iskandinav dilleri

yubermis yubermis
danca, faroece, isveççe, izlandaca, norn, norveççe dillerini içinde bulunduran cermen dilleri'nin kuzey cermen dilleri grubunda yer alan dillerdir.

sanıldığının aksine finlandiya bir iskandinav ülkesi değildir ve fince de iskandinav dili değildir.

(bkz: finlandiya ve iskandinavya)

iskandinavlar bu dillere "nordiska spraak" (nordik diller) derler. köken olarak bu dillerin hepsi bir aradadır. ancak zamanla çeşitli farklılıklar oluşmuştur. batı iskandinav dilleri faroece, izlandaca ve norveççe'den oluşurken, doğu iskandinav dilleri'nde danca ve isveççe vardır.

ilk olarak izlandaca ile başlayıp bitirelim. izlandaca 12. yüzyıldan bu yana neredeyse aynı durumdadır. andon, malın önde gideni öküz olmayan bir izlandalı genç, snorri sturluson'un edda'larını veya eirikr raudi'nin* maceralarını rahatça okuyabilir.

diğer üç büyüklere*** gelince bunların durumu yeterince karışıktır. en başta osmanlıca ve türkçe gibi iki tane norveççe vardır. bunlar nynorsk* ve bokmaal*. norveççe'nin bu durumda olması yıllar önce danimarka'nın norveç'teki egemenliğinden kaynaklanmaktadır*. günümüzde 3 büyükler dışarıdan bakınca birbirlerine çok benziyor gibi görünürler. bu aslınde hem doğrudur hem de değildir. danca ve norveççe, isveççe'ye benzediklerinden daha çok benzerler birbirlerine. bokmaal danca ile çok fazla kelime haznesi paylaşır. ama danca'nın telaffuzu yüzünden, isveçliler norveççe'yi daha iyi anladıklarını söylerler. norveççe için geyik olarak "isveççe'nin danca telaffuzudur" denir.

norveçliler isveççe'nin %90'ını anlarlar, isveçliler ise norveççe'nin %50'sini. bunun nedeni isveç sınırında yaşayan norveçli sayısının fazla olması ve isveç kültürünün norveç üzerinde daha etkili olması. norveç'e yakın yaşayan pek isveçli yoktur. bu diller arasında en az benzerlik konuşma danca'sı ve isveççe'si arasındadır.

ayrıca 3 büyüklerde özellikle norveççe'de yöresel lehçelerin ucu bucağı yoktur. iki tane norveçli yeter. hagard ve bjorn bir araya geldi mi yeni bir tür dil çıkar ortaya neredeyse. bu dillerin yazılışlarına bakarak kafanızda kurduğunuz bir okunuşu vardır. tek sesin benzememesi ile göt etme kapasitesi yüksektir. okunuşları insana cinnet geçirtir. öğrenen kişinin ses destekli bir kaynaktan çalışması ya da bol pratik yapması gerekir.

yaklaşık 1300'lü yıllara kadar konuşulan old norse'a en çok benzeyen diller izlandaca, nynorsk* ve faroece'dir.

danca, isveççe ve bokmaal* değişmiştir.

son olarak dinleyiciler açısından anlaşılabilirliği en rahat olanı isveççe'dir, en azından bence öyle. danca, norveççe, faroece birbirlerine çok benzerler, izlandaca da. isveçliler danca için "ağzında sıcak patates varken isveççe konuşursan danca olur" derler.

yaklaşık yirmi milyon kişi tarafından ana dil olarak kullanılmaktadır.


medusa medusa
beni ilgilendiren tek dil fince'dir.yavaş yavaş öğrenmeye çalışıyorum da sanki kalın ve tok bir ses tonuyla konuşulması gerekiyormuş gibi kasılıyorum.incecik sesinizle "perkele" dediğinizi düşünsenize.cık.olmuyor.
yubermis yubermis
ay başında emekli bir norveçli dilbilimci profesör yüzünden tekrar ortaya çıkmış bir tartışmanın kaynağı. blogundaki yazısında isveçlileri norveççe'yi anlamadıkları için aptal diye nitelendirmiş, norveçliler isveççe'de sorun yaşamıyorlarmış.

finn erik vinje'nin attığı blog başlığı tam olarak "isveçliler neden bu kadar aptal?" aslında 60 yıl öncesine ait bu alıntı ama hala devam ediyor tartışması.

tartışmanın tekrar alevlenmesine neden olan olay ise ingiliz "two thousand acres of sky" adlı dizinin norveç versiyonu olan himmelbaa'nun isveçli izleyicilerinin dili anlamakta zorluk çekmekten şikayet etmeleri ve diziyi isveççe, isveçli aktörler ve isveç'te çekilmiş haliyle izlemeyi tercih edeceklerini söylemeleriydi.

aslında vinje buna da tepki vermemişti, expressen gazetesinde nils schwartz'ın yazdığı dizi ile ilgili bir yazıda norveççe için "anlaşılmaz ve çirkin bir dil" ifadesi geçince dayanamadı galiba:

"isveççe bizim için çocuk oyuncağı -konuşulan hali. isveçlilerle iletişim kurduğumuzda onların anlamadığını farkettiğimizde anında aynı anlamdaki isveççe sözcüğü kullanıyoruz"

-
işte burada işler karışıyor. bu adamlar normalde birbirlerini zaten anlıyorlar, gerçi işin içine özellikle norveççe'de diyalektler girince durum değişiyor. birbirini anlamayan norveçliler bile var yani o derece. ama bir isveçli ile norveçli özellikle yazışarak çok rahat anlaşabiliyorlar, bazı farklı sözcükler var tabii ki. örneğin isveççe'de "komik" anlamına gelen "rolig" sözcüğü, norveççe'de "sakin ol" gibisinden bir anlama geliyor, ama aşılamayacak bir sorun değil bu, tecrübeyle sabit.

finn erik vinje'nin yazısı:
kvifor er svenskane så dumme? overskriften er et sitat fra en landsmålsavis for 60 år siden, men spørsmålet kan gjerne stilles på nytt. for svenskene er dumme. den norske tv-ser... finnerikvinje
nils schwartz'ın expressen'deki yazısı:
nils schwartz: den här spalten har väckt eko i norge ett par rader i den här spalten häromveckan har väckt eko i norge som nu har studsat tillbaka över gränsen i form av ett tt-telegram med rubriken "... expressen