jahrein

dumrul dumrul
türkiye'de millet kimlerin peşinden koşmuyor ki bunun bile peşinden koşanlar olmasın. gözünüzü seveyim bari burada böyle şeyler yapmayın. yarın durduk yere hayal kırıklığına uğrarsınız.

14 yaşındaki çocuk türkiye'de kimin kim olduğunu, neyin ne olduğunu bilmeyebilir. bu normaldir. sağa bakıyor, sola bakıyor birbirinin aynı tipte bir yığın dallama var. haliyle jahrein gibi vasatlar 14 yaşındaki çocukların gözlerine biraz değişik geliyorlardır. ama jahrein 14 yaşında değil.

burada jahrein'i övmek için bahsi geçen her konuda biraz geriye gittiğinizde jahrein'in daha dün tam tersini savunduğunu görürsünüz. orta yolcu vasatizmin değişik türleri vardır ama onları hep birlikte teşhis edebileceğiniz belirgin izler bırakırlar. hem orta yolculuğun hem de vasatizmin bu kadar sık görülmesinin nedeni her dönem arkalarına takacak yığınla tip olabilmesidir. konjonktür değiştikçe bunlar yeni sulara yelken açarlar ve dün dediklerinin tam tersini osurup osurup ipe dizerler. bunların herhangi bir dönemde herhangi bir konudaki tavrı mutlaka birilerinin bir takım duygularına hitap etmiştir. jahrein ve ben apayrı dünyaların insanlarıyız. bu vasatın bir dönem söylediği herhangi bir şey mutlaka benim söylediklerimle bile örtüşmüştür. çünkü bunlar random fikir kusuyorlar.

şimdi jahrein'i̇ eleştirenler chp'li filan olmakla suçlanıp duruluyor. yani en azından burda birbirimizi az çok tanıyoruz değil mi? chp hakkında, kılışdar hakkında, imamoğlu hakkında ben dün ne demişim, bugün ne diyorum açıp bakmak mümkün. bu eleman çok akıllı, çok uyanık, çok öngörülü, süper vatansever falan filan ya... chp boksa herhalde bugün bok olmadı değil mi? yani kılıçdaroğlu'nu daha 6 ay önce karşısına alıp "başganım da başganım diye yağlayan kimdi?




insan kendisine bir sorar. ne değişti aga? sen mi değiştin? chp mi değişti? ülke şartları mı değişti? sen o gün göremediğin bir şeyi bugün mü görmeye başladın? niye? salak mısın sen? hem dün chp'yi yalarken kendinden şimdiki kadar emindin. şimdi gömerken yine aynı şekilde eminsin. bu nasıl oluyor?

bugün göçmen mevzuunda azıcık farklı bir şey söyleyene gömüyor ha gömüyor. vatan haini filan ilan ediyor. lan daha 6 ay önce benim bugün söylediklerimin aynısını söylüyordu bu eleman. sormayacak mısınız ne değişti?

twitter.com

jahrein 30 nisan 2022'de chp'nin 2016 göçmen raporuna gömüyor. bakın kafayı yiyecekmiş.

twitter.com

lan orada chp'nin söylediklerinin aynısını sen daha bu twitten bir ay önce söylemiyor muydun? bir ayda ne değişti lan?




ondan 4 ay önce savundukları bambaşka. bakın yukarda dediğim gibi bu tip vasatist orta yolcuların söyledikleri zaman zaman herkesle kesişebilir. bunun 2021'de söyledikleri benim söylediklerimle kesişir ama bu onu o zaman da vasatist ortayolcu olmaktan çıkarmıyordu:

twitter.com

bakın hangi konuyu alırsanız alın hiç değişmez. sokak hayvanları mı? alın:




şimdi buna "göte göt diyen" kahraman muamelesi yapılıyor. ali babacan'ı karşına aldın da çanak olmayan bir tek soru sorabildin mi? jahrein denen vasat herifin ana akım medyadaki herhangi bir yavşaktan ne farkı var? cüneyt özdemir'den ne farkı var?




