internetten tanışılan kişiyle görüşmek

1 /
zihnindeki zihnindeki
benim ciddi ilişkilerimden biri böyle başlamıştı.

zaten internetten yazışmalar telefonda konuşmalar falan derken kaptırmıştım kendimi ben, görüşünce de aşık oldum ve sevgili olduk. nasıl da mutluyuz yarabbi, ergenlikten ölüyorum.

neyse biz 5 ay kadar çıktık, bu süre içinde yine romantiğiz falan. sonra beni internetten tanışıp görüştüğü biri için bıraktı. hiho.

elbette istisnalar kaideyi bozmaz ama; haydan gelen huya gidiyor be azizim, ilişkilerde bile.
figoretto figoretto
o siberalem vb sitelerden bulunan kişilerle ya da facebook vb sosyal medyada yaşanan tanışma ve yakınlaşma evrelerinin sonu genellikle hüsran olur. ardından yeni arayışlara başlarsınız neyle ve kiminle karşılaşacağınızı bile bile. ama yine de suratınızda aptal bir sırıtışla ve ahmakça bir özgüvenle hayatınızın insanını bulacağınızı sanırsınız. ama birçoğumuz şu basit gerçeği nedense görmezden geliriz: internet hayatın kendisi değildir; hayat da internet değildir. yansıması bile değil. bütün o şaşalı hayatlar fake ve fazlasıyla photoshoplu, filtreli. lakin buna rağmen umutsuzca aramaya devam eden çaresiz ruhlar, derin hayal kırıklığı ve çöküntüyle yeni arayışlara girişir her seferinde. bunda bir miktar mazoşizm bir miktar hüzün hastalığı var sanırım. çünkü her defasında bitebilme potansiyeli olan, yüzeysel ve sadece dış görünüş üzerinden yapılan seçimlerle başlanmış bir ilişki ne kadar sağlıklı olabilir ki! sonu hep hüsran hep hayal kırıklığı. kadını, erkeği kendinden başka her şeye benzeyen profilleri ve fotoları ile sayfalarında arz-ı endam ederken, bilmezler ki karşılarındaki de aynı şekilde arz-ı endam ediyor. kendini sunarken aslında, karşıdakinin de -alıcının da- fake bir alıcı olduğunun farkında değil. tam burada, işte bu noktada sosyal medya hayatlarının genellikle yalan üzerine kurulu olduğunu henüz bilmeyen acemi arkadaşımız, kendine ilk göz kırpanı matah bir şey sanıp safçasına oltaya takılır ve zokayı yutar. sonra da gelsin dengesizlikler, yalanlar, kaprisler, manasız sıkıntılar, yorgunluk ve stres. sahteliklerle başlayan sözde bir ilişkiden nasıl hakiki bir birliktelik çıkacağını umabiliriz ki! bu umutlanma durumu işin doğrusu sadece ergenlere özgü bir yanılsama değil; internetle ilerki yaşlarında tanışmış bir çok yetişkin de aynı hataya düşüyor. düşmesinler artık. yazık insanlara. umutlarına, emeklerine, sevgilerine, özsaygılarına yazık.
hermaphroditos hermaphroditos
facebook'tan tanıştığım birisiyle görüştüm 2 yıl önce. hayatım boyunca aldığım en doğru kararın bu olduğuna inanıyorum, inanıyorum çünkü yanımda oturuyor. ilk günden beri yanımda.
hayvangibiarı hayvangibiarı
ben internetten tanışıp evlendim.
o zamanlar ben evanescence fan sitesine üyeydim. beyim de adminlerindendi.
sonra fan sitesi kapandı. admin arkadaş hepimizi teker teker msn'e ekledi.
oradan konuşup görüşürkene telefonlaşmaya ve mesajlaşmaya da başlamıştık.
sonra msn de kapandı. (edit:) ama biz msn kapanmadan evvel ondan vazgeçmiştik zaten.
sonra birgün dışarda görüştük ve o günden iki yıl sonra da evlendik.
sonra da işte şimdi evliliğimizin beşinci yılı.
iyi ki de böyle.
oh.
sunyatsen sunyatsen
zamanında mırç ta tanışmışlığım çok vardır.süprizlere gebe. telefonda çok seksi gelen sesin sahibini gördüğünden kaçasıd gelmişliği oluyor insanın. tam tersi zamanın durmasınıda istediğin. güzeldi be sözlük düşünsene facebook twitter ve instagramın kurucuları daha ilkokulu bitirmemiş.resimini göremiyorsun, telefonlar alınmış ve verilmiş muhabbet edilmiş o kadar çok , güven verilmiş her iki tarafada ee ne duruyoruz bu hafta sonu şuarada şu saatte randevusu veriyorsun,gidiyorsun nabız 1500 karşına bir çıkıyor...hüsran yada piyango kıps.
dikkatsi dikkatsi
bu sizin biraz ne beklediğinize göre değişen bir şey. sohbetinden zevk aldığınız biri ile daha doğal bir şekilde sohbet etme amacındaysanız hiçbir sorun yok.

ama resimlerine aşık olup hadi aşık olmayı da geçelim, beğendiğiniz için böyle bir adım atıyorsanız hayatınızın şokunu yaşamaya hazırlıklı olun. yaşamaya da bilirsiniz tabi. ama genelde sanal aleme en makyajlı ve en yakın çekim sanatsal fotoğraflar konuyor ki, bambaşka bir kişi görebilirsiniz karşınızda.

