istanbul şehir üniversitesi

1 /
dünyarüyaiçinderüyadır dünyarüyaiçinderüyadır
ne zaman açılacağı meçhul olan üniversite.
kurucuları arasında ahmed davudoğlu' da bulunmaktadır. ayrıca, ülker grubu açılacak üniversite iddialarını yalanlamıştır. ülker' in açacağı sanrısı ise murat ülker' in bir zamanlar bisav üyesi olduğu ve iki kurumunda aynı ideolojide bulunduğu, bisav' ın yeterli akademik kadroya sahip olması ancak mali güce sahip olmaması bakımından gayet mantıklı gözükmektedir.
redemption redemption
ygs'de 4400 küsürüncü olduğum için evime kahramanlık belgesi yollayarak beni ev halkı, apartman sakinleri ve arkadaşlarım karşısında bir sürü geyiğe maruz bırakan, henüz nedir bu neyin nesidir diyip araştırmadığım, isminin ünlü bir işadamının soyadı olmadığına çok sevindiğim, bu sene eğitim ve öğretime başlayacak olan vakıf üniversitesi.
çingene kanunları çingene kanunları
sahibinin ahmet davutoğlu olduğu üniversite. ben de diyordum neredeyse bütün üniversitelerde siyaset bilimlerine okutulan o strateji kitabından kazandığı paraları ne yaptı zaar.
usuyitik usuyitik
15 seneye türkiye'nin en prestijli üniversitesi olacak, türkiye'de entelektüel bir hareketin öncüsü ve sözcüsü olacak, zihni bir kalkınmanın mimarı olacaklar.
1
nightvış nightvış
oniki tercihin sekizini itü yazdıktan sonra bana saçma bir üstün başarı belgesi* gönderen özel üniversite.adı geçen belgede bana ismimle bile hitap etmemiştir.
bir arkadaşa bakıp sıçıcam bir arkadaşa bakıp sıçıcam
hayal kırıklığıdır.

üniversite kurulmadan evvel defalarca toplantı yaparlar ve bursun hazırlıkta 1, bölümde ise 4 yıl boyunca geçerli olmasına göre plan yaparlar ve ilk senesinde ösym klavuzunda bursların “normal öğretim süresi” boyunca geçerli olduğunu belirtirler. “normal öğretim süresi” ise bilindiği gibi 8 yarı yıl yani 4 yıldır, lisans bölümlerinde. henüz tercih döneminde bunlar sorulduğunda ise bursların hazırlıkta 2 yıl, bölümde ise 7 yıl yani azami öğretim süresi boyunca geçerli olduğunu söylerler(ve teyit ederler) lakin yayınlanan yeni yönergelerinde ya da 2. senesinde aday öğrenciler için koydukları bilgilendirme yazılarında bile hala “normal öğretim süresi” boyunca yazarlar. yüksek ihtimalle bu seneki klavuzda da bu ifade yer alacaktır. heh, bunu niye anlatıyorum. ikinci senesinde bile söylediklerini yazıya geçiremeyenlerden korkacaksın arkadaş. canlarını sıkarsan, bölümde 4 sene sonunda kesiverirler bursunu, kim ne yapabilir?

hazırlık okulunda kurlu sistem vardır, aynı düzeyde iki kez başarısız olan öğrenciler derslere devam hakkını yitirir. burs’un koşullarından biri de öğrencinin “derslere devam etmesi” olduğundan; böyle bir durumda burs kesme hakkı doğar kendilerine. her ne kadar bu sene bu yola başvurmasalarda; benim anadolu kırsalından gelen, hayatında ilk kez doğru düzgün bir ingilizce eğitim gören ve her daim derslere devam etmesine rağmen iki sınavda başarılı olamadığı için ikinci kez aynı düzeyde başarısız olma ihtimali olan birçok kardeşime de bunun tehdidi savurulmuştur, bu kez de kalırsan bursun kesilir denerek. şeytan ayrıntılarda gizlidir ne de olsa.

hazırlık okulunda son kuru geçenler ielts sınavına sokulur ve bunun parası üniversite tarafından karşılanır. fakat devamsızlık problemi olanlar sınav ücretini kendi verirler. ocak ayında bu durumdaki öğrencilerden hazırlığı geçenlere de bu para geri ödenir lakin haziran ayına geldiğimizde durumun değiştiğini ve devamsızlık sınırını aşan fakat hazırlığı geçen öğrencilere paralarının geri verilmeyeceği açıklanır.

