j k rowling

1 /
korialstrasz korialstrasz
bir kafede tek kahve parasına sabahtan akşama kadar oturup kitap yazan sonra da paranın dibine vurup dünyanın en zengin kadınlar listesinde başı çeken yazar..
karlfazer karlfazer
web sitesinde silgiyi tıklayıp çıkan pencerde kapının koluna tıklayarak kapıyı açınca rowling tarafından yazılmış uzun bir teşekkür mektubu çıkıyor.
kane kane
dünyanın en büyük pazarlama ve reklamcılık olaylarından birinin (harry potter etiketi) kazanan tarafı.

peşin edit: bunu seriyi seven ve takip eden biri olarak yazıyorum.
nox nox
dumbledore'un gay olduğu ve gençliğinde grindelwald'a karşılıksız bir ilgi duyduğu açıklamasını yaparak çocuk yaştaki okurlarının ibnelik potansiyelini arttırmış yazardır.
des des
the lord of the rings'i çok iyi etüt etmiş kimse.belli başlı simgeleri kullanarak işin içine biraz entrika dalavere katarak harry potter'ı yazmıştır.kimse bana dumbledore'dun gandalf'tan esinlenmediğini söylemesin.aynı şekilde görevlerini yerine getirmek için yola çıkan karakterler olarak harry de frodo'dan esinlenilmiştir.ama son kitapta patlamıştır seriye yakışmayan saçma sapan bir final seriyi mahvetti.çocukken başladığım büyüyünce herkese savunduğum çocuk kitabı değil dediğim seri saçma sapan finalle noktalandı.sonuç olarak son kitapla beraber gözümde aşırı derece irtifa kaybetmiş yazardır.
pandalari koruyalim pandalari koruyalim
şöyle bir röportaj vermiş ki harry potter bittikten sonra sonunda ne olduğunu anlatıyor(neden kitaplarda anlatmadıysa artık cadı karı nolucak)


(bkz: tabi ki de copy paste)
...........ayrıca feci spoiler içerir........
leaky cauldron: büyü dünyası bir şey öğrendiyse bu nedir, ve voldemort’la savaşın sonucunda halk nasıl değişti? (yani harry, ron ve hermione’nin gelecekteki kariyerleri sonucu değil.)

j.k. rowling: büyü bakanlığının bozuk ve yozlaşmış hali tersine dönmeye başladı ve dümendeki kingsley ile gizlice hep orada olan ırkçılık yok edildi.

j.k. rowling: harry, ron, hermione ve ginny elbette sonraki kariyerleriyle büyü dünyansının yeniden yapılandırılmasında önemli roller oynadılar.


ryan love: “deathly hallows”da ginny’nin güçlü büyü hünerlerini görmemiz ve yedinci çocuk olmasının neden önemli olduğunu keşfetmemiz gerekmiyor muydu? kitaplardaki ana rolü harry’nin harry’yle olan aşk ilişkisi miydi sadece?

j.k. rowling: merhaba ryan! bana kalırsa son savaşta ginny güçlü sihir yeteneklerini gösterdi ve on altı yaşında bir cadı için kendini gayet iyi kanıtladı. ancak son kitapta yedinci çocuk olmasının bir rolü olacağını söylediğimi hatırlamıyorum, bunu söylediğime emin misin?


georgina: lucius malfoy ve diğer kaçak ölüm yiyenler azkaban’a geri döndü mü?

j.k. rowling: hayır, savaşın sonunda (kendi çıkarlarına olsa da) harry’ye yardım ettikleri için malfoylar yine beladan sıyrılmanın bir yolunu buldular.


elisabeth: kings cross bölümünde tülün ardındalar mı yoksa gerçek dünya ve tün arasında bir yerdeler mi?

j.k. rowling: buna kendiniz karar verebilirsiniz, ancak ben harry’nin hayat ve ölüm arasında bir belirsizliğe girdiğini düşünüyorum.


renee: ölümcül takdislerin asıl sahipleri peverell kardeşleri okuduktan sonra merak ediyorum, harry ve voldemort uzaktan akraba mıydılar da voldemort’un büyükbabası yeniden canlandırma taşının yüzüğüne sahipti?

j.k. rowling: evet harry ve voldemort peverell’lar tarafından uzaktan akrabalar.

j.k. rowling: elbette yüzyıllar boyunca izlerini takip ederseniz neredeyse tüm büyücü aileler birbiriyle bağlantılıdır. “deathly hallows”da açıkça belirtildiği gibi peverell kanı birçok büyücü ailede vardı.


fomy: en sonunda hayranlar tarafından bu kadar zamandır beklenen ron ve hermione öpüşmesini yazarken ne hissettiniz?

j.k. rowling: yazmaktan büyük keyif aldım, ve hermione’nin ilk adımı atmasını sevdim! ron sonunda ‘erit’i anladı ve bir öpücüğü hak etti!


angela morissey: neden bazı zamanlarda dumbledore harry’yi görünmezlik pelerini varken görebiliyordu? (seri boyunca pelerin sadece bir ölümcül takdisi olmayanlar için mi işliyordu?)

j.k. rowling: bir büyü yapmak için bunu yüksek sesle söylemesi gerekmeyen dumbledore hermione’nin deathly hallows’da sıkça yararlandığı insan varlığını ortaya çıkaran ‘homenum revelio’ büyüsünü kullanıyordu.


