ismail abi

1 /
julien
küçücük yüreği ile büyük sevgiler taşıyan, şehrin hiç dinmeyen gürültüsüne meydan okuyan sesiyle etrafa seslenen, nasırlaşmış çatlamış ve kırışmış elleriyle dağınık serpiştirilmiş susamları bulunan simitlerle dolu arabasını süren, hep bir kaç günlük ak sakalıyla dolaşan; her hangi bir istanbul sokağında bulunan her hangi bir merdiven altı simitçisinden işe çıkan, her hangi bir istanbul simitçisi.
lafsalatacısı
eskişehirde çay evinde öğrencilere güzel kahvaltılar yapar ve ucuza satar. menemenleri de gayet lezzetli . hele ki yorucu ve soğuk bir eskişehir gününde gittiyseniz sıcacık çayınızı hemencecik masanıza yollar. 4 tl ye sağanda menemen , kahvaltı tabağı ve büyük çay sınırsız ekmek en sevilen menüsüdür
mavi erkan
cinayet işlediklerini sanan arkadaşlarının sorguda birbirlerini suçladığı zaman cinayet mahallinde olmamasına rağmen "ben yaptım. tek başıma yaptım. kimsenin suçu yok" diyecek kadar arkadaş sever.

sigortalı işe girince sigortam var bana birşey olmaz diyerek 8-10 katlı binadan atlayan, hiçbir şey olmayınca da sebebin evliyalığından değil sigortalılığından olduğunu sanan.

şeytanı temsil eden benjamin mahallede herkesin aklını çeler ve birbirine düşürürken inadına şeytanın dediklerinin tam tersini yapan.

annesinin evi "renkli bir hayat istiyorum" diye terketmesinden dolayı belki annesi görür ve geri döner diye hep renkli, parlak ve pullu kıyafetler giyen.

babasının ölümünü kabullenemeyip "o söz verdi o gemiyle gelecek" diye yıllardır denize el sallayan...
zibidigibi
o gemi bi gün gelecek abi!
o geminin gelmesi için elimden ne gelirse yapacağım ben valla, için rahat olsun.

krallar bok yesin abimin yanında be, ağzından çıkanla kulağının duyduğunun aynısının tıpkısı olan tek adam dünyada. o kaddar.
morado
yeni burhan altıntop diyorlar bu karakter için ve ben deli oluyorum. burhan altıntop'u hiç sevemedim. avrupa yakası'nı düzenli olarak izlediğim zaman sevemedim. avrupa yakası da bozdu yæ dediğimiz zamanlarda da sevmedim. hep kıl bi karakter gibi geldi bana. zaten oldum olası anlamadım, bu kadar uyuz bi karakter ve uyuz hareketleri nasıl fenomen haline geldi?

neyse işte. geldi geçti dizi. mühim değildi. ta ki, ismail abi'yle karşılaştırılmaya başlayıncaya kadar. elbette oyunculuklar çok büyük oranda etkili. lakin ismail abi'yi tek başına, oyuncudan bağımsız bi karakter olarak düşündüğümüzde de, insanı çileden çıkaran bi kişilik yok ortada. kimse ismail abi'den kaçmıyor. kimse ondan kurtulmak için bin takla atmıyor. kimse ismail abi'nin dayaklık olduğunu düşünmüyor. kimi zaman herkesten daha uyanık, kimi zaman herkesten daha saf. ama hiçbir zaman kötü niyetli değil. orijinalliği bambaşka. o yüzden ismail abi'ye yeni burhan altıntop diyenlere kıl oluyorum. karşılaştırıp durmayın lan şunları. ismail abi her türlü siker.
laein
kendisi bizim öğrenci işlerinde * * olmasaydı, boku yemiştik. öğrenci dostu, güleryüzlü, böyle bi töbe estagfurullah süper kahraman gibi bir adam. seviyoruz.
itüsüz gömlek
ilk bölümde "ölenle ölünmüyor mecnun" repliği ile dikkatimi çeken, beni yerlere yatıran, serkan keskin'in hakkını vererek oynadığı leyla ile mecnun dizisini izleme sebebim karakter.

şu dünyada temiz kalmayı başarabilen nadir insanlardandır. bekleyeni yoktur. yalnızdır her daim ama bekleyenleri olan arkadaşları için işlemediği suçu üstlenecek fedakarlığa, büyük bir yüreğe sahiptir. serbest meslek erbabı olup, işsizliğin kol gezdiği ülkemde her daim iş bulabilme yeteneğine sahiptir. ne dediğini bilen, ağzından çıkanla kulağının duyduğu bir olan insandır.
1 /