kurallarını çiğnemeyi başkalarına bırakmazlar, kendileri çiğnerler. o kadar acemilerdir ki bazı konularda.. örnek için yeniden hazırlık okuluna gidelim. burada hazırlığı geçmek için ielts’ten ortalamada minimum 5.5, sınavın içerdiği speaking, listening, reading, writing bölümlerinden de minimum 5 almak gerekir. ilk senesinde fakültede öğrenci eksiği olduğu için; eylül ve ocak aylarındaki sınavlarda ortalamada minimum 5.5 puanını sağlamasına rağmen sınavın parçalarında minimum 5 puanını sağlayamayan birçok kişi “yukardan gelen istekle” hazırlığı geçmiştir. lakin mayıs ayına geldiğimizde ise artık böyle bir şeyin söz konusu olmadığı ve ielts'ten ortalamada 5.5 alıp örneğin listening kısmında 4.5 alanın sınav sonucunu kabul etmeyeceklerini ve bu kişinin sınava tekrar girmesi gerektiğini söylemeye başlarlar. ocak ayında rektör yardımcısı bu konuda “dereyi geçerken at değiştirilmez” diyerek bu sene böyle birşeyin olmayacağını söylemesine rağmen bu yaşanır. anlayacağınız çakal, amatör ve faydacı bir zihniyet vardır.

geçtiğimiz tercih döneminde, 2011 - 2012 eğitim öğretim yılından itibaren 300 dönümlük dragos yerleşkesine namı diğer meşhur tekel arazisine geçileceğini söyleyerek birçok öğrencinin aklını çelenler ve bu öğrencilerin üniversiteye gelmesini sağlayanlar ise 2011’e girdikten sonra 2012-2013‘ten itibaren kampüse geçeceğiz derler. neymiş efendim, davalar davalar.. e sen o araziye tabiri caizse çökerken hesaba katmadın mı bunları? gençlerin üniversite hayalleriyle ping-pong topu gibi oynayıp dersane ortamında üniversite yaşamlarının geçmesine sebep olmaya ne hakkın var?

akademisyenleri gerçekten kalitelidir ama bu özelliğin o kadar ayırt edici söyleyemem. bu üniversitenin sözde rakip olmak istediği belli başlı vakıf üniversitelerinin hepsinde bu özellik vardır. lakin konu öğrencilere geldiğinde sorun başlıyor. öğrencilerin çoğunun gerçekten kalitesiz olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. cemaat, iktidar ve muhalefet partilerinin en vasıfsız taraftarları sıralamasında da ilk üçe oynama ihtimalleri yüksektir her daim.

fazla muhafazakar bir üniversitedir. kendileri adlarının bir an önce bilkent, koç, sabancı ile kıyaslanmasını isterler ama şuan için tek rakibi fatih üniversitesi’dir. persepolis filminin afişi asılır, indirilir. üzerinde bikinili kadın resmi olan tatil/otel afişi asılır, “kadının cinsel obje olarak kullanılması”ndan ötürü afiş indirilir. erkek öğrenci yurdunda kimin hangi siteye girdiği takip edilir ve gerekirse ifşa edilebileceği ifade edilir. kızlar yurdunda, yurtdışından okumaya gelmiş hristiyan bir öğrenci burada müslüman olması için zorlanır ve olay ancak rektöre kadar gittikten sonra çözülür.

sözün özü, ülker grubu'nun bu üniversitesi gelecekte devletin ve sermayenin önemli kademelerinde çalışacak kadroyu yetiştirecektir, lakin uzun yıllar olması gerektiği gibi bir üniversite olmayacak, olamayacaktır. ilk senesinde olması bunun tahmin edilebilmesini engellemez, zira bu yetkililerle, senatoyla, özünden sapmaya başlayan zihniyetiyle, öğrencilerle bunun aksi olması oldukça düşük bir ihtimaldir.
imamın yazarı imamın yazarı
sırf eleştirmek için konuşan klavye delikanlılarının "hayal kırıklığı" olarak gördüğü daha doğrusu görülmesini istediği üniversitedir. ama aslında bir hayali olan ve anlayana bunu vaat eden bir kaç üniversiteden biridir. tabi ki burs olanaklarına göre üniversite tercihi yapanların hayal çapının bunu anlamaya yetmemesi gayet doğaldır.