jamie lewis: winky’ye ne oldu?

j.k. rowling: hala hogwarts’ta ve son savaşta ölüm yiyenlere saldıran ev cinlerinin başlarındaydı.


katieleigh: hermione hala erit için çalışmaya devam ediyor mu ve ev cinleri için yaşam kolaylaştı mı?

j.k. rowling: hermione hogwarts’tan sonraki kariyerine ev cinlerinin yaşamlarının iyileştirilmesinde oldukça etkili olduğu sihirli yaratıkların düzenlenmesi ve denetimi dairesi’nde başladı. daha sonra (scrimgeur’a alaylarına rağmen) zalim, safkan yandaşı yasaların yok edilmesini garantiye almakta ilerici bir ses olduğu sihirsel yaptırım dairesi’ne geçti.

tineke: teddy büyükannesiyle yaşayarak mı büyüdü?

j.k. rowling: evet, teddy andromeda tarafından yetiştirildi. ancak yine büyükannesi tarafından yetiştirilen neville’den farklı olarak ziyaret edip kalabileceği vaftiz babası harry ve babasının yoldaşlık’tan arkadaşları vardı.


blodeuwedd: merhaba jk, öncelikle tüm kitaplar için teşekkür ederim, her birini çok sevdim. harry, hermione, ron, ginny ve luna’nın mesleklerini söyleyebilir misiniz? üçlü okuldaki son yıllarını alıp fybslerine girdiler mi?

j.k. rowling: teşekkürler! hermione’yi zaten cevapladım. kingley kalıcı olarak büyü bakanlığı’na başladı, ve doğal olarak yeni seherbaz dairesinin başına harry’yi getirmek istedi. harry de öyle yaptı (sırf voldemort gitti diye bu sonraki yıllarda başka karanlık büyücü ve cadıların olmayacağı anlamına gelmiyordu). ron weasley sonra köşeyi döndüren büyücü şakaları’nda george’a katıldı. holyhead harpileri için birkaç yıl şöhretli bir oyunculuktan sonra ginny ailesini kurmak için ayrıldı ve gelecek postası’nda kıdemli bir quidditch yorumcusu oldu.


camile: peeves tam olarak kim yada ne, kanlı baron’un hikayesiyle bir alakası var mı?

j.k. rowling: hayır, peeves’in kanlı baron’un hikayesiyle alakası yok. o binaya uzun süre önce girmiş bir kaos ruhu ve kökünün kazınamayacağını kanıtadı!


jessie: deathly hallows gerçek bir mite yada peri masalına dayanıyor mu?

j.k. rowling: belki chaucer’ın ‘afnameci’nin hikayesi’ne.


alicepie: luna’ya ne oldu, kiminle evlendi?

j.k. rowling: harry ve arkadaşlarından biraz daha geç olarak, bir doğabilimci olan, newt scamander’ın torunuyla evlendi.


rosi: ‘özünden bölünmüş’ ne demek?

j.k. rowling: dumbledore yılanın özünün bölünmüş olabileceğinden – yani voldemort’un ruhundan bir parça taşıdığından ve bu yüzden ona karşı bu kadar itaatkar olduğundan şüpheleniyordu. bu aynı zamanda son ve istenmeden yapılmış hortkuluk olan harry’nin neden voldemort’un gözünden görebildiği gibi gayet açık bir şekilde yılanın gözünden de görebildiğini açıklıyor.dumbledore burada düşünselinin de yardımıyla gerçeğe yaklaşarak yüksek sesle düşünüyor.


superhans: dudley’nin en kötü anısı neydi?

j.k. rowling: bence dudley ruh emiciler tarafında saldırıya uğradığında kendini gördü, ilk kez, gerçekten kim olduğunu. bu son derece acı vericiydi , ama akıllandırıcı dersti de, ve ondaki değişimi başlattı.


casey kunze: remus ve tonks’u kim öldürdü? sanırım bunu bilirsem en sevdiğim karakterlerden ikisinin üzücü ancak anlaşılabilir ölümlerini atlatabileceğim.

j.k. rowling: çok üzgünüm! çıkış gecesinde lupin ve tonks kılığında gelen bir çiftle tanıştım ve kitaplarını imzalarken korkunç bir suçluluk duygusu hissettim! remus dolohov tarafından ve tonks da bellatrix tarafından öldürüldü.


laura trego: son kısımda müdür odasında snape’in tablosunun olmaması bilmeden miydi yoksa kasıtlı mı?

j.k. rowling: kasıtlıydı. snape ölmeden önce mevkisini etkin bit şekilde terk etti, bu sebeple bu saygın muhite dahil olma erdemine ulaşamadı. ancak harry’nin snape’in portresinin olabildiğince kısa zamanda orada olacağını garantiye almak için oldukça etkili olacağını düşünüyorum.


stephanie: eğer asa büyücüyü seçiyorsa babadan oğla geçtiklerinde nasıl çalışıyorlar, örneğin neville’de babasının asası var?

j.k. rowling: ollivander’ın da belirttiği gibi bir büyücü neredeyse tüm asaları kullanabilir, ancak onu seçen asa en iyi sonucu verecektir. bir aile bağı söz konusu olduğunda, sanırım rasgele seçilmiş bir asadan daha iyi çalışacaktır.