şimdi önüne geleni terörist olmakla suçluyor. 2011'de çözüm sürecindeki fotoğrafı alıyor aynur doğan denen ortayolcu vasata oradan gömüyor. lan sen aynur doğan'ı yeni mi duydun? 11 senedir konser veremiyordu da şimdi mi konser vermeye başladı?

mevzu ne? aklınıza gelebilecek her konuda soru aynı: ne değişti aga?

burada bunu öven arkadaşlarla instela özelinde az çok birbirimizi biliyoruz. yorumlardan falan az buçuk muhabbetimiz de vardır. yığınla konuda birbirimizle zıt şeyler savunsak da ben bu arkadaşlardan ciddi bir tepki almış değilim çünkü benim burada başımın götümün ayrı oynamadığını biliyorlar. insan değişir mi? tabii ki değişir. ben de 15 sene önceye göre hayvan gibi değiştim ama neyin niye nasıl değiştiğini tane tane anlatabilirim. "ne değişti" sorusunun cevabını net alırsınız. ama aynı olan şeyler de var. ben dün de sistemin kendisine karşıydım, bugün de karşıyım. dün siyasette beni temsil edebilecek kimse olmadığı için oy kullanmıyordum, bugün "temsil" kavramının kendisini reddettiğim için oy kullanmıyorum. hayatım boyunca hiçbir boktan partiyi desteklemedim. hiç oy kullanmadım ve bu benim için bir gurur vesilesi. hiçbir dönem, hiç kimse tarafından kandırılmadım. ben kendi hatalarımı bizzat kendim yaptım. iyi kötü, güzel çirkin ne bok yaptıysam ben yaptım.

twitter.com

bugün konvansiyonel medyada, sosyal medyada ya da siyasette görebileceğiniz herhangi bir figüre (bugün söyledikleri çok hoşunuza gitse bile) "ne değişti" diye sormanız gerekmiyor mu?

kısacası mesele elemanın chp'yi eleştirmesi değil. chp'yi, imamoğlu'nu, kılışdarı eleştirmeyende büyük sıkıntı vardır. burada benimle bu eleman ve chp üzerinden bir tartışma yapacaksak şunu unutmayın. karşınızda jahrein chp goygoyu yaparken şunları söyleyen bir eleman var:

twitter.com

twitter.com




twitter.com

twitter.com

twitter.com

bakın şu twiti aynı zamanda jahrein'i̇n törörö geyiklerine cevap olarak da okuyabilirsiniz:

twitter.com

bu konuda bir daha yazmayacağım. bu da şimdi jahrein gazlayan herkese son sözüm: gelecek seçimlerde de ben boykot derken hepiniz koşa koşa sandığa gidip bugün gömdüğünüz chp'nin adayına mührü basacak mısınız basmayacak mısınız? en azından seçim arifesinde bugün yazdıklarınızı unutup "sandığı reddetmek de neymiş bak bak bak" diye üzerime yürümeyin pls. sonra gerçekten de üzülüyorum...

twitter.com
20
joepescix joepescix
sandıpa gitmiyorsan demokrasi anlamında yoksun. bu ülke demokrasi ile yönetiliyor o zaman sen bir hiçsin bu ülke için. ülkenin bu hale gekmesinde sağcıların ne kadar suçu varsa senin gibi solcuların da okadar suçu var. oy kullanmıyorsan rusyaya, çine, afganistana git. oy kullanmadıktan sonra hangi tarafta olduğunun bir anlamı yok.
dumrul dumrul
demokrasi derken?
joepescix joepescix
hani şu şu tayyibin yüzde 50 yi geçip türkiyeyi yönettiği varya ondan bahsediyorum.
joepescix joepescix
"bu ülkede demokrasi yok." klişesini söylemeyecen demi.
dumrul dumrul
türkiye demokrasi ile yönetiliyorsa oy kullanmamak bir haktır zira demokrasilerde önüne konanı yeme mecburiyeti diye bir şey olmaz. kimse herhangi bir şeyi yapmayı reddettiği için oraya buraya da yollanmak istenmez. ama sonuna kadar hak verdiğim hatta oturduğum yerden "aferin lan, türkiye gerçeği budur" dediğim şu twitin abd hariç dünyanın tüm demokrasilerinde suç oluşturur:

tr.instela.com

demokrasi varsa silahlanıp ne yapacaksın? git sandıkta değiştir işte.
joepescix joepescix
1. ben yadadışı bir silahlanmadan bahsetmiyorum. yasal olarak silahlanma hakkı var insanların o yazı neden suç oluştursunki? i̇stersen şikayet et ben çok rahatım o konuda.
2. "demokrasi varsa" demişsin evet var sandığa gidip oyumu kullanacağım. silahı da sandıkta teslim etmeyecek olanlara karşı kullanacağım.
3. "türkiye demokrasi ile yöbeyiliyorsa" demişsin evet demokrasi ile yönetiliyor mesela ecevitten sonra tayyip geldi tayyip erdoğanın en büuük para kaynağı olan istanbulu demokrasi ile tayyibin elinden aldık. türkiyeyi de alacaz.
4. benim bildiğim kadarıyla oy kullanmak mecburi. oy kullanmamanın para cezası vardiye biliyorum.
5. kimse senin önüne bir şey koymuyor. ( önümüze gelenler türkiye dışı bir güç tarafından önümüze konmadı) hepsi senin benim gibi insanlar madem begenmiyorsun adayları sen kendin aday ol demokrasi sana böylr bir fırsatta veriyor.
dumrul dumrul
bu arada diğer yorumunu görmemişim. güçler ayrılığı ilkesinin resmen de kaldırıldığı islamo-faşist diktatörlükte, parti-devlet rejimi altında demokrasi olmadığı "klişe"sini mi söylemeyeyim? canın sağ olsun, klişeyse söylemem tabii...

şaka bir yana bayağı bayağı başka dünyalarda yaşıyoruz biz. ben islamo-faşist diktanın yargısına ve kolluğuna hiç kimseyi şikayet etmem. bence sen demokrasinin genel ilkeleri hakkında birkaç şey okusan iyi olur. mesela güçler ayrılığı ilkesi hakkında, söz-eylem-örgütlenme özgürlüğü hakkında, kurumların denetimi hakkında, masumiyet karinesi hakkında... vs...

tam da ondan söz ediyorum. türkiye'de oy kullanmamanın yaptırımı olmadığını söylemedim. dünyada demokrasi olan hiçbir ülkede oy kullanma mecburiyeti diye bir şey olmadığını söyledim. çünkü seçme hakkı aynı zamanda reddetme hakkıdır. seçme mecburiyeti tarih boyunca sadece faşist diktatörlüklerde görülmüştür.

ayrıca ilk yorumundaki "ülkenin bu hale gelmesinde sağcılar kadar senin suçun var" buyurmuşsun. valla akp'nin benim vereceğim 1 oyla yıkılacağını tahmin edememiştim özür dilerim. hepsi benim suçum, gideyim de şu muhaliflerden birini seçeyim bari:














joepescix joepescix
güçler ayrılığı ilkesinin kaldırılmış olması bu üley yönetecek ekibin sandıla belirlendiği gerçeğini değiştirir mi? akp faşist filan olduğunu bana anlatma ben neyin en olduğunu çok iyi biliyorum. ayrıntılara girersek demokrasimiz çok büyük hasarlar aldı kabul ediyorum ama istanbulu aldık mı? aldık! türkiyeyi alabilir miyiz? alırız demokrasiyi rayına oturtur muyuz? oturturuz.
benim demokrasinintemel ilkeleri hakkında bir şey okumaa ihtiyacım yok ben lisedeykenbaşladım okudum bitirdim. ülenin ne halde olduğunuda iyi biliyorum buna şaşırmıyorum da.
aynen tekrar edeyim ülkenin bu hale gelmesinde sağcılar kadar senin gibi solcularında suçu var. "akpnin benim vereceğim bir oyla yıkılacagını..." filan demişsin bunu zekayla değilde bilinçsizlikle açıklıyorum. "dünya 5 tane büyük aile yönetiyor rotcild, rockfelle..." "masonlar, illumunati, aya hiç gidilmedi, atatürk ingiliz ajanı" diyen akp li dayılar bile senden daha bilinçli. "benim vereceğim bir oyla" demişsin bu nasıl bir matematik? herkesin oyu 1 değil mi? akp 25 milyon oy alıyor onların hepsinin 25 milyon tane 1 in toplamı olduğunu düşünemiyor musun? onların durumu da senin gibi ama onlar herkes benim gibi düşünse oy verse toplamda yüzde 50 yi geçeceğini iyi biliyor. seni ciddiye alırdım yazılarını okurdum bu kadar bilinçsiz düşüncsiz olduğun beni şok etti. oy ceren herkesin oyu bir bir! ama işte o birleri toplarsan bu ülkeyi yönetiyorsun biz de senin gibi düşünsek akp yüzde 90 alır karma eğitimi kaldırır, tüm liseleri kapatır imam hatip yapar. din adamları hukuku ele geçirir yani sen akp yüzde 60-70 oy aldığını hayal etsene bu ülke ne hale gelir. osmanlıyı mumla ararız mumla.
dumrul dumrul
ya senin canın sağ olsun. altı üstü türkiye'de demokrasi olduğuna inanabildiğin için seninle kavga mı edeceğim?

valla siz istanbul'u almışsınız gönülden tebrik ediyorum. keşke biz de alabilseydik... ama olmayınca olmuyor işte... olabilseydi böyle iğrenç fotoğraflar görüp bir de bunu eleştirdiğimiz için ibb başkanı tarafından azarlanmazdık:




akp yumurtadan çıkmadı. onun tüm icraatlarının bu ülkede evveliyatı var. zorunlu din derslerinden, imam hatiplere, kuran kurslarına kadar bunların tamamı eski rejimde kurumsallaştırıldı. tekke ve zaviyeler kanunu onların zamanında işlemez hale getirildi. ben ilkokul - ortaokul çocuğuyken oruç tutup tutmadığğımız soruları eski iktidarlar zamanında soruluyordu. din derslerinde çocukları masaya çıkarıp namaz zorlamaları o zamanlar da yapılıyordu. din devlet eliyle bu şekilde pompalanıp durunca sonuç ne olacaktı ki? akp militanları saksıda mı yetişti? 2002'de mi doğdu bunlar? şimdi oy verirsek demokrasiyi rayına oturtacağını söylediğin partilerin hiçbiri bunlara en ufak bir itirazda bile bulunmadı. bunların laiklik ilkesine aykırı olduğu yönlü eleştiriye bile girişmediler. bugün de akp ile din yarıştırma peşindeler. bu kafa rejimi makyajlıyor. bu kafa enis berbereoğlu örneğinde görüldüğü üzere kendi milletvekillerini bile akp'nin önüne atarken arlanmadı.

ben burada kendi hikayemi çok sık anlatmıyorum. 1 oy mevzuu üzerinden 25 milyon 1 oyun toplamı filan diyorsun. 20 senedir ben mi engel oluyorum muhalefetin seçimleri kazanmasına. ellerini mi tutuyorum? polisin elinde, cezaevlerinde, hatta mahkeme salonunun içinde alenen işkence görürken öldüğümü var say. bizi içeri akp atmadı kusura bakma. biz o işkenceleri görürken adalet bakanını ecevit atamıştı. içişleri bakanı saadettin tantan'dı. biz ne zaman ne yaşadığımız kendimiz biliyoruz. sen benim oyumu ne yapacaksın? ben kendi işkencecilerime oy vermem. arkadaşlarımı öldüren adamları desteklemem. benim annemin senelerce psikiyatrist kapılarında sürünmesine, antidepresansız ayakta duramamasına neden olan adamlara umut bağlamam. bu da senin zoruna gidiyorsa kusura bakmayacaksın. bizde böyle...

