itiraf

1 /
squeeze the world and drip it down my throat again squeeze the world and drip it down my throat again
yapılması ne kadar zor olsa da, yıllar geçtikçe insanın içinde küçük kar topunun çığa dönüşmesi misali gittikçe büyüyen ve dışarı atılması gereken bir hastalık halini alabilir.
bu olay açık bir şekilde katillerde gözlemlenebilir. bir cinayet işlemiştir ve o kadar profesyoneldir ki arkasında hiç iz bırakmaz. hayatına kaldığı yerden devam etmek ister ama hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. yediği yemekten, yaşadığı hayattan zevk alamamaya başlayacak, günaşırı kabuslarla uyanacaktır. hepsinden kurtulmanın, zihinsel ve psikolojik olarak rahatlamanın yolunu itiraf edip teslim olmakta bulur. eğer amerikalıysa, elektrikli sandalyede kömür olup, ülke ekonomisine katı yakıt olarak geri döner. eğer biraz şanslı olup türkiye'de doğmuşsa birkaç yıl hapis yattıktan sonra genel bir af kapsamında dışarı salınır. zihinsel rahatlamayı bırak, uçuyordur artık. yepyeni cinayetlere hiç olmadığı kadar hazırdır. gidip birini öldürür ve döngümüz hiçbir sapma yapmadan insan ömrünün yettiği sürece böylece devam eder..
buz gibi soguk su buz gibi soguk su
insanın üzerine lekeli elbise giymesi gibidir. lekeyi saklayamazsınız, unutkanlığınız yok olur davul gürültüsüyle birlikte gelen vicdanınızla. elbiseyi çıkardığınız da acaba üşür müyümü düşünmek yerine insanlar bu halde benim için ne süzecek kendilerine diye kurgularsınız. iki tarafta da rahatsızsınız. suya girip çıksanız komple hem elbiseniz üzerinizde, hem de lekeniz demir parmaklıklar arkasına girer mi?
chansonnn chansonnn
zeki demirkubuz'un karanlık üstüne öyküler üçlemesinin 2002 yılında gösterilen ikinci filmi.13. ankara film festivalinde zeki demirkubuz'a en iyi yönetmen ödülünü ve mahmut tali öngören özel ödülünü kazandıran film,harun karakterini canlandıran taner birsel'e de 21.uluslararası istanbul film festivali'nde en iyi erkek oyuncu ödülünü kazandırmıştır.
berkcel berkcel
ben gerçek bir orospunun yüzüne bile orospu diyemem heralde, o yüzden filmdeki bu konuşmalar aklıma kazınmış.

---- spoiler ----

harun ve nilgün (karı koca) restoranda tartışırlar.

...
n: onuru karıştırma!
h: ağzını burnunu kırarım senin! onur sana mı kalmış! orospu!
...

---- spoiler ----
splendid splendid
arada optik materyaller olmadan, kamera aracılığıyla değil direk kendi gözlerinizle görüntüleri yakalayabileceğiniz hırpalayıcı bir zeki demirkubuz filmi.

ankara'da geçen nadir filmlerden biri. tersten de aynı okunan bir kelimeye benziyor. tarifi mümkün olmayan bir gerçeklik anlayışı var.başak köklükaya ve taner birsel oynamıyor sanki. harun ve nilgün oynuyor. kendini kaptıranlar için film gerçekten bir hayat yorgunluğu.
çok başarılı ama çok yorucu. *
bir şeyler olacak yarın bir şeyler olacak yarın
sana bugüne dek pek çok şey itiraf ettim. sonra bazen pişman oldum.

şimdi ise pişman değilim, bu noktalara geleceğini düşünmediğim bir şey dedim ve bugün sana bunu itiraf ettim.

beni sildin hayatından, belki de bir daha hiç karşılaşmayacağız onca güzel zamana rağmen.

ama şunu bil ki, seni seviyorum.

senden dileğim, bir gün aklına gelirsem beni güzel şeylerle hatırlamandır...

sevgiyle kal "ablacım"...
1 /