james farrell: madalyonu takarken harry yapamadığı halde, umbridge bir patronus yapmayı nasıl başardı?

j.k. rowling: çünkü umbridge oldukça pis bir parça. bu korkunç ojeye karşı bir eğilimi var, bu da ona engel olmaktansa yardımcı oluyor.


tineke: percy’ye ne oldu? bakanlıktaki işine geri döndü mü?

j.k. rowling: evet. yeni, yola gelmiş percy, kingsley’nin altında üst düzey görevli oldu.


su: neville griffindor’un kılıcını nasıl aldı, şapkayla bir alakası var mı?

j.k. rowling: evet, kesinlikle şapkayla alakası var! en uygun griffindor olan neville harry’nin sırlar odasında yaptığı gibi yardım istedi ve griffindor’un kılıcı griffindor’un eski şapkasına nakloldu, bildiğiniz gibi başlarda seçmen şapka griffindor’undu. griphook yanılıyordu – griffindor kılcı ‘çalmadı’, tabi eğer cincüce yapımı eşyaların gerçekten yapıcısına ait olduğunu düşünen bir cincüce fanatiği değilseniz!

steph: azkaban ruh emiciler kullanmaya devam edecek mi?

j.k. rowling: hayır, kesinlikle hayır. ruh emici’lerin kullanımı dumbledore’un da hep belirttiği gibi, daima sihir bakanlığının altında yatan bozulmanın bir işaretiydi.kingsley bunu görebiliyordu.


smallbutpowerfull: kendilerini birer hufflepuff olarak sayan tüm harry potter hayranları için, lütfen harry’nin ziyaret etmediği tek ortak salon olan hufflepuff ortak salonunu tasvir edebilir misiniz?

j.k. rowling: hufflepuff ortak salonuna mutfak yakınlarındaki bir portreden girilebiliyor, eminim anladınız. pardon – portre yerine ‘tablo’ demeliydim, çünkü bir natürmort. snape’in zindanından oldukça farklı olarak, gayet sıcak ve samimi bir yer. birçok sarı asma, büyük koltuk ve hepsi fıçı kapağı gibi tam olarak yuvarlak kapılara sahip yatakhanelere çıkan yer altı tünelleri var.


camille: george ikizi olmadan nasıl idare ediyor?

j.k. rowling: pekala, george’un hiçbir zaman fred’i kaybetmenin üstesinden gelebileceğini sanmıyorum, ki bu beni çok üzüyor, ancak ilk çocuğu ve oğlunun ilk ismini fred koyuyor, ve ron’un yardımlarıyla gayet güzel bir kariyeri oluyor.


jessica lynn: testral’leri eğitmesi için hagrid’in onları görebilmesi gerekti mi , öyleyse kimin ölümüne tanık oldu?

j.k. rowling: hagrid uzun hayatı boyunca birçok ölüme şahit oldu, yani evet, testralleri görebiliyordu.


allie: dumbledore kelid aynasında aslında ne gördü?

j.k. rowling: ailesinin tamamını canlı ve mutlu olarak gördü – ariana, percival ve kendra ona geri dönmüştü, ve aberforth onunla barışmıştı.


snapedinhalf: yedinci kitapta birinin yaşamının geç bir zamanında büyü yapacağını söylemiştiniz. kitabı üç kez okudum ancak kim olduğunu anlayamıyorum!

j.k. rowling: bunun için özür dilerim, ama kararımı değiştirdim. hikaye için en önceki planım daha önce hiç büyü yapmamışken hogwarts’a girmeyi başaran birini içeriyordu, ama üçüncü kitabı yazdıktan sonra fikrimi değiştirdim.

j.k. rowling: aslında hiç sihir kullanamayan birilerinin hogwarts'a girmeyi başarması gibi bir planım vardı fakat 3. kitabı yazana kadar fikrimi değiştirdim.


christiana: voldemort, sürgündeyken, asasını almayı nasıl becerdi?

j.k. rowling: kılkuyruk, onu düştüğü yerde buldu ve voldemort'a götürdü. bunun bir fare için biraz karışık olabileceğini kabul ediyorum ama onlar oldukça akıllı yaratıklar!


amanda: merhaba, ben harry ve arkadaşlarıyla büyüdüm. karakterlerin her hangi biri büyüdükçe umulmayan bir değişime uğradı mı?

j.k.rowling: hepsi de daha önce planladığım yönde gittiler. elbette yazdıkça değiştiler ama hiç birisi beni çok fazla şaşırtmadı!


rawleen: voldemort'un bir aşk iksirinin meyvesi olması onun sevgiyi anlayamamasının sebebi mi, yoksa daha çok sembolik bir şey mi bu?

j.k.rowling: o, voldemort'un sevgisiz bir ortamda büyümesinin sembolik bir göstergesiydi ama elbette, eğer merope hayatta olsaydı ve onu severek büyütseydi, herşey farklı olurdu.

j.k.rowling: tom riddle'ın, voldemort'u evlat edinmesi, üzerindeki baskıyı göndermesi yönüyle çok önemli; hayata merhaba demenin böyle bir çevreden gelmekten daha ön yargılı bir yolu olamaz.


lechicaneuroline: snape'in bir kahraman olduğunu düşünüyor musunuz?

