iyi polis kötü polis

azwepsa azwepsa
direkt girilen bir yöntem değildir. yani kişiye sorgulamaya başlar başlamaz iyi polis kötü polis oynamazsınız. önce biraz bekler, canı sıkılır. ona durumunun gittikçe kötüye gittiği ve sadece iş birliği yaparak kurtulacağı sezdirilir. aradan bir süre geçer. kişi halinden, yerinden rahatsızlaşmaya tedirgin olmaya başladığı anda önce "kötü polis" devreye girer.

kötü polis aslında şüpheli ile iletişim kurma gayesi gütmeyen roldür. kafasında güya kurmuştur olayı. elbetteki kafasındaki kurgu gerçekle alakasız ve şüpheliyi ipe gönderecek türden bir kurgudur. kötü polis sürekli kişiyi bu kurgu içinde konumlandırmaya çalışırken şüpheliyi savunma pozisyonuna sokar. kişi sürekli olmadık, aşırı ithamlar altında bırakır ve zaten tedirgin olan kişi kendini savunmak ister. ancak "kötü polis" denilen rol kendini savunma çabalarını da bastırır. bu da şüphelinin kendini ifade etme arzusunu kamçılar. yani "kötü polis" adamı tavına getirir.

"iyi polis" ise diğerinden genellikle daha yetkili ve amirdir. yahut işi devralan kişidir. bu ise iletişime açıktır. tek yaptığı "ee anlat bakalım" demektir. sorgulanan kişiye konuşmak için artık beklemekten öte arzuuladığı şansı veren kişidir.
perdedari mikuned ber kasr ı kayser ankebut perdedari mikuned ber kasr ı kayser ankebut
aile içinde annenin iyi, babanın kötü rolü üstlendiği ikilidir.

anne, babadan habersiz bir haltlar karıştıran veya yaramazlık yapan çocuğa öncelikle anne tatlı dille yaklaşır. eğer fayda etmezse akşama babanla konuşursun o zaman denilerek gözdağı verilir. ve genelde de işe yarar.

bu şekilde ağzımdan laf alan annemden az dayak yemedim.

gerçi dayanamaz dövdükten sonra yine kucağına alıp okşardı orası ayrı bir konu.
kırmızıdudakboyası kırmızıdudakboyası
demek insanoğlunun beyni bu önermeyi yiyecek kadar gerzek ki,hala uygulamaları başarıyla yapılmaktadır.kandırma ve iki yüzlülüğü öğretip dikte etmekten başka bi boka yaramayan ikna yöntemidir...iyi polis kötü polis yerine 'ters psikoloji'yi uygulamak çok daha verimli sonuçlar doğurabilir.
dumrul dumrul
paşamız bunu da biliyormuş:

(bkz: erdoğan: "iyi polis, kötü polis oyunu" başbakan recep tayyip erdoğan, rusya'nın saint petersburg kentindeki g20 liderler zirvesi kapsamında düzenlediği basın toplantısında, açıklamalarda... cnnturk )

iyi polis kötü polis işkence sürecinin bir parçasıdır. işkence nedir, nasıl yapılır bilmeyenler için tabii açmak lazım.

işkence sırasında gözler hep bağlıdır. bu hep yanlış anlaşılan bir şeydir. amaç işkencecilerin kimliğini gizli tutmak değildir. sizden korktukları için de yapmazlar. işkenceci bütün gücünü yarattığı korku ve belirsizlik atmosferinden alır. emin olun şu dünyada "katlanılmayacak" hiç bi işkence metodu yoktur. ve gözbağı da o belirsizliğin sürekliliğini sağlamak için vardır. kendinizi dünyadan soyutlanmış hissedip olumlu herhangi bir şey düşünememeniz için...

sorgunun tüm aşamalarında polisin her hareketi ile size verdiği mesaj "zamanımız bol"dur. bunun için hareketler hep ağır çekim akar. filmlerdeki gibi sabırsız sorgucular gerçek hayatta yoktur. öfke patlaması yaşayan sorgucu diye bir şey yoktur. olmaz... olayın doğasına aykırı... işkenceci sizi bir düşman olarak görmez. bu ancak çeviklerin yediği bir boktur. zaten onların seçilme ölçütü bu nefret. "devlet"in çizdiği sınırın dışına çıkan herkes yok edilmeyi hak eden bi düşmandır çeviğe göre... işkenceci sorgu memuru ise seni işi olarak görür. düşman olarak görmesi dahi senin insan oluşuna işarettir. oysa sen insan değil bi işsin. seni ezecek sonra eve gidip karısına sarılacak, çocuğunu sevecek filan... hayalarını avuçladığı eliyle çocuğunun başını okşarken sıkıntı duymaz o çünkü senin hayan cinsel bi organ değil. sen zaten canlı bi varlık değilsin...

her neyse dağıtmayalım. "iyi polis" denen varlık yine filmlerde gördüğünüz gibi bi varlık değildir. iyi polis her zaman işkence ekibindedir. suyu sıkan hortum onun elinde olabilir, manyetoyu tutan el onun eli olabilir... sonra seni işkencenin yapıldığı o rahatsız edici odadan alır papaz'ın yani iyi polisin seninle muhabbet edeceği yere götürürler. gözün açıktır. o sana o kadar "insani" şeylerden bahseder ki şaşırabilirsin...

şaşırma... az önce boğazını sıkıyordu o puşt... bütün bir işkence sürecinde acelesi olan tek kişi iyi polistir. buradaki denklem şöyle kurulur: teşkilatta bazı kötü polisler var. bunlar bütün teşkilatı temsil etmiyorlar. onların eline düşmek çok korkunç bişey ve onlar ne istiyorsa onu kabullenmek, onu imzalamak, onu yapmak gerekir. onların eline tekrar düşeceğine ne istiyorlarsa yapmak en hayırlısıdır. kendinizi ezdirtmemelisiniz. siz de bir ana baba çocuğusunuz... falan filan... işte o kötü adamlar seni ezmek için sabırsızlanıyordur, iyi polisimizin de bunu engellemek için çok fazla vakti yoktur... arada arkadan sesler yükselir. o orospu çocuğunu sikicem bu ne konuşuyo falan diye. bunu sanki senden nefret ediyormuş, yok etmek için sabırsızlanıyormuş havasında söylerler ama yani o iyi polis ne kadar "iyi" ise arkada bağıran da senden o kadar "nefret" ediyordur... hepsi bir oyundur.

işkencehanede nefret de dahil olmak üzere insani hiçbir duyguya yer yoktur. iyi polis de ancak arka sokaklarda olur gençler...

genelleme yapıyorsunuz falan diye höyküren arkadaşlar bunları bilmezler... ama paşamız çok iyi bilir... iyisiyle kötüsüyle polislere destan yazdıran odur çünkü...