üniversite kurulmadan önce yapılan toplantıların haddi hesabı yoktur -ki bu toplantıları bilim ve sanat vakfının kurulduğu 1986 yılına hatta daha öncesine dek götürebiliriz- üniversitenin kısa orta ve uzun vadeli tüm planları yapılır. evet üniversitenin tanıtım kataloglarında bursların "normal eğitim süresi" boyunca geçerli olduğu yazılır. ancak klavye delikanlılarının bilmediği bir nokta vardır ki o da şudur; bu ibarenin yazıldığı 2010 senesinde (veya daha önce) yök bu ibarelerin tanımını değiştirdi ve normal öğretim süresi üniversitenin taahhüt ettiği gibi 2 yıl hazırlık okulu ve azami 7 yıl fakülte (bölüm) eğitimini kapsar hale getirildi, üniversite de bu ibareyi kullandı. isteyen bu konu hakkında yök mevzuatına da bakabilir. bu üniversitenin ticari bir amaçla kurulmadığı ve para probleminin de bulunmadığı aslında gayet iyi biliniyor. sonuç olarak bursun devam etmesi için sadece üniversiteye devam zorunluluğu bulunuyor, bunun dışında not ortalaması veya başka bir şart aranmıyor.

eleştiri cambazlarının bir diğer takıldığı konu ise hazırlık okuludur. zaten takılabilecekleri tek konu da odur, zira üniversitenin ilk senesi olmasından dolayı burada hoşlarına gitmeyen durumları üniversitenin tümüne mal etmenin hatası içine düşüyorlar. hazırlık okulundaki kurlu sistemde her bir kuru 2 kere okuma hakkı vardır. üniversitenin ilk senesinde 358 öğrenci vardır ve bunların çoğu da hazırlık okulundadır, üniversitenin normal işleyişine geçebilmesi ve fakültelerin tam verimle çalışabilmesi için bu öğrencilerin hazırlık okulunu bitirip bölümlerine geçmeleri lazımdır, üniversite ilk yılında haklı olarak buna çok önem verdi ve başarısızlıklarından endişe edilen öğrencilere "bu sefer de kalırsan bursun kesilir" telkininde bulunulmuştur (bu telkinde bulunan kişi sayısı bir (1)dir ) ki üniversite senatosu asla bu yola başvurmayacağını dile getirmiştir. bu telkin sohbet esnasında konuşulan şakayla karışık bir ders çalış uyarısıdır. üniversitenin parayla bir sorunu olmadığını bir daha hatırlatmaya gerek yoktur.

hazırlık okulunun sonunda yapılan ielts sınavından alınan ve bölüme geçiş için kabul edilen puan sınırı daha önce aynı puanı almış öğrencilerin gerekli performansı gösteremedikleri gerekçesiyle arttırılmıştır. bu üniversitenin başarıyı arttırma yolunda aldığı bir karardır. tabi ki bu karardan bazı öğrenciler doğal olarak memnun olmaz, sınavdan istenilen başarıyı elde edemeyen öğrenciler yaşadıkları hayal kırıklığıyla bazıları suçu hazırlık okuluna hatta hızını alamayıp tüm üniversiteye mal edebiliyor. bu durum ilkokul 1. sınıf dahil eğitim ve sınav olan her herde yaşanan bir durumdur.

dragos kampüsü konusuna gelince, 2011-12 akademik yılında taşınılması planlanırken kartal belediyesinin üniversiteye tahsis edilen alana kendisi konmak için ve ideolojik ön yargılar yüzünden bazı sendikalar üzerinden davalar açmış ve süreci uzattırmıştır. şuan gelinen noktada bir kaç idari işlem kalmış ve 2012-13 akademik yılında rahat rahat taşınılacaktır. konuyla ilgili ayrıntılı bilgiye kartal belediyesi dragos'u istiyor istanbul şehir üniversitesi dragos kampüsü 16 mart tarihli "kartal gazetesi"nin manşetine konu oldu. "şehir üniversitesi yeşil alanı katletmesin" m... sehirhaber adresinden ulaşabilirsiniz.

