japonya ya atılan atom bombaları

nautilus nautilus
bu konuda büyük bir çoğunluk çok kötü bir saldırı olduğu ve çocuk-kadın 200 bin insanı öldürdüğünü düşünüyor.

peki amerika, japonya ya atom bombası atmasaydı kaç kişi ölecekti? bunu yine ölüm yarıştırmak diye romantikliğe boğmak saçma olur.

1945 yılında amerika 4 büyük japon adasına çıkarma yapsaydı ve japonya nazi almanyası gibi tokyo imparatorluk sarayı düşene kadar direnseydi ne olacaktı. japonya bütük bir açlık yaşayacaktı yine çocuk-kadın açlıktan ölecekti. bu arada savaş da devam edecekti. tahmini ölü sayısı amerikalılarda 2 milyon, japonlarda 20 milyon olacağı. ben amerikalıların bu kadar ölü vermeden japonyayı ablukaya alıp, teslim olmasını bekleyeceklerini düşünüyorum. o zaman da japonya da ölümler daha da artacaktı.

başını, sonunu düşünmeden amerikalılar atom bombası attı bu da sivilleri katletti demek saçma.

bu savaşı danzig koridoru için, hammadde temin etmek için çıkartanlara sormak gerekiyor. ne alman halkının büyük çoğunluğu ne de japon yöneticileri masum değil. buna ek olarak stalin, aç gözlü fransızlar, mussolini denen salak, ingiliz burnu büyüklüğü gibi aktörler de işin içinde. işin ilginci o yıllarda amerika pasifist. savaşa katılmaya meraklı değil. kauçuk hariç hammaddeye de ihtiyaç duymuyor. bu bahsettiğim amerika 1942 ye kadar olan amerika. sonra başka bir devlete evrildi.
egaliter egaliter
barış antlaşması yapabilmek gibi bir seçeneğin düşünülememesi trajik bir durum. tarihi galipler yazdığı için sanki yenilen taraflar, asla barış masasına oturmazdı gibi yansıtılıyor. bence barış masasına otururlardı. ancak tarafları savaştıran güçler, uzlaşma olmasını istemediler. bir tarafın tam galibiyeti gerekiyordu ki yeniden kurulacak sömürü mekanizmalarına ses çıkarabilecek kişiler, düşmanların ajanı olmakla suçlanabilsin. barışın olduğu bir dünyada hangi muhalifi düşmanın ajanı olmakla suçlayabilirsin?
2
nautilus nautilus
egaliteregaliter e de cevap olarak yazdım. japonların barış anlaşması yapmaya niyetleri yoktu. japon ordu ve bürokrasindeki savaşma taraftarı kliği imparator bile durduramadı. halk da son insanına kadar ölmeye hazırdı. bu savaş kliği iki atom bombası sonrası bile hükümet darbesi yapıp savaşa devam etmek istedi. araya imparator girdi de barışı kabul ettiğini radyoda okudu.

okinawa olan kitlesel intiharlar japonya da olacakların göstergesiydi. önce çocuklarını sonra kendilerini uçurumdan atarak topluca intihar ettiler. düşmanları amerikalılar bile bu duruma üzülmüştü. japon kültürü kolayca anlayabileceğimiz bir kültür değil.

ayrıca japonya ile amerika yı kimse savaştırmadı. japonların başta petrol olmak üzere doğal kaynak sorunu vardı ve sarı ırk sayılarak bazı kısıtlamalar uygulanıyordu.

www.atomicheritage.org
egaliter egaliter
savaştıran güçler konusunu daha açık ifade edeyim. japonya'daki savaş yanlısı gücün arkasında da bugün dünya ekonomisinin egemenleri olan küresel güçler vardır. evet belki dediğiniz gibi japon halkını neredeyse tümüyle savaştan vazgeçmeyen bir topluluğa da dönüştürmüş olabilirler. aynı şey almanya için de söz konusu olabilir. ancak ben şundan eminim ki tüm ülkeler içindeki savaş yanlısı lobiler bir şekilde küresel güçlerin etkisiyle oluşturulmuş ve desteklenmiştir. halkın gözünü savaş bürümüşse ağır bombardımanlar, kitlesel katliamlar dünya kamuoyunca meşru görülebilmeye başlıyor. ancak tabii ki bu savaş sorunu, barış antlaşması olmadan da bir şekilde ateşkes yoluyla çözülebilirdi. fakat zaten taraflardan birinin üstün gelmesini isteyecek olan küresel güçler, elbette boş durmaz savaş lobileri üstünden provokasyonlar düzenleyip fiili ateşkesleri de bozmaya çalışırlardı. ancak barış konusunda kararlı ve uyanık bir tavır her zaman savaş lobilerinin toplum üstündeki etkilerini kırar. napalım başka çare yoktu yüzbinlerce insanın öldürülmesi gerekiyordu diye geçemeyiz bu konuyu.