jakobenizm

bilge tonyukuk bilge tonyukuk
fransızca jacobenisme (cumhuriyetçilik, devrimci demokratlık). "toplumdaki değişikliklerin yöneticilerce tepeden inme buyruk ve yöntemlerle yapılmasını uygun bulan görüş." anlamında basında kullanılan bu terim için tepeden inmecilik terimi kullanılabilir
aytok aytok
kansız, savaşsız gerçekleşen bir devrime bile sonradan kan banyosu yaptırmak gerektiğine inanma şeklinde özetlenebilecek görüş.
kisil kisil
aydınlanmanın ürünü olan ve fransız devrimi ile kendini göstermiş olan akım. fransız devrimcileri, burjuva aydınlanmacılığının en ileri mevzilerinde bulunan aydınların hepsi iktidarın genel olarak gökyüzünden yer yüzüne indirilmesini savunmakta ve bunu bir grup devrimcinin öncülüğünde yapabileceklerini savunmaktaydılar.

genel olarak toplumsal devrimlerin kendisi büyük bir dönüşümü içermektedir ve bu kitlelere siyaset taşıma yoluyla gerçekleşir. burjuva aydınlanma çağında aydınlanmanın sınırlı ölçütleriyle kalması ve burjuvazinin iktidarı ele geçirdikten sonraki geriye dönüşleri bir nevi jakobenizminde burjuvazi tarafından terk edildiği anlamına gelmektedir. jakobenizmin kendisi demokrasi-diktatörlük ikilimine sıkıştırılamayacak kadar geniş bir algılayış biçimidir ve aslen bir tarz-ı siyasetidir. halka rağmen halk için düsturu ise bir dönemi içermektedir ve geriye dönen burjuvazi ile sona ermiştir. o halde jakobenizm iflas mı etmiştir?

bu soruya post modernist dünyanın cevabı "evettir." çünkü totalleştirici ve bütünlüklü ideolojilerin kendisi insanları tek kalıba sokarlar. bu ise gerçeğin parçalı ve göreceli oluşuna ters düşüceğinden bu tarz-ı siyaset başarısızlığa mahkumdur. ancak post modernistler eleştiriyi yaparken kendileri ile bir şekilde çelişiyorlar. bütünlükçülük ile tek kalıba sokma işlemlerini o çok kızdıkları indirgemecilik ile yorumluyorlar.

tarihin her döneminde sınıf mücadelerinin gelip dayandığı noktalarda, tıkanıklığı açmak sıçramaların yani devrimlerin işi olmuştur. bu da kitleleri etkileme ve yönlendirme ile olmuştur. aydınlanma çağının, ilericiliğin, kalkınmacılığın yarattığı büyük etkilerle boşluğa düşen 20.yy aydını aslen jakobenizmi hepten kötüleyerek kendi entelektüel iflasını da ilan etmiştir. artık onları bu yalnızlıklarından kurtarmak oldukça zor.

