim, depresyona girdim ve antidepresan olan prozac i kullanmaya basladim. beni mahveden sey de bu oldu. 11 kilo daha verdim. kiyafetler ustumden dusuyordu. gorenler "birsey yemiyor musun sen?" diyorlardi. beni zamaninda ezmis olan babam bile "cok zayifsin biraz kilo al, sarildigimizda kemiklerin batiyor" demisti. bu ilac cogu kiside ilk aylarda zayiflama yapiyormus ancak bendeki etkisi asiri zayiflama oldu. tabi sonrasinda inanilmaz bir istah artisi ve verdigin kiloyu ikiye hatta uce katlayarak aliyorsun ben de bunu tecrube ettim.

baska bir ulkede is bulup tr den ayrilip oraya yerlesme, yeni ortama alisma, yeni isin ve ortamin verdigi stres falan derken ilk zamanlar istahim hayvani gibi olsa da yiyemiyordum. ilaci kullanmayi da birakmistim. herseye alisinca, insan kendini dinlemeye basliyor. muazzam bir istahim oldugunu o zaman farkettim ve kilo almaya basladigim donem 2016 son uc ayina denk geliyor.

uzatmak istemiyorum, 3 yilda 30 kilo aldim ozetle. buna sade e ilac sebep oldu ben agzima lokma koymadim demiyorum. ilac istahimi acarak start verdi ancak hayvan gibi yiyen ve icen benim. isim hizmet sektoru, otelcilik. insanlarin gozu onundesin ve fit olman gerekiyor. yazili bir kural yok ama herkesin dikkatini cekmeye basliyorsun. "biraz kilo mu aldin sanki, zayiflasan iyi olur" imali imali laf sokmalar...

gectigimiz hafta, canima tak etti ve bu diyete basladim. peki neden bu diyet? soyle soyleyeyim ben kucuklugumden beri cok ogun yemem. benim sorunum ani ve asiri kalorili yiyeceklere abanip gunun geri kalani baska bir sey yememek. ve bira malesef. yoksa ekmek hic tuketmem. tereyagi recel yok efendim kurabiye, biskuvi, cips hic aramam. cerez, nutella falan. aklima gelip almam bile. evde nutella var hala ilk gunku gibi duruyor mubarek.

e peki ne seviyosun da kilo aldin diyebilirsin. tamamen takeaway ler. hamburger, pizza, yok durum, kokorec, adana vs vs. her gun disardan soyledim. ustune ikiser ucer bira da gomdun mu onlar sana yaziliyor senin haberin yok tabi.
ama o zaman bile bir ogun yedim. uc dort ogun yiyenlere hep hayretle bakmisimdir. benim problemim icinde ne oldugu belli olmayan hazir gidalara ve alkole dur diyememekti bunu da bu diyetle hallettim.

ben gece calisiyorum. eve gelisim sabah 9 oluyor ortalama. yapiyorum filtre kahvemi, internetten dizi veya film acip biraz ayaklarimi uzatiyorum. iki saat sonra saat 11.30 12 ye dogru kendime yemek hazirliyorum. kuralim su, bir duz yemek tabagi dusunun, bu tabagi pasta grafigi vardir ya onun gibi hayal ediyorum. en az %50 yesillik olacak. yani tabagin yarisini yesile boya. brokoli haslanmis sebzeler biraz da salata vs vs. %30 u et veya protein iceren bir sebze olacak. kimi zaman biraz balik, kimi zaman kofte veya tavuk yapiyorum kendime. yanmaz tavada yagsiz pisiriyorum. tabagin %30 luk kismini da kirmiziya boya. geri kaliyor %20 lik kisim. bu da karbonhodrat. kimi zaman sebzelerle karistirdigim biraz kepekli makarna, kimi zaman biraz bulgur veya esmer pirinc. veya karbonhidrat iceren baklagiller vs.

sebzeler daha lezzetli olsun diye bol bol limon ve pul biber gibi baharatlar yardimci oluyor. boyle bir tabakta sizi gercekten hem besliyor hem de doyuruyor. zaten yemegimi 12.30 gibi yemis oluyorum. 1 saat sonra falan bir yesil cay. 15 gibi de uyumus oluyorum.

peki ya gece? benim calisma duzenim kilo aldirmaya musait bir duzen. herkes uyurken calistigim icin gece yeme durumum olabilir. ben ise gekdigimde, sekersiz ve sutsuz bir filtre kahve veya canim daha artistik bir sey cektiyse sekersiz bir cappucino falan iciyorum. iceceklerime seker atmama aliskanligimi 2009 yilindaki seruvenimde kazanmistim zaten. o yuzden kolay oluyor. bir iki kahve ve su icince canim birsey yemek cidden istemiyor, sabah 11 e kadar bu sekilde devam ediyorum. zaten is yogunlugudan da aklima gelmiyor pek.

