isabel allende

bayermuhen bayermuhen
kariyerinin dönüm noktaları çok ilginçtir.

sıradan bir sekreterken patronunu canlı yayına davet eden bir kanala patronunun hastalandığını ve programa gelemeyeceğini söylemek için gitmiş ve kendini canlı yayının ortasında bulmuştur. o artık bir televizyoncudur.

manevi babası ankara konsolosluğu görevinden önce lübnana tayini çıkmış, isabel alende burada arkadaşı olmadığı için binbir gece masalları okumaya başlamış ve bu kitaptaki şehrazad karakterinden çok etkilenmiştir. o artık bir gazeteci yazardır.

pablo nerudayla bir röportaj yapmak istemiş fakat neruda ona kendisinin şilinin en kötü gaztecisi olduğunu, böyle berbat bir edebi dille ancak roman yazabileceğini söylemiştir. o artık gerçek bir yazardır.

romanlarının şablonlarını genellikle gerçek hayatından yola çıkarak oluşturmuştur. mesela alendenin babaannesi gözleriyle bakarak masanın üstündeki şekerliği hareket ettirebiliyormuş. babaannesi ruhlar evi'nde eva olarak çıkar karşımıza. ve yine 1978 de şilide bir kireç olacağında bulunan, darbe zamanında öldürülmüş 15 insanın cesedi üzerine de roman yazmış, bir romanda siyasetin gidebileceği en uç noktalara kadar ulaşmıştır. gerçek hayatında kendisi için önemli olan hemen hemen tüm insanları kitaplarında bir şekilde canlandırmıştır.
ay cadisi ay cadisi
"bugünün genç kadınlarından bazıları "feminist" kelimesini hakaret gibi algılıyorlar. "feminizm" hiçbir zaman seksi olmamıştır evet, ama söyleyeyim; beni flört etmekten alıkoymadı, ve erkek yokluğu çekmedim." sözlerinin sahibi aşmış yazar, hikayeci, masalcı kadın.
hobbitt hobbitt
şu aralar okuduğum aşktan ve gölgeden romanıyla edebiyatına aşık olduğum yazardır. karakterler arasındaki geçişler, her bir karakterin ayrı ayrı tasvir edilmesi ama bunları yaparken insan boğmaması ile gönlümü kazanmıştır.
rehab elite rehab elite
sihirsel gerçekçilik akımına tabi masalcı...gabriel marques'den feyz almış ve bunu söylemeye çekinmeyen egosuz kıskandığım tek romancı kadın, eva luna ile başladım, ruhlar eviyle devam ediyorum..hayırlısı.