jakobenizmin bir ucunun işçi sınıfı siyasetine taşınabileceğini söyleyen lenin, sınıfa siyaset taşıma dersleri ile jakobenizmin korkulacak bir heyuladan öte bir anlama geldiğini işaret etmiştir. "tarih bazen biraz ittirilmeye mecburdur." sözü aslında iradiyetin ifadesidir. elbette bütün bunlar jakobenizmin aklanması anlamına gelemez. burjuva ilerlemeciliğinin tekelinde kalan bir jakobenizm bugün için bir anlam ifade etmiyor; ancak bunun nedeni dikta-demokrasi karşıtlığı değil. bizzat hayatın içinde bir karşılığı olmadığıdır. çünkü çağımız artık kitlelerin bir başkası adına iktidarı ele alma çağı değil, bizzat ona sahip olma çağıdır. işçi sınıfı siyasetine düşman, marksizm düşmanlarına duyurulur!
çevreyolu çevreyolu
liberaller tarafından tepeden inmecilik olarak adlandırılan akım. oysa ki bu akımın uygulayıcıları olan jakobenlerin önemi, halkla birleşerek feodal gücü alt etmiş olmalarından ilri gelir. halk, bilindiği gibi fransız devriminde oldukça etkin bir rol oynamıştı. jakobenler de halkla birlikte tarihsel bir rol oynadılar.
kisil kisil
1917 yılı temmuz ayında ekim devrimi'nin arefesinde lenin jakobenizm hakkında yazdığı ve ismi "jakobenizm işçi sınıfı ürkütür mü?" adlı makalesinde şöyle ifade ediyordu görüşlerini: " burjuva tarihçileri jakobenizmi bir düşüklük ('alçalma') olarak görüyorlar. proleteryen tarihçileri, jakobenizmi ezilen sınıfın kurtuluş mücadelesinin en yüksek zirvelerinden birisi olarak görürler. jakobenler, fransa'ya, demokratik ihtilâl ile bir cumhuriyete karşı monarklar koalisyonuna karşı direnişin, en güzel modellerini verdiler. jakobenlerin alın yazgılarında mutlak zaferi kazanma yoktu; en başta on sekizinci yüzyıl fransa'sı, kıt'a avrupası'nda çok geri ülkelerle çevrili olduğu için ve sonra fransa'nın kendisi sosyalizm için maddi temelden yoksun olduğu, bankalar, kapitalist holdingler, sanayide makine ve demiryolları olmadığı için." böylece lenin jakobenizmi ezilenlerin ve dahası komünistlerin bir siyaset modeli olarak dışlamadığını aksine bir geleneğin parçası olarak gördüğünü ifade etmekteydi.

kaynak:

v.i.lenin, collected works, cilt 25, s.121, akt. küçük, yalçın
onurene onurene
tarihteki bütün devrimlerin genel karakterini oluşturan bir kavram.

tüü, kaka, militarizme yatkın, hiç hümanist değil filan demek tarihi gerçeği değiştirmiyor.

lenin haklı beyler.
cd temizleme bezi cd temizleme bezi
jakobien matrisi çok kullanan matematikçilerin oluşturduğu akımdır.

nedir bu matris dersek, elimizde m tane farklı değişkenden oluşan n tane denklem olsun. her denklemi sırasıyla m değişkenlerine kısmi türevleyerek oluşturduğumuz matristir. (anlamadım bende, çaktırma devam et)
bunu sık sık kullanan hatta hayatlarında önemli bir yere oturtan matematikçiler jakobenizmi kurmuştur. ülkemizde ise bu kulübün kurusu ytu matematik bölümünden salim yücedir.


edit: fazla ciddi yazmışım, bilmeyenler için uyarayım, taşşak geçtim. sonra vay efendim beni kandırdı bu puşt diye ahirette yakama yapışmayın.

edit 2: her ne kadar taşşak geçsem de bir salim yüce gerçeği var ama.
vomolbo vomolbo
özellikle şu son süreçte yaşanılanlardan sonra uzak durulması gereken olgu.jargonu buna kayan arkadaşlar,dostlar özen göstermeli,gezi ruhuna aykırıdır jakobenlik.bugünki akp mitingindeki görüntülerin(evet mizaha malzeme olacak şeyler oldu) boku çıkarılmamalı,alay konusu edilmemeli.makarna da sevse,kömür de istese bu da halkımız.sen ben biz.bu insanlar jakobenizm korkusuyla tayyibin etrafında adeta etten bir duvar örüyorlar,öyle bir duvarki tayyibin gerçek yüzünü görseler bile,ona sırt çevirmeyecekleri,görmezden gelecekleri bir duvar,o da haliyle bunu kullanıyor.gezi direnişinin başından beri çoğu yalanı ahlak,din,namus kavramları üzerine inşaa etti,hala kullanıyor,hala ordan ekmek yiyor.yedirtmeyin.halkı beğenmemek gezi ruhunu bilmemektir,anlayamamaktır.
nawgundime nawgundime
yöntem olarak belirtilen siyasetin tek tabanlı bir dikta ile yönetilmesi. ne kadar bir sol algı ile karşılaşsa da sol ile ayrık çizgide bulunan bir ideoloji. halk ve halkçılık sadece görünürde ön planda, bastırılmış jakoben söylevler halka üsten bir dayatılma sonucu oluşturulmuştur.
türkiye de sıkça görülen bir yöntemdir. burjuvazinin sık kullandığı bir olgu.