gelismelero edit seklinde buraya yazacagim. haftaya pazartesi tarti gunum, ancak tartilmadan farkettigim sey daha dinc olmam, yataktan daha hizli kalkmam ve uykuya o kadar bagimli olmamam ve sıkan uniformamda ve son ayda fermurari tamamen cekemedigim halde sikmasina ragmen bir haftada fermuari artik tam cekiyorum ve eskisi kadar sikmiyor. tabi bu sadece bir hafta. dusunsenize bir iki ve uc ayi.

dedigim gibi, benim yeme duzenim hep bir veya iki ogundu. ben hic aramam bes alti ogun. hatta fenalik gelir. tembelim zaten o kadar ogun nerede yani. haftada bir gun cheat day o da off gunum. off gunumun bir gun oncesi, sunu yicem bunu yicem diye hayal kurdum. off gunumde oglen yedigim bir tabak domates soslu makarna ve 6 saat sonrasinda bir porsiyon sufle oldu. o sufleyi de keske yemeseydim mide agrisindan uyuyamadim. cunku o kadar sekerli ki, her kasikta bir tepeleme toz sekeri agzima atiyormusum gibi hissettim ve acikcasi zevk de almadim. damak tadiniz bir hafta icinde inanilmaz degisiyor.

demem o ki, medikal bir rahatsizliginiz yoksa ve kilo problemiyle savasiyorsaniz size tavsiyem denemeniz. daha dinc, mutlu ve fit hissedeceksiniz.
3
anosias anosias
hakkında ciddi fikir ayrılıkları var. tıpkı keto diyeti gibi. bu konuda en detaylı bilimsel açıklamayı kaynak göstererek yapan dr can çiftçi eğer başlamak istiyorsanız emin değilseniz kendisinin websitesini ve instagram hesabını incelemenizi öneririm. şahsen yıllardır kahvaltı etmeyince acıkmıyorum diyen biri olarak ben bu yaşam biçimini faydalı buluyorum. ama o kadar çok karşıt fikir de var ki. en son fikrim her insanım farklı olduğu ve denemeden kendisini iyi hissettirenin ne olduğunu bulamayacağı. şahsen bana if iyi geliyor
valeriaaltamianodelcastio valeriaaltamianodelcastio
şu an 6-18ini yaptığım, diyetten ziyade yeme düzeni. 6 saat yemek yiyip 18 saat aç kalıyorum. hiç de zorlamıyor ama biraz asabiyet yapıyor bende. bütün gün bi şey yemeyip 4-5 bardak kahve içip akşam 6-7 gibi mide kazınmasıyla bir donmuş pizza yanına patates kızartması, sonra dizi izlerken atıştırmalıklar falan derken 70 kiloyu görmüşüm. bi de o kadar sinir bozucu bir vücut tipim var ki, bacaklar kalçalar öyle durmuş, kollar sırt, göğüs şişmiş, boynum kaybolmuş bi şeyler olmuş puh. hemmen dedim tamam ife başlıyorum, yediklerime de dikkat ediyorum. 3 gündür pek sıkıntı yaşamıyorum. öğlen 1'de orucu açıyorum, akşam 7de oruca başlıyorum. sabah black coffee içip gününe göre yoga, pilates, tempolu yürüyüş, zumba ya da belirli bölgelere yönelik hareketlerden ikisini kombin yapıyorum en az 30 dakika. kahvaltıyı yumurta (bennn 30 yaşımdan sonra yumurta yemeye başladım öğüre öğüre), bol yeşillik, hıyar, domates ve yerine göre peynir ya da ayranla yapıyorum. ikinci öğün de akşam oruç başlamadan hemen önce zaten. ekmek yemek istiyorsam sabah yiyorum, akşama bırakmıyorum. akşam bi proteinle bol salata ve bol sebze yiyorum. bitti gitti. bunların hepsini kalori hesaplayıcısına giriyorum, günde 1200'den fazla almıyorum. zaten su kurbağası olduğumdan günde 2 litreyi buluyorum. insanlar yemek yeme arasında yiyeceklerinde pek değişiklik yapmayıp sonuç bekliyorlar, bu olacak şey değil pek. yunan adaları beni bekliyorlar sori, yaza kadar bebeksi olmalıyım.