iş güvenliği

1 /
vela vela
bu memlekette kale alınmayan tedbirler bütünüdür. herhangi bir şekilde kafasına baretini takmayan, gözüne gözlüğünü takmayan, ayağına çelik burunlu ve plastik tabanlı ayakkabısını giymeyen tüm işçilerden alınan cevap her zaman aynıdır, "bana bir şey olmaz abi".
ve işte bu yüzdendir ki tersaneler bölgesi ölüm bölgesi olarak anılmaktadır.
cant do a thing with ashes cant do a thing with ashes
(güya )eğitimi verilmek zorundadır. oysa eğitim denilen şey, işçilere kask/baret ve gerekli kıyafetlerin vs. dağıtılması aha alın bunları giyin, bu eğitimi aldık diye de şu kağıdı imzalayın tamam bitti işinizin başına dönün'den ibarettir. işçi o baretle çalışır mı? hayır, salak olduğu, kendi canına önem vermediği, olayın ciddiyeti yeteri kadar anlatılmadığı ve kavratılmadığı için çalışmaz. sonra başına bir iş gelince dosyalar açılır oo sen iş güvenliği eğitimi almışsın buna rağmen bu baret kafanda yokmuş şirketin bunda bir suçu yok denir dosya kapatılır.

bu ülkede her şey kağıt üstünde güzeldir. uygulamada fos.
nettle nettle
baret ,eldiven, maske, ve özel botlar,iş önlüğü giyilmesi eğitimlerde şart koşulan, ama ne genel müdür, ne koordinatörlerin sahaya giderken uymadığı olgu
navigator navigator
önce güvenlik olgusuna sahip yöneticiler gerektiren, bütün kullanılacak iş güvenliği malzemesinin yapılan işe uygun olarak seçilmesi ve türkiye için gerekli ola avrupa normlarına uygun olduğunu kanıtlayan en ve sağlığa bir zararı olmadığını belirten ce sertifikasına sahip olması gereken ürünlerin kullanılmasını gerektiren olgu.
darksideofthemoon darksideofthemoon
efenim derinlemesine araştırmaya fırsatım olmadı ama sanırım 2014'ten itibaren her firmanın ve kamu kurumlarının iş güvenliği uzmanı çalıştırması zorunlu olacakmış. firma personelini iş güvenliği eğitimine yollayıp iş güvenliği uzmanı yapmak şeklinde de olabiliyormuş bu. şimdi iş güvenliği sertifikalı adam öyle takılacak alt tarafı kağıt üstü bir şey denebilir, ama alt tarafı kağıt üstü olan bir takım sorumlulukların ve inisiyatiflerin yaratılması bile aslında orta vadede gerçek sonuçlar veriyor; çünkü ulan bu benim sorumluluğumda göte gelirsek fena olur diye insanlar yönetmelikleri uygulamaya başlıyorlar başka insanlara bu sebeplerden dolayı davalar açıldığını gördüklerinde. örneğin yapı denetimin ilk başta çok başıboş bir düzen olması ama 10 yıl içerisinde pek çok işini düzgün yapmayan firmanın ceza yemesi neticesinde, öyle ya da böyle, üstünkörü de olsa, daha dayanıklı binaların varlığına bir katkıda bulunması gibi. vandaki depremde yapı denetimden geçmiş 80 binanın 79unun ayakta kalması buna bir örnek. güzel yani, 30 yıl önce çıkmış olması gerekiyordu ama güzel. 100 iş kazası değil 80 iş kazası olsa bu da bir gelişmedir, o 80 zamanla 40 da olur.
çiçekböcek çiçekböcek
maliyetleri düşürmenin yanında pek önemi olmayan he de.
kader var.
takdiri-i ilahi var.

"soma’da yaşanan patlama sonucu yüzlerce işçinin öldüğü ve mahsur kalan yüzlerce işçinin kurtarılma çalışmalarının sürdüğü maden ocağını işleten soma holding’in sahibi alp gürkan, 2012 yılında hürriyet gazetesine verdiği bir röportajda, tki'nin 130-140 dolara mal ettiği kömürün tonunu 23.8 dolar maliyetle çıkardıklarını, özel sektörün çalışma tarzıyla düşürdüklerini söylemişti."

soma holding maliyeti nasıl düşürdü? (sol-haber merkezi)soma'da yaşanan patlama sonucu yüzlerce işçinin öldüğü ve mahsur kalan yüzlerce işçinin kurtarılma çalışmalarının sürdüğü maden ... sol
çiçekböcek çiçekböcek
"hani nerede 500 işçinin 20 gün yaşayabileceği yaşam odalari

soma holding’in sahibi alp gürkan, bugün meydana gelen faciadan bir yıl önce, soma’daki maden ocaklarında olası bir kaza anında 500 işçinin günlerce yeme-içme ihtiyacını sağlayacak, nefes alabilecekleri ‘yaşam odaları’ oluşturduklarını iddia etmiş. hatta, soma’daki ocaklarda yaptıklarını, daha sonra satın aldığı merzifon’daki ocaklarda yapacakları yenilemelere örnek göstermişti..."

