istanbul sözleşmesi

1 /
mavikuzgun mavikuzgun
kadınlara yönelik şiddet, aile içi şiddetin önlenmesi ve bunlarla mücadeleye ilişkin avrupa konseyi sözleşmesi 11 mayıs 2011 tarihinde istanbul’da imzaya açılmış olması nedeniyle istanbul sözleşmesi olarak anılmaktadır.

istanbul sözleşmesi, uluslararası hukukta kadına karşı şiddet ve aile içi şiddet konusunda yaptırım gücü olan, bağlayıcı, bağımsız bir denetim mekanizması kurulmasına yer verilen ve şiddetin kadın erkek eşitsizliğinin bir sonucu olduğunun vurgulandığı ilk sözleşme niteliği taşıyor.
bkz: istanbul sözleşmesi yürürlüğe giriyor 34volt artık yasalarımızda bu konuda eksiklik var, yasayı değiştirelim, kadını koruyamıyoruz bahanesine son, kadına yönelik şiddet insan hakları ih... 34volt
mujer mujer
kabul edilmiş değil, 1.8.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş sözleşmedir.

şiddet gören kadınlar ülkelerin inisiyatifine bırakılmaksızın bu ülkelere mülteci statüsüyle kabul edileceklerdir. sözleşmenin yürürlüğe girdiği ülkeler; arnavutluk, avusturya, bosna-hersek, danimarka, italya, karadağ, portekiz, sırbistan, andorra. fransa ve isveç’te ise 1 kasım’da yürürlüğe girecektir.

sözleşmedeki cinsel yönelim ifadesi sebebiyle sözleşmenin lgbti bireyler için de koruma sağladığı hususunda doktrinde görüş birliği bulunsa da, hükümetler tarafından doktrinin ne kadar önemseneceğini zaman gösterecektir.

merak edip okumak isteyen olursa diye bunu da buraya iliştireyim;


inatci kahraman aga inatci kahraman aga
bu sözleşmenin uygulanmasını takip edecek "grevio komitesi"nin 9 temsilcisinden 6'sı kamu temsilcisi. kendi kendini takip eden kamu görevlilerinin yanında, 77 kadın ve lgbti örgütü tüm çabalarına ve itirazlara rağmen komiteye alınmayarak, kalan 3 stk temsilcisi, padişahımızın "kadınla erkeğin eşit değil eşdeğer olduğu" sözlerinin alkışlandığı, sümeyye erdoğan'ın yönetim kurulunda bulunduğu kadem, ahmet davutoğlu’nun eşi dr. sare davutoğlu’nun kurucu üyeleri arasında bulunduğu kasad d ve akder olarak belirlendi.
bu tarz saçma ve dayatmacı uygulamalar artık olağan hâle gelmişse de, şiddetle karşı çıkılması ve her platformda protesto edilmesi gereken kabul edilemez bir tavır olduğunu düşünüyorum.

aile bakanlığı 'şaşırtmadı': bağımsız kadın örgütlerine bürokratik engellerle veto email protected] kadına yönelik ayrımcılıklar ve eşitsizliklerle mücadelede ciddi yaptırımlar içeren avrupa konseyi istanbul sözleşmesi'ni 2011 yıl... diken
kadına şiddete karşı 'hükümete yakınlık kotası' uygulandı, 77 örgüt hiçe sayıldı aile ve sosyal politikalar bakanlığı, kadına yönelik ayrımcılıklar ve eşitsizliklerle mücadeleyi diğer tüm kadın ve lgbt örgütlerini gözardı ederek... diken
dumrul dumrul
kadına dönük şiddetin önlenmesine dair bir sözleşmedir. dinci bok parçalarının hep birlikte buna karşı anırıp durmasının elbette bir sebebi var.


6
gulhane parkindaki ceviz agaci gulhane parkindaki ceviz agaci
kadınları köleleştirmeyi, onları baskı altına almayı ve kendilerine dilediği gibi şiddet uygulamayı normal gören; kadınlara ve genç kızlara karşı böyle davranmayı "erkeklik" sayan, bu zırvalıklara karşı çıkan erkekleri "ibne" ilan eden, zırvalıklara baş eğmeyen her kadını (muhafazakar olsun ya da olmasın) orospu olarak kodlayan azgelişmiş sapık kafaların itinayla düşmanlık beslediği sözleşme.




t24.com.tr




www.gazeteduvar.com.tr

neden karşılar falan:


gulhane parkindaki ceviz agaci gulhane parkindaki ceviz agaci
bu sözleşmeye karşı çıkan ve düşmanlık besleyenlerin amacı kadınların ve lgbt bireylerin bireysel hak ve özgürlüklerini kısıtlayıp onları psikolojik ve fiziksel şiddete maruz kılmak. uygulamak istedikleri şiddeti de anormal ve suç olarak görmüyorlar.




