internetten tanışılan kişiyle görüşmek

figoretto figoretto
o siberalem vb sitelerden bulunan kişilerle ya da facebook vb sosyal medyada yaşanan tanışma ve yakınlaşma evrelerinin sonu genellikle hüsran olur. ardından yeni arayışlara başlarsınız neyle ve kiminle karşılaşacağınızı bile bile. ama yine de suratınızda aptal bir sırıtışla ve ahmakça bir özgüvenle hayatınızın insanını bulacağınızı sanırsınız. ama birçoğumuz şu basit gerçeği nedense görmezden geliriz: internet hayatın kendisi değildir; hayat da internet değildir. yansıması bile değil. bütün o şaşalı hayatlar fake ve fazlasıyla photoshoplu, filtreli. lakin buna rağmen umutsuzca aramaya devam eden çaresiz ruhlar, derin hayal kırıklığı ve çöküntüyle yeni arayışlara girişir her seferinde. bunda bir miktar mazoşizm bir miktar hüzün hastalığı var sanırım. çünkü her defasında bitebilme potansiyeli olan, yüzeysel ve sadece dış görünüş üzerinden yapılan seçimlerle başlanmış bir ilişki ne kadar sağlıklı olabilir ki! sonu hep hüsran hep hayal kırıklığı. kadını, erkeği kendinden başka her şeye benzeyen profilleri ve fotoları ile sayfalarında arz-ı endam ederken, bilmezler ki karşılarındaki de aynı şekilde arz-ı endam ediyor. kendini sunarken aslında, karşıdakinin de -alıcının da- fake bir alıcı olduğunun farkında değil. tam burada, işte bu noktada sosyal medya hayatlarının genellikle yalan üzerine kurulu olduğunu henüz bilmeyen acemi arkadaşımız, kendine ilk göz kırpanı matah bir şey sanıp safçasına oltaya takılır ve zokayı yutar. sonra da gelsin dengesizlikler, yalanlar, kaprisler, manasız sıkıntılar, yorgunluk ve stres. sahteliklerle başlayan sözde bir ilişkiden nasıl hakiki bir birliktelik çıkacağını umabiliriz ki! bu umutlanma durumu işin doğrusu sadece ergenlere özgü bir yanılsama değil; internetle ilerki yaşlarında tanışmış bir çok yetişkin de aynı hataya düşüyor. düşmesinler artık. yazık insanlara. umutlarına, emeklerine, sevgilerine, özsaygılarına yazık.
bu başlıktaki 59 giriyi daha gör