j.k.rowling: evet, düşünüyorum, biraz sevimsiz olsa da. belki de itici bir kahraman... bir çok yönden sevilebilir bir insan değil. daha çok acımasızlık, zorbalık ve güvensizlik hissiyatıyla dolu gibi - fakat yine de sevebiliyor ve bu sevgiye bağlı kalabiliyor. ve bu sevgi uğruna hayatını değiştirebiliyor. bu kesinlikle kahramanca!


james farrell: voldemort hortkulukları hakkında kimseye bir şey söylemediyse, regulus bu gizemi nasıl keşfetti?

j.k.rowling: hortkuluk yapabilme, kitapta da anlatıldığı gibi, voldemort'un kendi icadı değil; diğer büyücüler de daha önceden hortkuluk yaptılar - her ne kadar 6 tane yapmak gibi ileri gitmeseler de... voldemort o kadar kibirliydi ki kimsenin onun gibi akıllı olamayacağını düşünüp etrafta oldukça ipucu bırakmıştı.


jaclyn: lily'nin snape'e karşı birşeyler hissetti mi?

j.k.rowling: evet, eğer snape karanlık sanatlar'a bu kadar yatkın olup, kötü davranışlar içinde olmasaydı, belki de onu bir sevgili olarak da sevebilirdi. (ama onu kesinlikle arkadaşı olarak sevdi)


boggo: söylediğiniz gibi, pelerin olan hallow'u mu seçerdiniz , yoksa diğerlerini mi kullanmak isterdiniz?

j.k.rowling: benim kararım da harry'ninki gibi taş olurdu. ama bence, harry'nin de son zamanlarda düşündüğü gibi, hepimizin bir gün öleceğini kabul etmek ve yaşamaya devam etmek en büyük zeka göstergesi.


cornersoul: peki tüm o ruh emicilere ne olacak? nereye gidecekler? yok mu olacaklar; eğer öyleyse nasıl?

j.k.rowling: ruh emicileri yok edemezsin, onların çoğalabileceği umutsuzluk anlarını azaltıp, sayılarını sınırlayabilsen de... ama daha önce de dediğim gibi, bakanlık artık onları düşmanlarına karşı kullanmıyor.


micheal: fawkes neden harry'ye yardım etmek için gelmedi? harry, dumbledore'a oldukça sadık olduğu için, fawkes'un harry'nin yeni hayvanı olacağını düşünmüştüm ben hep.

j.k.rowling: dumbledore öldüğü zaman, birşeylerin okulu terketmesi gerekiyordu ve ben de bunun fawkes olmasına karar verdim. dumbledore, büyük, yeri doldurulamaz bir insandı ve fawkes'ın gidişi bunu temsil ediyordu.


roseweasley: colin creavey muggle doğumlu olduğu halde neden hala bir öğrenciydi? kilit altına alınıp, sorguya çekilmesi ve okula gitmemesi gerekmiyor muydu?

j.k.rowling: colin öğrenci değildi. dumbledore'un ordusuyla, fred, george ve diğerleriyle geri döndü. mcgonagall ona gitmesini söylediğinde, geride kalmamalıydı ama kaldı.


delailah: dumbledore, çatal ağzını nasıl anlayabiliyor?

j.k.rowling: aynı zamanda eciş bücüşçe'yi, deniz dilini ve çatalağzını da anlayabiliyor. bu adam harika!


jessie: lockhart iyileşebilecek mi?

j.k.rowling: hayır. iyileşmesini de istemem. o , olduğu yerde mutlu, ben de onsuz mutluyum!


annie: büyü dünyası snape'in dumbledore'un adamı olduğunu biliyor mu yoksa hâlâ onun hayin olduğunu mu düşünüyorlar?

j.k.rowling: harry kesinlikle snape'in kahramanlığının bilinmesini sağlayacaktır. tabii ki bu rita skeeter'ı "snape: alçak mı aziz mi?" tarzında yazılar yazmaktan alıkoymayacak.


vio91: küçük lupin de bir kurt adam mı?

j.k.rowling: hayır, o annesi gibi bir metamorfmagus.


nippy23: seri boyunca, dumbledore'un kelid aynası'nda çorapları gördüğünü iddia etmesi gibi ya da dobby'nin çorap sevgisi gibi, çok fazla çoraplarla ilgili şey okuduk. tüm bunların arkasındaki neden neydi?

j.k.rowling: derin ya da önemli bir şey değil. sadece komedi malzemesi.


lady bella: voldemort, hortkuluklarını yapmak için kimleri öldürdü?

j.k.rowling: günce için mızmız myrtle’ı, hufflepuff kupası için hepzibah smith’i, madalyon için muggle bir gezgini, nagini için bertha jorkins’i (voldemort basit bir vücudu ele geçirdiğinde asa kullanabiliyordu, tabii kurbanını kontrolü altına aldığı sürece), ravenclaw’un tacı için arnavut bir köylüyü ve yüzük için de babasını öldürdü.


sanpotterish: dumbledore neden ron'un kendi püfür'ünü saklamasını istedi?



j.k.rowling: çünkü onun diğerlerinden biraz daha fazla yön gösterilmeye ihtiyacı olduğunu biliyordu.

jk rowling: dumbledore, ron'un üçlüdeki önemini anladı. belki ron en yeteneklileri ya da en zekileri değildi; ancak onları bir arada tutan ron'du. ron'un mizah anlayışı ve iyi kalpliliği çok önemli bir yere sahip.