ikincisi benim ya da herhangi bir kişinin kimseyi destekleme yükümlülüğü yok. senin çok güvendiğin partilerin beni ya da başkalarını akp'den farklı olduğuna ikna etme mecburiyeti var. parti yönetimleri bunu beceremiyorsa sen o parti yöneticilerini değiştir. türkiye'deki iktidarı bırak, senin vatandaş olarak kendi desteklediğin partinin yönetimini değiştirmeye gücün var mı? senin demokrasi dediğin sistem, senin kendi desteklediğin bir partinin yönetimini dahi değiştirememen üzerine kurulu. çocuk mu kandırıyorsunuz? türkiye'de ölmeden ya da seks kaseti çıkmadan, kendi partilileri tarafından değiştirilebilen bir parti lideri mi var? siyasi partiler yasasına göre kongre delegeleri hangi şartlar altında kim tarafından belirleniyor biliyor musun? bu ülkede 1946'dan beri seçimler var. bu seçimlere katılan siyasi partilerin başkanlarının hepsi çok süperdi de ondan mı ölene kadar hepsi koltuklarına yapışabildiler? 1946 - 2022... 76 sene... 76 senede türkiye'de kaç partinin kaç genel başkanı oldu? menderse asıldı demirel geldi. demirel çankaya'ya çıktı tansu geldi. dyp tarihe gömüldü biz hala tansu konuşmuyor muyuz? chp cumhuriyetten daha eski parti. 12 eylül darbesiyle chp kapatılana kadar kaç genel başkanı olabildi bunun? atatürk, inönü, ecevit... 57 senede 3 genel başkan ne demek? mhp dediğin 53 senelik parti, toplam 2 tane genel başkanı oldu. aydınlıkçıların bile 50 senedir şefi değişmedi. allah'in oğlu mu bu? vasfı nedir? ikitdar sandıkla değişebiliyorsa bu herifler göt kadar partilerinde bile koltuğa nasıl yapışabiliyorlar arkadaş? biri de çıkıp desin ki "bizim partimizde kişilerin önemi yoktur, ilkelerin ve kurumların önemi vardır, genel başkanlık da iki dönemde bir yenilenir" demokrasiyi kurmaya buyursun kendi partilerinin işleyişinden başlasınlar. niye buna yanaşmıyor hiç kimse? sonra bilnçsiz ve düşüncesiz olan biz oluyoruz değil mi? ne demokrasisinden söz ediyorsun? gereğinden parti başkanlığından kuzu kuzu kalkmayanların hangisi tüm kurumları elinde tutuyorken sandıkta kuzu kuzu gidecek?