gönül ister ki; öyle bir ortam olsun ki, çok fazla insan uğrasın, ayaküstü muhabbet edebilin, muhabbeti uyan birileri ile daha fazla görüşün. ama internete mecbur bu gençlik biraz.
takyudin takyudin
birçok güzel yanı vardır.
örneğin görüşmeden önce onu zihninde canlandırırsın. ona bir kişilik verirsin. tanıştıktan sonra yaptığın ilk şey senin oluşturduğun kalıba uyup utmadığını ölçmek oluyor.
sanaldan gerçekliğe geçişe ilk başta inanamazsın. sana oynadığın bir oyun gibi gelir.
sanalın gerçek olduğunu görmek asıl rahatsız edendir, biten ilişki genelde bu yüzden biter.
çünkü bazı şeyler sanalken güzel, o zaman davul uzaktadır, sesi rahatsız etmez. ama gerçeğe ulaşınca, sanalken sana çekici gelenin, senin için aşırı uç bir noktada olduğunu görürsün. bu insanı korkutur.
genelde insanlar bitiyor diye şikayet ediyor, sanki diğer şekilde başlayan aşklar bitmiyormuş gibi.
sanalda başlayan bütün aşklar biter diye bir şey yok, evlenen, çoluk çocuğa karışan birkaç insanlar bilirim. gayet mutlular.
john wick john wick
olur olmaz orasında değilim oluyor çünkü, ama ilişki başlayıp sosyal medya yoğunluklu olarak kullanılıyorsa yürümüyor, sosyal medyada başlamalı ama sosyal medyada devam etmemeli.
karsenger karsenger
sene 2013, üniversitedeyim

hiç sevmediğim bir üçlü var sınıfta. rezil kızlar. standart panpa tipler. birgün ders arasında baktım hararetli bir şekilde konuşuyorlar. gittim yanlarına "hayırdır kızlar ne bu hararetiniz" dedim. başladılar "ya karsenger herkes çıkar ilişkisi içinde iğrenç bir ortam burası. bizler az kaldık öyle olmayan. i̇ğreniyoruz çıkarcılardan" dediler. buna benzer birkaç konuşma daha geçti aramızda ve hayat görüşümüzün baya benzer olduğunu farkettim :((

aynı sene temmuz ayı. yaz okulundayız (evet o sene tembeldim). bu x-y-z üçlüsü hiçbir derse gelmiyor.

samimi olduğum oda arkadaşı olan ve çok iyi not tutan (belirtme sebebi gelecek) iki kızla konuşuyoruz ders arasında. dediler ki "dün bizi x-y-z üçlüsünden x aradı. telefon numaramızı nereden bulmuş onu bilmiyoruz. "ya hepimiz izmirdeyiz buluşalım takılalım" diye. buluştuk takıldık".

tam iki gün sonra yine arayıp "ya beraber ders çalışalım mı" demişler.

eğer ben o üçlünün hareketlerini incelememiş olsaydım vaktinde, yani internette tanıştığım insan olsalarmış, onlarla uyuşan hayat felsefemiz beni onlara yakınlaştırırdı.

halbuki kimse düşündüğü şekilde yaşamaz. herkes yalan söylemekten şikayet eder. gerçekten yalan sevmiyordur da. ama bir bakarsınız yalancıdır bundan şikayet eden kişi.

kısacası insanların kendi hayatlarında, çevrelerine karşı tutumlarını incelemeden, sadece yazdıklarıyla hiçbir şey olmaz. sokakta yürürken karambole birisine teklif etseniz aynı durum benim için.

artık ilişkilerin erken tükenme sebebi bu karamboldür. daha çok detay yazılır da çok uzun oldu. sonuna kadar okuyan da çıkmaz zaten
mergesort mergesort
bundan bir sene önce yaşadığım deneyim. ilk başlarda mesajlaşırken düşüncelerini, hayat tarzını öğreniyorsun. sonra onu bir kalıba koyuyorsun nasıldır, sesi görünüşü vs. bu düşüncelerle gittim kadın zannederken erkek çıktı. pişman mıyım tabi ki hayır. şuan yanımda halısaha maçı var birazdan. taş gibi forvet vallahi.
delinin zoruna bak delinin zoruna bak
bir kaç ay önce geldi başıma. bu yaşta yok artık daha neler derken bir yandan da ulan ne olacak sanki görüşmekle dedim...

görüştük kendisiyle, gayet de keyifli bir sohbet ettik beşiktaşta içtik gayet yolunda herşey.

sonra kolunda ki bir dövmeyi gördüm isim yazıyor ama bana söylediği kendi ismi, ulan insan kendi adını niye dövme yaptırsın diye bir huylandım ki sonrasında eve gelince araştırmam ile herşey çorap söküğü gibi döküldü..

dövmedeki isim oğlunun ismiymis, yani bana kendi adım diye söylediği isim aslında oğlunun adıymış, kendisi halen evli çıktı adı ve soyadı dahil söylediği bir çok şey yalan çıktı, eşinin profiline kadar da buldum. ben de bunları sakince yüzüne vurup hadi eyvallah dedim.

bir kaç hafta oldu taksimde arkadaşlarımla gezerken başka bir kadınla elele yürüyordu gözgöze geldik nasıl bakmışsam adımları hızlandı yavşağın..

yapmayın oğlum evli mutsuz olabilirsiniz ayrılın lan.. internetten milletin ahını almayın böyle..

velhasıl kelam kolay kolay güvenmenin imkansız olacağıdır.
1 /