carol: ruh emici'lerin ruh var mı?

jk rowling: hayır, onları korkunç yapan şey de bu zaten!


jess mac: melez prens'te hermione'nin amortentia iksirinde kokusunu aldığı 3. şey neydi? (kokuların ron'la ilgili olduğunu düşünürsek)

jk rowling: sanırım 3. koku ron'un saçının kokusuydu. herkesin kendine has bir saç kokusu vardır ya zaten.


natalie: hogwarts'taki binaların fikir ayrılıkları harry'nin çocuklarının döneminde de hâlâ devam ediyor mu?

jk rowling: slytherin'in safkanları eğitme konusundaki tutumu biraz duruldu. ama yine de slytherin'in karanlık ünü devam ediyor, albus potter'ın da korktuğu gibi...


nithya: lily, mulciber ve avery'den iğreniyordu. madem snape lily'i gerçekten seviyordu, neden mulciber ve diğerleriyle olan ilişkisini lily'nin hatırı için kesmedi?

jk rowling: snape'in faciası da bu oldu zaten. eğer zamanda geri dönebilseydi asla bir ölüm yiyen olmazdı; ama birçok savunmasız insan gibi (mesela kılkuyruk) o da büyük, güçlü ve etkileyici bir şeyin parçası olmak için yanıp tutuşuyordu. snape hem lily'i hem de mulciber'ı istedi. lily'nin bu konudaki nefretini asla anlayamadı; karanlık tarafa öylesine bağlıydı ki eğer bir ölüm yiyen olursa lily'nin kendisininden etkilenebileceğini düşündü.


alborz: "ölümün efendisi" olmak ne anlama geliyor?

jk rowling: dumbledore'un da açıkladığı gibi; ölümün efendisi olmak, ölmesi gerektiğini kabul etmek ve yaşamda ölümden çok daha kötü şeyler olduğunu anlayabilmektir. bunun ölümsüz olmaya çalışmakla bir ilgisi yok; tam aksine, ölümlü olduğunu kabul etmek demek bu.


barbara: harry'nin crucio'yu kullanıp bundan zevk aldığını görünce büyük hayal kırıklığına uğradım. eskiden bu tür büyüleri yapamaması onun için bir avantajdı bence, peki neden böyle değişti? ve harry daha sonra bu tür bir acıya sebep olmaktan pişmanlık duydu mu?

jk rowling: harry bir aziz değil, hiçbir zaman da olmadı. snape gibi, o da bir ölümlü ve hataları var. harry'nin en önemli kusuru öfkesi ve zaman zaman ortaya çıkan kibirliliği. böyle zamanlarda harry çok öfkeli oluyor buna göre davranıyor. ayrıca olağanüstü durumlarda, şiddet dolu ve ölümcül bir rakipten birilerin koruma konusunda böyle davranması onun çok işine yarıyor.


courtney: eğer harry çapulcu haritası'nı bir çocuğuna verdiyse hangisine verdi?

jk rowling: sanırım haritayı çocuklarından birine vermedi ancak james bir gün onu babasının masasından yürüttü.


karin: dursley'lerin ayrıldığı yerde petunia harry'e ne söylemek istedi?

jk rowling: sanırım bir anlığına harry'e iyi şanslar dilemenin eşiğine geldi; çünkü artık harry'nin dünyasına duyduğu nefretin kıskançlıktan başka bir şey olmadığını kabul etmişti. ama bunu yapamadı, bunca yıl 'normal' davranmaya çalışmak onu çok zorlamış olmalı.


leaky cauldron: lütfen kitaplar hakkında size sorulmasını en çok istediğiniz soruyu söyleyebilir misiniz?

jk rowling: ooo, bu zor bir soru. kabul etmeliyim ki, neden hiç kimsenin dumbledore'un asasının nelerden yapıldığını sormamasına şaşırdım! ve bunu zaten söyleyemezdim; "hangi sorunun sorulmasını isterdiniz?..." sorusuna cevap olarak bile söyleyemezdim bunu. çünkü eğer söyleseydim, bunun 7. kitaptaki hangi asa olduğuna işaret göstermiş olurdum!


nora: muriel teyze'nin tacının bir önemi var mı?

jk rowling: hayır, üzgünüm... tacın tek önemi, muriel'in nasıl yaşlı bir yarasaya benzediğini kafalarınızda canlandırmanızı sağlamasıydı!


nigel: harry artık bir hortkuluk olmadığına göre, yılanlarla konuşamıyor mu?

jk rowling: evet, bu yeteneğini kaybetti, ve bundan çok memnun.


nikki: sirius'un iki yönlü aynası nasıl aberforth'un eline geçti ya da aberforth'taki başka bir iki yönlü ayna mıydı?

jk rowling: aberforth'un mundungus'la hogsmeade'de buluştuğunu görmüştünüz. işte orada mundungus, grimmauld meydanı 12 numara'dan aldığı sirius'un aynasını aberforth'a satıyordu.


tierney roth: moody'nin sihirli bir gözü, kılkuyruk'un sihirli bir eli var. peki george'un takma kulak kullanması olası değil mi?

jk rowling: evet, sahte bir kulak kullanabilir. (ben george'un kafasındaki o delikle daha güzel olduğunu düşünmeye başladım!)


lucy: dumbledore'un böcürt'ü ne? jk rowling: kızkardeşinin cesedi.