bu sözleşme oldukça kalın bir kırmızı çizgi. bunu sakın unutmayın.
kılavuz karga kılavuz karga
akp'nin avrupa ile yakın olduğu zamanlarda bizzat onun teşvikiyle türkiye'nin imzaladığı, kadın hakları ve diğer cinsel yönelimlere sahip insanları toplumda nasırlaşmış olan uygulamalara karşı koruyan, büyük oranda koruyamasa da hukuki güvence veren bir anlaşma. yıllar geçti ve akp hükûmeti devletin birçok kurumunda, hesap vermeyen bir güç haline gelince, özellikle kemikleşmiş bir seçmen kitlesine sahip olunca içinden ne geliyorsa dökmeye başladı. hele ki gülen cemaatiyle arasının bozulması ve gülencileri devletin üst organlarından temizlemesi sonucu mutlak hakimiyetinin tadını çıkarıyor.

hatırlayın; bülent arınç'ın kürtaj hakkında söyledikleri sözler, meclisteki tartışmada zamanın hdp diyarbakır milletvekili nursel aydoğan'a "bir kadın olarak sus" demesi; 2013 yılında trt1'deki iftar programına katılan ömer tuğrul inançer "hamileliği davul çalarak ilan etmek de bizim terbiyemize aykıdır. böyle karınla sokakta gezilmez." derken programın sunucunun "allah razı olsun" demesi konuyu geçiştirme çabası mı onaylama mı belli değildi.

istanbul sözleşmesi ya da kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetin önlenmesi ve bunlarla mücadeye dair avrupa konseyi sözleşmesi, adına ne derseniz deyin bu sözleşme yıllardır erkeklerin altında ezilen, haklarını arayamayan kadınlara hukuki bir güvence sağlıyor. ayrıca sözleşmede 18 yaş altındaki bireyler de kadın olarak tanımlanıyor ve böylece kapsam genişletiliyor.

aslına bakarsanız sözleşmede tarafların sorumlu olduğu birçok madde uygulanmıyor: namus, işlenen suçlarda hafifletici sebep olamaz diyor, bizde oluyor; ani mukabele, önleme ve koruma maddesiyle kadınların güvenliğini hızlı bir şekilde sağlamakla mükellefsin diyor, fakat şiddet gördüğü için koruma talep eden ayşe paşalı 2010 yılında eşi tarafından öldürülüyor. bu, daha önce koruma talebine rağmen öldürülen kadınlar için bir dönüm noktası olup simge haline gelse de 2010 yılından beri erkek şiddeti sonucu ölen son kadın değil.

daha ne kadar örnek verip hangi maddelerin uygulanmadığını söylesem bilemiyorum. buna zaman ayırsam kitap yazarım herhalde. ayrıca haberlerde kullanılan ve kişilerin kullandığı dilin de toplumun bakış açısını yansıttığını düşünüyorum, yani daha kat edecek çok yolumuz var. kadınlar öldürülüyor, tecavüze uğruyor, taciz ediliyor, darp ediliyor, şiddet görüyor. olayların merkezinde hep kadın var ve eylemler çoğunlukla edilgen. bir şeyler oluyor ama yapana vurgu yapılmıyor. adam kadını öldürüyor, falanca kadın eşi tarafından öldürüldü. hele karşılıksız aşk cinayeti, kıskançlık cinayeti gibi akılalmaz tamlamalar var ki ne haber etiği ararsınız ne de insanlık. işte bu sözleşme uygulandığı takdirde kadınlara nefes alma imkânını sunacak ve erkeklerin binlerce yıldır malı gördüğü kadınları boyunduruktan kurtaracak. kimse merak etmesin, kadınların yakasına yapışmayınca ne orospu olurlar, ne sizi aldatırlar ne başka fitnelik peşinde koşarlar.

düzeltme : imla, eksik kelimeler ve ekler ile anlam bozuklukları giderildi.
gulhane parkindaki ceviz agaci gulhane parkindaki ceviz agaci
türkiye'nin bu sözleşmeden çekilmesi, müslüman türklerin türümüzün ve uygarlığımızın bir parçası olmadığını iddia edenlerin elini daha da güçlendirecektir.




www.yenisafak.com




t24.com.tr

bu sözleşmeden veya bazı maddelerinden çekilmesi, tr'nin dünya kamuoyundaki imajına oldukça büyük bir darbe vuracak. ab ülkelerinde yaşayan müslüman türklere bakış açısını değiştirecek. batılı ülkelere herhangi bir sebeble seyahat etmek isteyen tc yurttaşlarının işi biraz daha zorlaşacak.

tüm bunlar hesaplanmıştır herhalde.
1 /