istanbul'u aldık diyorsun. akp önceki seçimleri sandıkta mı kazandı sanıyorsun gerçekten? 17 haziran 2015'te çoğunluğu kaybetmişken koltuğu çok güzel bıraktılar değil mi? anayasaymış, yasaymış, teamülmüş hangisini tanıdılar? muhalefet ne yaptı, ne yapmayı denedi bunun karşısında? trafolara kediler girerken, ysk mühürsüz oy kararları verirken hangi hukuka dayandılar? muhalefet hakkını nerede nasıl arayabildi? 1 kasım seçimlerini akp sandıkta mı kazandı ışid bombalarıyla mı? demirtaş niçin siyasi yasaklı ve içerde? canan'a verilen siyaset yasağının sebebi hukuki mi siyasi mi? khk rejiminin hukukla alakası ne? meclis ne iş yapıyor bu ülkede? milyon tane soru var. daha işin usul tarafındayız, temsili demokrasiye dönük muhabbetlere hiç girmiyorum bile... rüzgar tamamen dönmüş, akp milleti açlıkla terbiye ediyor. anketlerde görünen en yüksek oy oranı mhp, bbp, aydınlık vs dahil toplam yüzde 40 bile değil. hala akp'nin çizdiği meşruiyet sınırlarının dışına çıkmaktan tırsan muhalefete güvenmiyorum. bunun için mi afganistan'a gitmem gerekiyor? elde var yüzde 60, hala genel kanının aksine cümle kuramayacaksak, güvensizliğimizi ifade edemeyeceksek neyi konuşuyoruz? bu kafayla kim neyin demokrasisini kuracak? şu giriye konu olan jahrein dallaması ile mi aynı yolda yürüyeceğim ben? akp kurucularından chp milletvekili abdüllatif şener'le mi yürüyeceğim? ali babacanlı, ahmet davutoğlulu, temel karamollaoğlulu 6'lı masadan laiklik mi dileneceğim? mhp'li akşener veya özdağ'ın getireceği demokrasiye mi bel bağlayacağım? erdoğan'ın rakı içebilen versiyonlarına umut bağlamadığım için düz dünyacılarla bir tutulacaksam canın sağolsun be ya... rakı değilse bile kendi şarabımı cezaevinde bile yaptım ben. kaldığımız göt kadar hücrede (dsp'li ecevit ve hikmet sami oç'lerinin hücreleri bildin mi) günde iki kez yüzeysel, on beş günde bir kez detaylı arama yapıldığı halde şarap yine yapılıp içilebiliyordu. rakıyı taliban rejiminde de içerim kusura bakma. benim için akp'nin sözde laik lacivertlerine destek verme sebebi değil bu detaylar.

yeniden başa dönüyorum: tam olarak anlaşılmayan nedir bilmiyorum ama türkiye'de demokrasi olduğunu söylemek için bayağı ay'da yaşamak lazım. yara aldı dediğin eski rejimde de demokrasi filan yoktu. gezi isyanının binde biri kadar geniş bir alana yayılmayan, son derece lokal kalan gazi olaylarında silahsız savunmasız 22 kişi katledildi. islamcıların sivas katliamını eski rejim unsurları aval aval izlediler. o zaman iktidar ortağı olarak shp vardı. islamcılar turan dursun'u katlederlerken cinayetin yolunu açan linç kampanyasını yaşar nuri öztürk gibi alçaklar yapıyorlardı. gözaltında kayıpları, faili meçhulleri hiç söylemiyorum bile... seçimler demokrasinin sadece küçük bir unsurudur. bu iş siyasi partilerin nasıl organize olduklarından başlar, aday gösterme süreçlerine tabanın katılımı ile devam eder, türkiye'de siyasi partiler yasası, kendi içinde demokratik bir işleyiş kurmaya çalışan partilerin varlığını dahi engeller. bütün sistem demokrasinin inşa edilememesi üzerine kuruludur. ama bunlar bile yetmez. demokrasinin ana unsurları 1- güçler ayrılığı ilkesi 2- objektif hukuk 3- yasaların herkes için eşit derecede bağlayıcı olması 4- kurumların denetlenebilirliği ve şeffaflık. 5- söz, eylem ve örgütlenme özgürlüğü 6 - basın özgürlüğüdür. bunların yanında yargının, akademinin, sivil toplum örgütlerinin özerkliği, kürsü dokunulmazlığı gibi kriterler vardır. demokrasilerde halk yönetime salt oy kullanarak katılmaz. bunlar bir paket halinde var olurlar. bunca şey ortadayken türkiye'de demokrasi varmış gibi konuşmak sadatlara o cesareti veriyor işte. bu müsamereye katılmayanlar değil, diktanın meşruiyet alanını zerre kadar sorgulamadan oyuna katılanlar hiç ediyor senin özgürlük alanını. götü boklu bir valinin uyduruk kararını tanıyıp fiili bir festival düzenlemekten bile kaçınan o sözde muhalefet hiç ediyor.
dumrul dumrul
usule dair diğer bir mesele... sen diyorsun ki oy kullanacksın da oy kullanacaksın. kimseyi beğenmiyorsan sen aday ol. üfürüyoruz ya... ben aday olsam "oyları böleceksin bilader" diye linç yemeyecek miyim? beğendiğim bir aday varsa ve o aday altılı masanın ortak adayı değilse aynı azarı işitmeyecek miyim? sonuç olarak senin desteklediğin aday dışında kime verirsem vereyim aynı azarı işitmeyecek miyim? oy kullanmamam ve kazanamayacak bir adaya oy vermem arasındaki fark ne senin için? sonra diyorsun ki kimse senin önüne bir şey koymuyor. e kardeşim, fiiliyatta bana herhangi bir gerekçeyle 1 (yazıyla bir) tane aday dayatıyorsan bu ne skim bir seçim oluyor afedersin?
acarabi acarabi
bu topraklarda hala demokrasi var diyen -diyebilen- içinde bulunduğumuz dünyanın teknolojik imkanlarıyla mars ta çoktan koloni kurmuştur. yaşım 66, ben bu güne kadar beni temsil edecek milletvekilini seçemedim ve seçemiyorum. khk ile yönetilen ülkede demokrasiden bahsetmek ve demokrasi var diyebilmek!!! zaten mecliste bulunan milletvekillerine neden maaş ve sınırsız imkanlar verildiğini anlayamıyorum. işlevleri nelerdir bilen yazar arkadaşlarımız açıklasa da öğrensek...
acarabi acarabi
@dumrul +1 diyecem ama eksik kalacak kardeşim. aklına fikrine sağlık, kağıt üzerine olan ancak fiiliyatta olmayan ülkem demokrasisini çok güzel anlattın.
joepescix joepescix
ekrem imamoğlunu nagehanla fotosundan dolayı ben de eleşyirdim(tweetlerimi gösterebilirim) eleştirenleri azarlaması da çok yanlıştı ben de rahatsız oldum. ama gençliğine veriyorum.