pablo: kurbağa suratlı umbridge şu an ne yapıyor?

jk rowling: senin de onu benim kadar sevdiğimi gördüğüme sevindim! rowling:muggle doğumlular bazen soyağaçlarında bir cadı veya büyücüye sahip olabiliyorlar. bazı durumlarda çok, çok fazla kuşak geride. beklenmedik yerlerde genler yeniden ortaya çıkabiliyor.


maggie: rita skeeter hala muhabirlik yapıyor mu?

jk rowling: elbette, onu ne durdurabilir ki? rita'nın harry voldemort'u yener yenmez hemen onun bir biyografisini karaladığını hayal ediyorum. 1/4 doğruya karşı 3/4 saçmalık


. maggie keir: hermione ailesini bulup hafızalarındaki hasarı düzeltebildi mi?

jk rowling: evet onları doğruca eve götürdü.


lola victorpujebat: minevra albus'a aşık mıydı?

jk rowling: hayır ! kitaptaki herkes birilerine aşık değildi..


rachel nell: jkr, bu kadar harika kitaplar için teşekkürler! nasıl olurda hiç kimsenin snape ve lily'nin okuldayken arkadaş olduklarını biliyor gibi gözükmediğini öğrenmek isterdim. belli ki sohbet ve başka şeyler için buluşuyorlardı. james onların geçmişini bilmiyor muydu?

jk rowling:teşekkür için teşekkür ederim !

jk rowling:evet onların arkadaş oldukları biliniyordu ve sonra da arkadaşlıklarını bitirdiler. bundan daha fazlası geniş çaplı olarak bilinmeyecekti.

jk rowling:james her zaman snape'in lily'ye karşı daha derin duygular beslediğinden şüpheleniyordu ve bu da james'in snae'e karşı olan davranışını etkileyen bir faktördü.


abbey: chuddley cannons bir gün quidditch kupasını kazanabilecek mi?

jk rowling: tanrı onları kutsasın, belki.. ama bütün takımı değiştirmeleri ve bir çok kazan felix felicitas'ı devirmeleri gerekiyor.


haylethaha: regulus neden fikrini değiştirdi?

jk rowling: bir ölümyiyen olarak yaşamanın gerçeklerine hazır değildi onu asıl döndüren de voldemortu'un kreacher'ı öldürmeye teşebbüs etmesiydi.


stephual: scorpius da babası kadar yalnış yola saptırılmış mıydı yoksa dracı oğlunu daha mı iyi yetiştirmişti?

jk rowling: scorpius'un başına çok şey geldi yine de sanırım scorpius şanssızlığı kanıtlanmış babasının üzerinde önemli bir etki yaratacak. (geçen soru cevap gözüktükten sonra gönderildi)

jk rowling: üzgünüm teknik hata.. soruyu görmeden cevapladım !

jk rowling: kehanet konusunda gerçekten iyiye gidiyorum.


lona: voldemort öldükten sonra draco ve harry düşmanlıklarını kaybettiler mi?

jk rowling: tam olarak değil. ama harry draco'un ölüm yiyen olmaktan nefret ettiğini ve aslında dumbledore'u öldürmeyeceğini bildiği için bir çeşir uzlaşma oldu ve benzer şekilde draco harry'ye hayatını kurtardığı için minnettarlık duyuyordu.

jk rowling: ama gerçek bir arkadaşlık fikri düşüncelerin dışında olmalı, son savaştan evvel çok şey yaşandı.


hannah: snape neden bu kadar bakımsız?

jk rowling: hımm.. güzel soru. zayıf görüş açısı olabilir mi? aynaya bakıp olduğu gibi ne kadar muhteşem göründüğüne hiç inandı mı? j.k.rowling: bence diğer değerleri kendinde toplamış olması daha muhtemel.

j.k.rowling:bence hayır. atadamlar hogwarts savaşçılarının yardımına koştuklarında bir atadamın ayağıyla toprağa sıkıştırıldığını hayal ediyorum ve ondan sonra gömüldüğünü.


adwait313: hogwarts'ta ksks öğretimi üzerindeki uğursuzluk kalktı mı?

j.k.rowling: evet, sonunda! aklıma gelmişken, quirrell'la ilgili sorulan bu soruya gelince.

j.k.rowling: bir yıldan fazla bir süredir hogwarts'ta öğretmenlik yapıyordu, ama ksks öğretmeni olarak değil. önceden muggle bilimleri profesörüydü. emily: aberforth'a ne oldu?

j.k.rowling: hala orada, domuz kafası'nda.


lee: bir nimbus 2000 satın aldım, berbat bir sola dönüş yeteneği var tek yapabildiğim(bir hipogrif tarafından kırılmış bir asayı kullanmadan) onararak orijinal uçuş durumuna getirmek.

j.k.rowling: hmm, arkie alderton'un tamirci dükkanına gitmeni öneririm. . bir süpürgeyi asla evde tamir etmeyi deneme sonucu çok kötü olabilir.


abjop potter: narcissa malfoy gerçekten bir ölüm yiyen mi?

j.k.rowling: hayır, onun asla karanlık işaret'i olmadı ve asla tam bir üye olmadı.buna rağmen, onun görünümü voldemort oğlunun ölümünü planlayana kadar kocası gibiydi.