soma faciasının ardından ilk kez konuştu soma'da dün öğlen saatlerinde meydana gelen ve şu ana kadar 238 işçinin hayatını kaybettiği faciayla ilgili olayın yaşandığı madenin bağlı bulunduğ... milliyet
yaşlı başlı gövel ördek yaşlı başlı gövel ördek
iş kazaları sonucunda ölüm ve yaralanmalar bakımından avrupa'da birinci, dünyada ise üçüncü sıradayız.

akp'yi eleştirmemize kızan arkadaşlara sözüm, bu istatistiğe göre siz söyleyin.

ya hükümet suçlu. gerekli yasaları çıkarmadığı için. veya gerekli yasaları uygula(ya)madığı için. denetimleri hakkıyla yapmadığı, kendisine yakın şirketlere tolerans gösterdiği için.

bu birinci ihtimal.

ikinci ihtimal ise bizim işçi kesimimizin gerizekalı olması. öyle ki biz her türlü önlemi alıyoruz, birinci sınıf işyerleri kuruyoruz, her türlü güvenlik problemini çözüyoruz, ama bu gerizekalılar bir yolunu bulup kendilerini yaralamayı veya öldürmeyi beceriyorlar.

şimdi allah'ınızı seviyorsanız siz cevap verin, cevap hangisi?
timeless one timeless one
meseleyi bir bütün olarak ele almadıkça soma faciasını her seferinde bir kere daha yaşamamıza sebebiyet vermesi olası, hep ihmal edilen olgu.
türkiye’de iş kanunun bir amacı vardır. ola ki bir iş kazası olursa devlet kime ne geçireceğini belirlesin. onun dışında gerisi fasaryadır. iş güvenliğini layıkı ile uygulamaya çalışan işletmeler olduğu gibi tamamen işveren inisiyatifine bırakılan yerler de var.
yayınlanan tebliğlerin en başında hariç tutulmalar belirtilir ve hemen her kanun devlet daireleri, askeri kurumlar ve belediyeler için muaf olarak çıkar. çünkü devlet kendi kendine ceza geçirmez. devlet memurları insan değil, memurdur.
kusura bakmayın ama işçilikle para kazanan ve ekonomisi üretime dayanmayan bir büyüme sergilemedikçe maalesef ki taşeronlarla çalışmaya mecburuz. bu düzende avrupa standartlarında işçi çalıştırırsanız iş alamazsınız çünkü koca dünya samimiyetsiz avrupa ve amerika’nın taşeronu olmaya gönüllüdür.
ayrıca medyaya kanmayın çok. o mamasına bakar. hakikaten işçi hakları umurunda olsa önce kendi çalışanını sendikalar. sonra da asgari şartlarda çalıştırdığı kameranı yaz kış yüzbinliralık kameraları zimmetleyip aç tok bakmadan çalıştırmaz. ayrıca;

türkiye’de her sene ortalama 2000 ölümlü iş kazası gerçekleşmektedir. bunun çoğunluğu inşaatlarda gerçekleşir. bir sene içerisinde soma’dakinden fazla fazla insan ölür inşaatta (resmi rakamları baz alıyorum). ama bir sene içerisinde öldüğü için ve gazetelerde çarşaf çarşaf reklam verildiği için dikkatinizi çekmez. ha bir de büyüklerimiz inşaatı sever, inşaatçıyı korur. onun yerine gazetelere çarşaf çarşaf reklam vermeyen tersaneleri ölüm tersanesi olarak bilirsiniz çünkü vakti zamanında medya haraç istemiş ve tersaneciler hedef kitlelerine hitap etmediği için reklam vermeyi ret etmiştir. alo fatih hatlarında bir müteahhittin kellesini istenmedikçe inşaatlarından haberdar olmazsınız kısacası.

gelelim işin esas noktasına. eğer avrupa standartlarında çalışma ortamlarının sağlanması isteniyorsa ülke olarak işçilik değil, katma değer yaratan ileri teknoloji ürünleri satmamız icap eder ki maaliyeti ne olursa olsun alıcısı olsun. bunun örnekleri için bkz: almanya, japonya, güney kore…

bu ürünleri üretebilmek içinse eğitim sisteminde özgüveni tam bireyler yetiştirmemiz gerekir. halbuki biz giderek boktanlaşan eğitim sistemine sahip bir ülkeyiz. en son intikam almak için evde oynaması gereken 5 yaşındaki çocukları okula çağırdık. bundan 50 sene önce yetişen lise talebeleri bugünün üniversite mezunlarından daha donanımlı idi. biz maalesef ilerleyen teknolojiye rağmen eğitimde daha sığır bireyler yetiştirmeyi başardık.