öğrencilerinin kalitesiz olduğu şeklinde ilginç iftiraya ise verilecek cevap bile kelime israfıdır. tabi bu kalite ölçmede hangi kıstaslar kullanılıyor açıklansa da ona göre değerlendirme yapabilsek ama 358 öğrenci içerisinde orijinal öğrenci sayısını oranladığınızda gayet yüksek bir oran çıktığını görebilirsiniz. bir gün üniversiteye gelip bahçesinde sessizce bir köşede oturup yapılan fikri tartışmalara kulak misafiri olursanız teorik alt yapısı gayet sağlam olan öğrencilerin varlığına şahit olabilirsiniz. bu üniversitede hiç bir fikir sessiz kalmıyor ve çok ayrı fikirdeki öğrenciler gerçekten güzel dostluklar kurabiliyorlar, bunu sadece bir gününüzü üniversitede geçirerek görebilirsiniz.

muhafazakarlık kıstasları nelerdir onu da bilemiyoruz, az muhafazakar çok muhafazakar nasıl belirlenir neye göre belirlenir, gerçekten ironik bir durum. üniversitenin kurucularından bir kısmı muhafazakar olabilir ancak üniversitenin muhafazakar olma veya görünme gibi bir derdi yok. persepolis filmi üniversitede gösterime sokulmuştur. tatil afişi ise üzerinde bikinili kadın olduğu için değil ticari bir reklamın üniversite onayı alınmadan asılması sonucu indirilmiştir. hristiyan bir öğrencinin müslüman olması için zorlanması ise tamamen iğrenç bir iftiradır. bir iki öğrencinin kendi arasında konuştuğu gevezelik o konuşmayla sınırlı kalmıştır, rektöre kadar gidip "çözülen" bir olay yoktur. bu noktada söylenmesi gereken bir şey de şudur ki; üniversite talep etmesi halinde hristiyan öğrenciler için ibadet yeri sunabilecek genişliğe sahiptir.

üniversitenin ne dinle ne ideolojilerle ne de parayla bir problemi yoktur.istanbul şehir üniversitesi ayakları bu topraklara basan dünyaya söz söyleyebilen evrensel aydınlar yetiştirme amacıyla kurulmuş 30 senelik bir hayaldir ve yıllar önce bu hayali taşıyanların bu üniversitede buluşma sözüyle dünyanın farklı yerine dağılan fedakar akademisyenleri tek tek bünyesine katmış ve katmaktadır. 70 bin dolar aylık maaşla dünyanın en prestijli şirketlerinde çalışabilecek kalitedeki akademisyenleri tekrar türkiyeye döndürebilen güç bu üniversitenin verdiği para değil, akademisyen ve öğrencilerine yeryüzünde "kaostan kozmosa (düzen) geçişin aktörleri olma" vaadidir.
usuyitik usuyitik
facebook'ta bi haberlerine yaptığım yorumu silmeleri beni çok üzdü. onlara bu beni çok üzer dedim. bu beni çok üzdü sayın şehir üniversitesi. ama bi yandan facebook'a niçün uyuz olduğumu da göstermiş oldu, niye mi, çünkü iyi şeyler hep başkalarının başına geliyor sayın şehir üniversitesi. ve biz niyeyse hiç o başkaları olamıyoruz. kim lan o başkaları sayın şehir üniversitesi, başkaları cehennem mi sayın şehir üniversitesi?

ve hatta, o kadar reklamınızı yapmama rağmen yorumumu silmeniz, inanın beni çok üzdü.

yorumum facebook sayfanızın kurumsallığına halel mi getiriyordu sayın şehir üniversitesi? eğerçi öyle olsun, çok istiyorum bursunu verdiğiniz kibirli arkadaşın hezeyanları ve iç geçirmeleri kurumsallığınıza ziyadesiyle halel getirmekle birlikte, buna mı burs vermişler la sorusunu akıllara kazıyor. bu da beni üzüyor sayın şehir üniversitesi. ama hakkaten, o yorumu silmeyecektiniz. çok üzüldüm çünkü.
1 /