emzzy: mr weasley, hiç sirius'un motorsikletini tamir etmeyi denedi mi?

j.k.rowling: tabii ki, ve motosikleti sonunda harry'nin oldu.


lulu: dumbledore'un ron'a harry ve hermione'nin düşündüğünden daha yakın olduğunu düşünüyor musunuz?

j.k.rowling: evet. harry'nin ron'u tanımı, ve ron'a öğretmenlik yapan profesörlerin açıklamalarıyla dumbledore ron'un kendi düşündüğünden daha iyi olduğunu anladı ve onu sevdi de.


chelatina: firenze sürüde hoş karşılandı mı?

j.k.rowling: evet, sürünün geri kalanı firenze'nin insanca eğilimlerinin utanç verici olmadığının, gurur verici olduğunun doğruluğunu kabul etmek zorunda kaldılar.


kristy: deathly hallows'ta en sevdiğiniz bölüm neydi:

j.k.rowling: 34.bölüm. the forest again. chely: james'in patronusu bir çatalboynuzlu geyik ve lily'ninki bir doe, bu bir tesadüf mü?

j.k.rowling: hayır, patronus birinin hayatının veya bir aşkın modelini almak için sıklıkla nitelik değiştirir(çünkü patronus üreten mutlu düşünce olması için sıklıkla olur.)


jon: voldemort ölümden korktuğundan bu yana, hortkuluklarla mümkün olmayacağını düşünerek hiç hayalet olmayı seçti mi?

j.k.rowling: hayır, o bir hayalet değil. king's cross'ta tanık olduğumuz kısa boylu halinde var olmaya zorlandı.


angela morrissey: yedi hortkuluk mu var dumbledore'un harry'ye söylediği gibi altı hortkuluk mu var, bu voldemort'un yedi değil sekiz parçadan oluşan bir ruha sahip olduğunu mu gösteriyor?

j.k.rowling: evet, voldemort yanlışlıkla ruhunu sekiz parçaya böldü, yedi değil.


laura trego: hermione anne ve babasına gerçekten bir hafıza büyüsü yaptı mı? yaptığını söylüyor ama elli sayfa sonra ron'a hiç hafıza büyüsü yapmadığını söylüyor.

j.k.rowling: onlar iki farklı büyü. anne ve babasının hafızalarını silmedi,( dolohov ve rowle'a yaptığı gibi) onları kendilerini farklı insanlar sanmalarını sağlayacak şekilde büyüledi.


maura: voldemort neden tıpkı 6. kitapta yaptığı gibi harry'ye zihnefend uygulamıyor?

j.k.rowling: kontrolünü kaybediyor, ve harry'nin onun zihnini görmesini önleyemiyor. aralarındaki bağlantı harry'nin bir hortkuluk olduğunu bilmeyen voldemort tarafından tamamen anlaşılıyor.


gandalfxj9: krum aşkı buldu mu?

j.k.rowling: tabii ki, yine de anavatanı bulgaristan'a geri dönmek zorundaydı. twinkletoes: neden hedwig'in ölümünün gerekli olduğunu düşündünüz?



j.k.rowling: hedwig'in ölümü, masumiyetin ve güvenliğin kaybını simgeliyordu. harry'ye karşı hemen hemen şirin bir oyuncak gibiydi. voldemort'un onu öldürmesi, çocukluğun sonuna işaretti. üzgünüm... ölümün bir çok kişiyi üzeceğini biliyorum.


lecanard: harry ve arkadaşlarını çikolatalı kurbağa kartlarında görecek miyiz?

j.k.rowling: kesinlikle, ve ron bunu en güzel anı olarak tanımlayacak.


mike: bir hortkuluk yaratmak için gerekli sihirli sözler neler?

j.k.rowling: sana söylemem mümkün değil. bazı şeylerin söylenmemiş kalması daha iyi.


samantha: snape tam bir patronus yaratabilen tek ölüm yiyen mi?

j.k.rowling: evet, çünkü bir patronus genel olarak ölüm yiyenlerin kendi yaptıkları şeylere karşı kullanılır veya yanında savaşmak için. onların patronus'a ihtiyacı yoktur.


jess: nagini harry ve hermione görünmezlik pelerinin altındaysa onları nasıl görebildi?

j.k.rowling: yılanların duyuları insanlarınkinden çok farklıdır. onlar bizim saptayamadığımız ısı veya hareketleri saptayabilirler.


chucky: kitap adı için 'deathly hallows'dan farklı bir alternatifiniz var mıydı?

j.k.rowling: iki seçenekten biri; yaşlı asa idi. (daha sonra bölüm başlığı olarak kullandım) ve diğeri peverell'in görevi/araştırması idi. fakat daha sonra bundan hemen vazgeçtim çünkü "görev" kelimesinin modası geçti.


