intihar

80 /
akilbey akilbey
çok yakın bir akrabam intihar etti geçen sene. aklımız almadı. 47 yaşında 5 çocuk babasıydı. borçlarından dolayı bunalıma girdi ve intihar etti. öldükten sonra tarlasını sattılar. borcu fazlasıyla ödendi.

bazen öyle bir çıkmaza girerseniz ki, çözüme bir adım yakınsınızdır ama kaybolmuşsunuzdur artık. böyle durumlarda birinin elinizden sıkı sıkıya tutması o kadar önemlidir ki.

i̇ntihar etmeyin. ancak edenleri de yargılamayın. i̇nsan sandığımız kadar güçlü bir varlık değil gerçekten.
gone gone
i̇nsanın kendine yapabileceği en büyük kötülük nosyonu. bugün öğleden sonra yolda giderken bir anda bi apartmanın balkonunda kendini asmış genç adam gördüm. dondum kaldım öylece, keşke görmeseydim. kim bilir derdi neydi diye deminden beri düşünüyorum. hâlâ etkisinden çıkamadım, allah geride kalanlara sabır versin.
1
sakin sular sakin sular
" duraksamadın. tüfeği hazırladın. bir fişek koydun. ağzına ateş ettin. av tüfeğiyle intihar edenlerin, şakaklarına, alınlarına ya da yüreklerine nişan alırlarsa hedefi tutturamayabileceklerini biliyordun, çünkü silahın tepmesi namluyu hedeften saptırabilir. ama namlu ağza sokulursa hata payı düşer. i̇ntihar edeceğini önceden bildirecek, yani vazgeçecek olsaydın daha yumuşak bir yöntem seçerdin. seninkiyse şiddetliydi, geri dönüşü yoktu. yaptığın şeyleri kafanda iyice olgunlaştırırdın. bir kez karar verdin mi hiçbir şey seni durduramazdı..."

edouard leve - i̇ntihar
gulhane parkindaki ceviz agaci gulhane parkindaki ceviz agaci
"intihara yönelik bakış açısı, erken modern dönemin sonlarına doğru değişmeye başladı. cadı kovuşturmalarının sona ermesi, şeytana biçilen rolün önemsizleşmesine katkıda bulundu; iblis artık kendini öldürme eyleminde elebaşı değildi. 18. yüzyıl boyunca her yerde, intihar bir suç olarak görülmekten çıktı. halkın tutumları ise daha yavaş değişiyordu. kuzey almanya'daki sıradan insanlar, intihar girişiminden sağ olarak çıkanlar dahil olmak üzere, bu eylemi şeytana hamletmeyi sürdürdüler. öte yandan seçkinler, intiharı, o dönem çok sözü edilen melankoli ya da zarar verici öfke gibi illetlerin nihai sonucu olarak görüyorlardı. montesquieu, voltaire gibi aydınlanmacı yazarlar ve ölümünden sonra basılan yazılarında david hume, intihar hakkını savunmak için kuramsal açıklamalar yaptılar; goethe ve rousseau ise romanlarında bu eylemi romantize ettiler. sanatsal bir gelenek, kendilerini ve ailelerini utançtan korumak için intihar eden tecavüze uğramış kadınları hep methederken, erkek şerefinin ruhsallaşması, intiharı erkekler için daha az ayıplanır kıldı. bazı durumlarda erkeğin, şerefini kurtarmak için dövüşmek yerine bu dünyadan ayrılmayı seçtiği, artık anlaşılır hale gelmişti.

bu gelişmeler asla, intiharın toplumda tam anlamıyla kabul görmesine yol açmadı. 19. yüzyıl boyunca bu konuda karşıt değerlilik hüküm sürdü. 1818'de birçok ingiliz, memleketteki "kanlı anlayışa" karşı savaşmak için büyük gayret sarf eden ama sevgili karısının ölümünden duyduğu kederle kendi boğazını kesen, sir samuel romilly'ye sempati duymuştu. aynı zamanlarda, muhafazakâr alman yazarları goethe'yi ve aydınlanma'yı, intihar oranlarının artmasına sebep olmakla suçluyorlardı. yine de, 19. yüzyılın ilk yarısında bu tartışmanın yoğunluğu azalmıştı. her yerde, intihar edenlerin düzgün bir törenle toprağa verilmesi benimsenmişti. bununla birlikte, haddinden fazla sayıda bedenin son durağı anatomi sınıfları oluyordu.

19. yüzyılın sonunda emile durkheim, her tür ahlaki yargıyı bir kenara bırakıp, intiharı toplumsal bir olgu olarak ele aldı. öte yandan psikiyatristler, bu eylemi bir maraz olarak değerlendirmeye devam ettiler. 20. yüzyıl boyunca, intiharın değerlendirilmesi, çeşitli politik ve dini hareketlerin temsilcileri arasındaki süreğen tartışmaların temel meselelerinden biri oldu. üstelik bu mesele, ötenazi meselesiyle bağlantılı olarak ele alınmaya başlandı."

cinayetin tarihi: ortaçağ'dan günümüze avrupa'da bireysel şiddet - pieter spierenburg
çevreyolu çevreyolu
fiziksel ağrı ve onun dışındaki çeşitli sebeplerden arada bir akla gelen ama gerçekleştirmesi zor olan eylemdir. bu cenderede intiharın herkesin aklına gelmesi normal aslında ama yaşadığımız yangının kendisi bir de o kadar nefret duygusunu besliyor ve aynı zamanda kendisi üzücü bir durum
istikamet tayini ile meşgul istikamet tayini ile meşgul
insanın kendi canından vazgeçmesidir.

kimsenin kendi canından vazgeçmemesi için insanlık olarak hayatı kimseye zehir etmemeliyiz.
klişe bi söz vardır : '' zalim olmak için firavun olmaya gerek yok! ''

'' kolaylaştırın, zorlaştırmayın '' diye hadisimiz de vardır.
80 /