"i̇şkenceleri görürken adalet bakanını ecevit atamıştı" demişsin. bu yüzeysel bir yaklaşım. ecevit başbakan olabilir ama bu ülkeye hakim olduğu erdoğam gibi sözünün geçtiği anlamına gelmez. eceviy çok kısa süre başbakanlık yaptı ve kendisi solcuydu solculara işkence edilmesini istemez yani bence haksız yere eceviti suçluyorsun.

türkiyededemokrasinin berbat durumda olması(eleştirilerine katılıyorum) bu ülkeyi yönetecek ekibin demokrasi isle tayin edildiği gerçeğini değiştirmez.

evet istanbulu aldık diyorum. yani tayyin kalbini söktük. yani sence ne oldu istanbulu almadık mı? akp seçimlerde hile yapmadı dem3m yaptı da demem. kanıt varsa yargılarız hepsi bu. şu an adalet yoksa yarın olur.

yani genel olarak ülkenin durumunu özetlemişsin söylediklerinin yüzde 95 ine katılıyorum tüm bunlardan ben de rahatsızım.

ama ben ısrarcıyım daha iyi yaşama şansımız var ise bu oy kullanmaktan geçer.

bu ülke osmanlının devamı ancak bu kadar oluyor yıllarca halifeliği elinde tutmuş bir ülkenin devamıyız bence duruöumuz afganistandan iyi arabistandan iyi pakistandan iyi.
joepescix joepescix
@acarabi "ben bugüne kadarbeni temsil edecek millet vekilini seçemedim" demişsin komik duruma düşmüşsün. foğrudan demokrasi ile dolaylı demokrasi arasındaki farkı öğren. şunu da oku: 600 millet vekili var 50 milyon seçmen var. her seçmenin istediği millet vekili farklıdır o zaman 50 milyon millet vekili lazım. seçmen sayısı kadar vekil olursa vekile ne gerek var? herkes kendisi vekil olsun diyebiliriz ona da doğrudan demokrasi derler. hadi bakalım.
dumrul dumrul
valla umarım sen haklısındır ve akp'den sonra gelecek olanlar akp'yi yaratmış olan zeminde kalmayı denemezler. umarım hiçbir şey değilse azıcık nefes alma imkanı tanırlar topluma. "muhafazakarlarla barışma" ayağına dinimiz, değerlerimiz falan filan diye takılmazlar... baştan beri dediğim gibi ben muhalefetin bu konularda umut verdiği kanaatinde değilim. sonuç olarak bu işler atmosfere dayalı olarak yürüyor. türkiye diğer ülkelere nispetle oy kullanma oranlarının en yüksek olduğu ülkelerden biri. muhalif tabanın geneli açısından da sandığa gitmeye bu kadar motive olunan bir dönem ben görmedim. akp tabanı ise daha önce 17 haziran'da sandığa gitmeme oranı görece yüksek olmuştu. biz burada neyi tartışırsak tartışalım gerçek hayat kendi ritmine göre, ülke atmosferine göre akıyor. ne olacaksa onu hep beraber göreceğiz.

