istanbul şehir üniversitesinin kapatılması

plutonun askerleriyiz plutonun askerleriyiz
partili cumhurbaşkanlığı kararıyla kapatılmış olan üniversitedir.

www.resmigazete.gov.tr

bu noktada ahmet davutoğlu'na rest çekildiği zaten üniversiteye kayyum atandığında ortadaydı. kapatılması da bu restin büyüklüğünü gösterir. ama burada dikkat etmesi, endişelenmesi gereken akp çocuklarıdır. zira bir zamanlar kendinden olanı şu an nasıl yiyip bitiriyorsa gün gelecek akp çocukları da bizzat akp tarafından yenecektir.
dumrul dumrul
ahmet davutoğlu konuşma yapmış. medyaskop yayınlamış. biraz dinleyeyim dedim. yok çekilmiyor aga. her an cehape, hedepe, peğağa, kokteyil terör örgütü diye bağırmaya başlayacakmış gibi hissediyor insan.

ama düşene çok vurulmaz. davutoğlu hakkında çok fazla konuşmayacağım. fakat akp terör örgütü yandaşları senelerce şakşakladıkları davutoğlu'nun akıbetinden ders almak durumundalar. davutoğlu örgütün genel başkanı ve başbakanıydı. sırf diktatörü şakşaklamaktan vazgeçti diye adamın üniversitesini kapatıyorlar.

"faşist diktatörlük nedir?" denirse işte budur.

dünkü başbakanına bunu reva gören size ne yapmaz? kimi harcamadı bu herif? hiç düşünüyor musunuz?
3
uykusuzyolcu uykusuzyolcu
her şehre bir üniversite diye başlayan politika, her şehirden bir iki üniversiteyi kapatalım politikasına evrildi herhalde.
önce sapık gibi üniversite ve bölüm açarak mühendislik bölümlerinin dahi puanlarını ya da sıralamalarını yerin dibine batırdılar, şimdi de muhalif olduğunu düşündükleri kimseler ya da bu kimselere yakın kimselerin yerin dibine batması için ellerinden geleni yapıyorlar.
bundan birkaç yıl önce 'şehir'liler toplanıyor' diye kurumlara yerleştirilen şehir'lilere ne olacak, asıl ben onu merak ediyorum.
acarabi acarabi
düne kadar el üstünde tutup şakşakladıkları eğitim kurumunu bugün kapatanların yeri geldiğinde sesini yükseltecek olan şimdiki yandaşlarına nasıl karşılık vereceklerini çok merak ediyorum.
acımasız gibi algılansam da...
(bkz: müstahak)
nils holgersson nils holgersson
iyi olmuş.

iki yüzlü siyasal islamcılar ayarını bozduğunuz adaletin sopasıyla hepiniz zamanı gelince tek tek tanışacaksınız. yıllarca el birliğiyle ülkenin iliğini kemiğini emdiniz. ağlamaya sızlamaya hakkınız yok.

ne davidoff, ne malum şahıs ne de ali babacan ın birbirinden bir farkı yok. başta hepsi sevecen, pozitif ama gücü eline geçirince ceberrutlaşırlar.

bir daha geri gelmemek üzere tarihte yerinizi alacaksınız hepiniz inşallah.
elcordobez elcordobez
normal şartlarda haksız usûlsüz açılan bir üniversitenin hiç öğrenci almadan yapılması gereken hadiseydi. davayı açan ilerici kurum mimarlar odasıdır. zira davutoğlu önderliğindeki güçten zehirlenmişler ordusu tekel binasına çökerek açmıştı bu okulu. ve hatta bir de kendilerine ait olmayan bir bina üzerinden kredi kullandılar.
ama neden bu okula devam etmekte olan çocuklar madur edilerek işlem şimdi yapıldı?

eğer mesele özel bir üniversitenin yetimin hakkı olan binalara çöküp haksız rekabet yapmasıysa mersin toros üniversitesini buradan ihbar ediyorum.
ilaa yetimin hakkını korumak için, yetim hakkı yiyenin muhalif parti kurmasını mı bekleyeceksiniz?

haa bir de bugün khk lı masum hocamız haluk savaş'ı kaybettik. davutoğlu na soruyorum, ellerine bir baksın bakayım kan görebilir.
veya vicdanına baksın. sanmıyorum ama belki sorumluluk kırıntısı görür küçük adam.
uzaklardancemuzangeliyor uzaklardancemuzangeliyor
ben davutoğlunun muktedir halini de hatırlıyorum. bu yüzden mağdur olmasına inanmıyorum. az bile..

ama üniversite kapatırken amac davutoğlunu ön plana çıkartmak.
diğer siyasi tosunu geriye atmak. dahice.
metruk metruk
şöyle özet bir yorum yapmak istedim lakin nereden tutsam elimde kaldı. şu sonuca vardım, burası netice itibariyle bir kamu mülküydü. hazine arazisiydi. üniversite için tahsis ediliyor. niçin bir üniversiteye tahsis edildiği veya bir üniversiteye tahsis edilecekse neden falanca vakfa ait özel bir üniversiteye tahsis edilmesi tartışılır olsa da buraya kadar standart bir uygulama var gözüküyor. zannediyorum 2009 yılında bu süreç yaşanıyor.

sonrasında davutoğlu başbakanlığa gelince arazi ile ilgili karşılıksız devir süreci başlatıyor. yani mesele sanki o süreçte ayrı bir merhale atlatılıyor. bir de devlet bankasına mahut arazi teminat gösterilerek alınan oldukça yüksek bir kredi var. bu süreç ise 2014-2016 arasında yaşanıyor zannediyorum. ve bakıldığında bütün süreç üniversite kurucularının lehine işliyor ve ortada sektörel olarak onlar için herhangi bir risk yok. davutoğlu ile olan organik bağdan dolayı bütün imkanlar çok iyi değerlendirilmiş. aslına bakarsanız bir hukuksuzluk da yok gibi duruyor. fakat gel gelelim alınan kredi ödenmiyor veya ödenemiyor. ve ortada siyasal bir ters düşme de var. ve zannediyorum tam burada mevcut otorite buradan yürüyerek bu sefer eskiden lehte kullanılan bütün imkanları bay pas ediyor. ve artık o sektörel risk var hale getiriliyor.

kanaatim şudur, ortada kredi ve krediden kaynaklı sıkıntılı meseleler boyut atlamasaydı işler bu raddeye belki de gelmeyecekti.

geriye kalan, bir üniversitenin kapatılmasının burukluğudur.