istanbul üniversitesi hukuk fakültesi

1 /
vunrama vunrama
saçlarını sevmeyenlerin,bir an önce dökmek ve kurtulmak isteyenlerin kaydolması gereken,salt ezbere dayalı eğitim yuvası.
myrmidon myrmidon
yeni kurulan hukuk fakültelerinin soğukkanlı bir kapkaççı edasıyla birçok kaliteli hocasını apardığı ve kalanların bir kısmının da emekli olarak veya ölerek tasfiye olduğu okulum. bazıları da rektörle anlaşamamaktan ileri gelen bir istifa eylemi gerçekleştirmiştir. kalan hocalardan ve asistanlarından bazıları ise hala okulun kalite seviyesini bir düzeyde tutabilmek adına canhıraş çalışmalar yapmaktadır. bu şahıslar bu fiillerinden ötürü tebrik edilesi, takdirname verilesi, anıtı dikilesi kimselerdir. ancak bir noktadan sonra "eeeeeh ben mi kurtaracağım bu okulu" diyerek kendilerini bu çabalarından emekli etmelerinden korkulmaktadır.
take me back take me back
girmesi kadar çıkması da zor olan,il han özay,semih gemalmaz,haluk burcuoğlu gibi değişik hocaları içinde barındıran,dört senede bitirme oranının oldukça düşük olduğu okulum.bahçesi kışın çok güzel bir hal alır,30 yıl öncesi mezunlarının ''aaah aaahh bizim zamanımızda bu ağaçlar küçücüktü''diyaloglarına maruz kalmak içten bile değildir.
sidar sidar
mezun olanlardan ziyade saç ekim merkezlerine para kazandıran okul.

bu bölümde diğer bölümlerdeki gibi uzun saçlı öğrenci göremezsiniz. saçları gür olanlar sadece müstahdemlerdir.

öyle madem üniversteliyim saç uzatayım diyemezsin. ben kazandığım sene uzatmaya çalıştığım saçlarımı döküldüğü için kestirdim, kel olmamak içinç iki senedir saçlar 3 numara geziyorum.

ayrıca hukukçuların çemkirgen olmalarının sebebi de bu okulun; tüm güzelliklerini, vakitlerini ve neşelerini çalmasıdır. kitap okumaktan gözünüz bozulur, kamburunuz çıkar; dertten kederden saçınız dökülür. abbaaoouuuvvww geldiğinize geleceğinize pişman olursunuz.
venom venom
dalgın bir şekilde koridorlarından geçerken bir anda sağınızda ya da solunuzda (yöne göre değişir) nizami sıraya girmiş barikatlı 20-30 polis görebileceğiniz mekan.
ilginç kavgalar döner.
amfileri de yazın püfür püfürdür.
erutheilluvatar erutheilluvatar
1999 yılında mezun olduğum, okuduğum dönemde türkiye'nin en iyisi olan, 1 numaralı anfisine girdiğimde hala tüylerimi diken diken eden okulum. iyi ki okudum dediğim güzüide fakülte.
crous crous
okula ilk girdiğimizde daha kafadan saim üstündağın 4 sınıftaki icra-iflas dersi bir yana okulun tüm dersleri bir yana diye korkutulan okul.. ama her ne hikmetse icrayı tek sınavda verdik.. çünkü saim üstündağ emekli olmuştu..

birde semih gemalmaz efsanesi vardı ama oda o dönem yurtdışında olduğu için iyi yırtmıştık..

galiba bizim dönem çok şanslıydı..

sahasında top oynadığım, yemekhanesinde yemek yediğim sonrasında arka bahçesinde süleymaniyeyi seyrederek dinlendiğim; okul bahçesi, beyazıd meydanı, sahaflar, uzunçarşı yolu ile eminönüne inmeyi oradan kadıköy akşam vapuruna binip derslerin yorgunluğunu temiz boğaz havası ile geçirmeyi çok özlüyorum..

birde final dönemlerinin öldürüsüye temposunu.. fotokopiler, kitaplar, sabahlamalar, uykusuluk, nescafe, beyazıd kütüphanesi, sahaflar, filiz kitabevi, yeni anfi vb.. bu bile özleniyor be..
yakoul yakoul
biz okurken, var olan öğretim görevlilerinin artık bir bir diğer üniversitelere dekan ve rektör ve hatta ösym başkanı olduğu zamanının en azametli fakültesi. orada okuyorum denmesi bile yeri geldiğinde ekstra saygı görmenize yol açardı..
chat noir chat blanc chat noir chat blanc
'istanbul üniversitesi hukuk fakültesinde okuyorum' demek gurur vericidir..bilmez herkes ne durumda olduğumuzu atıp tutarız genelde.(bkz: dışı seni içi beni yakar)

okulun adı sıcaktır da içi soğuktur.hocaları çeşit çeşit ve çeşittir,hiçbiri birbirine benzemez.
öğrencileri büyük ölçüde sol görüşlüdür bir de sağ görüşlüler ve görüşsüzler vardır.hele bir de ileri görüşlüler vardır ki naparlar nasıl yaparlar bilmem 4 senede bitirirler okullarını anneciklerinin babacıklarının yanına sıcacık yuvalarına dönerler ve hayatlarına başlarlar.ben ve benim gibiler de onlara bi anlam veremez
'öğrencilğimin bitmesini istemiyorum' 'istanbul'u seviyorum'
'sindire sindire okuyorum.ne var??' gibi bahanelerle uzattıkça uzatır ve okuldan 7 senede mi 8 senede mi atılacaklarını,hangi dersi verirlerse aynı sınıfı 3.kez tekrar etmeyeceklerini,çok çalıştıklarını ama hocaların çok zor sorular hazırlamasından kaynaklı f aldıklarını,hangi hocayla not için konuşulup konuşulamayacağını, sınavdan önceki gece taksim'de bilmem nerde ne kadar eğlendiklerini,okulun bahçesinin ne kadar güzel olduğunu ve tam 5 sene derse hiç girmeden bahçede oturup kahve kola çay içebileceklerinin mümkün olduğunu, 4-4,5 senede bitirenlere gıcık olup daha fazla nasıl çemkirebileceklerini,bi türlü veremedikleri bilmem ne dersinin ne kadar anlamsız olduğunu ve hukuk fakültesinde niye okutulduğuna anlam veremediklerini,okulu bitremediklerinde kızların zengin koca bulup bulamayacağını ve erkeklerin acemi birliklerinin acaba nereye çıkacağını tartışıp dururlar.

aslında herşey daha 1.sınıftayken başlar,nasıl alışırsan öyle gider.
eşşeklik bizim eşşekliğimizdir..
yürüyün koçlarım yürüyün 4 seneliklerim kim tutar sizi.
allah cezanızı verecek.
1 /