acarabi'ye verdiğin cevapta ise şöyle bir sıkıntı var. ben doğrudan demokrasiyi savunuyorum. bunu bir kenara koyarak söyleyecek olursam herkesin kendini doğrudan temsil edebilecek, en uygun gördüğü kişi, grup ya da partiyi meclise taşıması temsili demokrasilerde mümkün değil ama aday tespitine doğrudan tabanın katılımı mümkün. o durumda senin aday seçiminde de sözün kolaylıkla olabilir. ikincisi seçim sistemi sıkıntılı. üçüncüsü meclisin işlevli kılınması da şarttır ki temsili demokrasinin sandık ayağı bir anlam taşıyabilsin. işin bu kısmı yeni sistemde toptan çöpe atıldı ama eski sistemde de bu tip bir temsil imkanı tanınmıyordu. bildiğim kadarıyla en azından sandıktaki temsil imkanları açısından türkiye tarihindeki en demokratik seçim 1965'te yapıldı. orada milli bakiye sistemi vardı ama o kadarcık demokrasiyi bile ülkeye çok gördüler. onun dışında hiçbir seçim temsilde adaletin yakınına yaklaşamıyor.
acarabi acarabi
@joepescix kardeşim. ben orada beni temsil edecek kişileri seçemiyorum derken gerçek anlamda temsil edilmediğimiz ve bizleri temsil edenlere değil dayatılanlara körü körüne oy vermek zorunda olduğumuzu anlattım. madem ki gülünç duruma düştüm (sence tabii) buradan aleni sorayım: ülkemizde yaklaşık 60 yıldan beri gerçek anlamda seçim demokrasisi var mı? yani sen seni ve bulunduğun bölgeyi temsil edecek ve sorunlarıyla ilgilenecek ve dahası parti liderinin emir kulu değil, vatandaşın hizmetinde olan -olabilen- bir milletvekili seçebildin mi veya bahsettiğim milletvekili için oy kullanabildin mi? sakın lafı dolandırma kısaca evet/hayır desen yeter. ayrıca bilgi için (bkz: dar bölge nisbi seçim sistemi) notos: bkz. verdiğim seçim sistemi günün şartlarına uyarlanabilir.
acarabi acarabi
@joepescix kardeşim. rahatsız olduğun konularda hemfikiriz ancak, sanırım @dumrul kardeşin son paragrafı konuya ışık tuttu. osmanlı nın son durumu olmaktan bir türlü çıkamadığımız -çıkmak işimize gelmediği- için burnumuz moktan kurtulmuyor düşüncesindeyim. dahası, afganistandan, pakistandan, arabistandan iyi olmamız son 20 yılda dünya ekonomik, sosyal yaşam, demokrasi, adalet ve insan hakları konusunda bir kaç basamak alta düştüğümüz gerçeğini değiştirmiyor.
acarabi acarabi
her türlü fikri uyuma veya uyumsuzluğa rağmen oldukça düzeyli geçen tartışma ortamından dolayı teşekkür ederim.
joepescix joepescix
@acarabi sordugun soruya cevabım: hayır
acarabi acarabi
dürüst ve yansız cevabın için teşekkürler kardeşim:))
bu başlıktaki 37 giriyi daha gör