bizim pek çok kanunumuz avrupa müktesebatı’na göre direk tercüme edilerek bizim şartlarda uygulanırlığına bakmadan yazılmıştır. peki sorarım ey yüce devlet sen avrupa’nın insana yaptığı yatırımın kaçta kaçını yaptın da avrupa şartlarını beklersin. bakın burada olay şu. iş güvenliği bir kültürdür. bunu en tırt avrupa ülkesine çıkıp yaya geçidine ayağınızı bastığınız anda anlarsınız. ama sen patronundan işçisine kadar insan değeri bilmeyen, ahlaksızlığı, hırsızlığı matah bir şey sayan sığırlar ordusu yetiştirirsen ortaya çıkan malzemeden de pek bir şey beklememek gerekir. bu şartlarda taşeron sistemini de kaldırsanız kazaların önüne geçemezsiniz.

burada mesele bütünün arızalı oluşudur. iş güvenliği okuldan başlar. okulda çocuklar insan hayatının kıymetini ve başka insanlara karşı saygıyı öğrenmeleri gerekir. iş güvenliği ya da sadece güvenlik mevzusu kültürüne işlemiş bireyler, ister çalışan, ister amir ister patron olsun buna hassasiyet gösterecektir. ardından yine düzgün eğitim sistemi ile yetişen bireylerin dünyaya ne katkı sağlayabilirim heyecanları gelir ki bu sizin ileri teknoloji ürünleri üretmenize ve maliyeti ne olursa olsun pazar bulmanıza vesile olur.
ha bir de ben kanun çıkardım, saldım çayıra mevlam kayıra olmaz. sen devletsin. en küçüğünden en kodamanına bireylerin haklarını adaletle korumak için var olmuş bir kurumsun. kanunu çıkart ve sahaya çık. denetle. bak bakalım kim ne yapmış. kaza olduktan sonra robin hood’çuluk oynayıp ceza keseceğine insanlar ölmeden denetimlerini yap.

bu arada yazdıkça yazasım geliyor. kusura bakmayın. asgari ücret brüt maaşı üzerinden her ay 348.08 lira işsizlik dahil devlete prim ödenmekte. senelik 4176,96 tl prim etmektedir. özel sektör sigortacıları takdir edecektir ki hiç fena bir para değil. ama iş sağlık hizmeti almaya gelince yok çocuğun ilaç parasını karşılamaz yok, 3 liralık ilaç 12 liralık katkı payı alınır vesaire. kuzum ne yapılır bu kadar para ile? (dikkat bu meblağdan vergiler hariç tutulmuştur. bu sadece sigortaya ödenen primdir.)

bir de bu işin adalet ayağı var ki ona hiç girmiyorum bile.

kısacası eğitim ve adalet sistemi düzelmedikçe ki devletin temel sorumluluğudur bu konular, daha çok soma görürüz. toptan görmesek de perakende görürüz, görüyoruz zaten.
elektro kaval elektro kaval
iki gün önce iş için büyük bir ingiliz şirketinin sahasına gittik..

bizi içeri almak için üzerimizde ne var ne yoksa aldılar (kıyafetlerimiz duruyor lan, pislik yapmayın).. kimlik kayıtlarımız muntazam bir şekilde yapıldı.. baretlerimizi verdiler.. ayakkabılarımızı değiştirdik..

sahaya girince tek bir çizgi üzerinden yürüyebildik! öyle kafamıza göre karşıya geçip de inceleme yapacağımız yere gidemedik!

işi yapması için götüreceğimiz elemanın sigorta dökümünden, kullanacağı aracın bütün evraklarına kadar her şeyi işe başlamadan önce tamamlayıp teslim etmemiz istendi..

işe başlayacağımız günü, saati ve işin bitmesi için gerekli ortalama süreyi de yine kendilerine bildireceğiz..

gittiğimiz yer yüksek riskli sektörlerden biri..

tıpkı madencilik gibi... ve bizim madencilerimizin süresi geçmiş gaz maskeleri var..
metinkiran metinkiran
şu anda karşıda bir apartmanın dışına ısı yalıtımı yapıyorlar ve iskele kuruyorlar. ne bir güvenlik tedbiri ne de başka birşey. video ve fotosunu çektim. naapsam bilemedim.
1 /