ıglooane: patronus'unuz ne olurdu?

jk rowling: hermione'ninki gibi bir su samuru olsun isterdim; ama içimden bir ses de büyük bir köpek olabileceğini söylüyor.


the stoic cycle: voldemort neden gaunt yüzüğünün bir hallow olduğunun farkında değil, onu taktığı halde?

jk rowling: yüzüğü takmak taşın çalışmasını sağlamaz. taş eskiden yüzüğün üstünde değildi ve onu kullanmak için elinizin içinde 3 kez çevirmeniz gerekiyor.


finchburg: voldemort'un ölümünden sonra ölüm yiyen'lerin kollarındaki karanlık işaret'ler kayboldu mu yoksa öylece duruyor mu? cevapladığınız için teşekkürler!

jk rowling: sorunu cevaplamak benim için bir zevk, finchburg! karanlık işaret'ler yara izine dönüştü, harry'nin alnındakinden pek de farklı olmayan bir yara izine.yine harry'ninki gibi, bu yara izleri de artık yanmıyor ya da acı vermiyor.


katie mosher: dırdırcı bugünlerde ne yapıyor?

jk rowling: gerçekten iyi durumda. eski aşırı delilik haline geri döndü ve maksatsız mizahı için takdir ediliyor.


camille: sevgili bayan rowling, hazır buradayken beni birçok kez güldürüp ağlattığınız (evet çok ağladım! özellikle sirius için!) için teşekkür ederim! kitapları 11 yaşındayken okumaya başladım ve şimdi 20 yaşındayım, bu çok uzun bir zaman. harry'nin ve sizin sihriniz sonsuza dek benimle olur umarım! teşekkürler!

jk rowling: çok teşekkürler, camille, ve sirius için üzgünüm. bu adamın da ne kadar çok hayranı var. çoğu da kız.


nicofr: winky hala çok kaymakbirası içiyor mu?

jk rowling: hayır, artık biraz daha iyi.


ısabel: bellatrix kocasını hiç sevdi mi? yoksa sadece voldemort'u mu sevdi?

jk rowling: safkan biriyle evlendi, çünkü ondan istenen buydu. ancak gerçekten sevdiği kişi voldemort'tu.


jenny: snape patronus'unu nasıl yoldaşlık'ın geri kalanından saklamayı başarabildi?

jk rowling: onlarla iletişim kurmak için konuşan patronus kullanmamak konusunda dikkatliydi. bir casus olan snape için bu çok da zor olmadı, herhangi birine patronus göndermesi gerçekte kime bağlı olduğunu ortaya çıkarabilirdi.


darchey: voldemort hiç aşık oldu mu?

j.k.rowling: hayır, o sadece gücü ve kendisini sevdi. kendi güçlerini ilerletmek için kullanabileceği insanlara değer verdi.


leo: asanızın neden yapılmasını isterdiniz?

j.k.rowling: harry'nin asasından isterdim -çoban püsküllü ve anka tüylü.


brian: d.o. bozuk paraları saklamaya devam ettiler mi?

j.k.rowling: doğal olarak. onlar daha çok onur madalyası gibi birşeydi -sahibine, voldemort'a karşı olan savaşın başından beri tam kalbinde olduğunu hatırlatan kanıtlardı! neville'in kendi parasını öğrencilerine göstermesini isterdim.


tracie: artık kitaplar hakkında herhangi bir sır tutmaya gerek olmadan, rahatça konuşabilmekten mutlu musunuz?

j.k.rowling: oldukça! sonunda bunu yapabilmek süper bir his! uzun zamandır bunu bekliyordum!


lou: evin üzerinde koruma amaçlı sihirler olduğunu düşürsek snape, nasıl grimmauld place'e girebildi?

j.k.rowling: snape, eve, dumbledore öldükten hemen sonra, moody evi sihirlemeden hemen önce girdi.


koen van der voort: harry'nin alnındaki yara izi neden şimşek şeklinde?

j.k.rowling: dürüst olmak gerekirse, "cool" bir şekil olduğunu düşünüyorum. kahramanımın alnında lokma tatlısı şeklinde bir iz olmasını istemezdim doğrusu.


louie: marietta'nın suratındaki sivilceler hiç kaybolmadı mı?

j.k.rowling: sonunda kayboldu, tabii bir kaç yara izi bıraktı. hainlerden nefret ederim!


katie b: harry ölünce gittiği yer neden king cross'tu?

j.k.rowling: birçok sebebi var. isim gayet iyi, iki dünya arasında geçiş vazifesi gören bir kapı ve harry için de iki dünya arasındaki kapıyı temsil ediyor. (unutmayın ki, gördüğümüz şey harry'nin hayali.)


j.k.rowling: sanırım sonuna geldik. 120,000'den fazla soru soruldu! ne söyleyebilirim ki? herkese bana ve harry'ye zaman ayırdığı için teşekkürler. bu yolculuğu muhteşem bir hale getirdiniz!

bu soruyu sevdim, son bir soru alacağım.


tess: dumbledore'un cenazesinde hangi muggle şarkısının çalmasını isterdiniz?

j.k.rowling: elbette ki frank sinatra'dan "ı did my way."


j.k.rowling: her soruya cevap veremediğimin farkındayım, website'mi takip edin, orada daha fazla soruya yanıt vermeye çalışacağım. herkese teşekkür ederim. mükemmel zaman geçirdim ve hâlâ bir sürü soruyla kuşatılmış haldeyim. uzaklardan gelen "benim sorumu cevaplamadın!" çığlıklarını duyar gibiyim) işte bu kadar... buharlaşıyorum, hoşça kalın!



...........feci spoiler içerir..........
styks styks
allah belanı versin demek istediğim katil teyzedir.tahmin edilen ancak konduramadığım 8. kitabın çıkacağı haberini aldım.ben hiç bir şey demiyorum kendisine.ha çıkarsa alacak mıyım? evet.
1 /