jehan barbur

giriniz kaydediliyor

işlem bitince otomatik olarak girinize yönlendirileceksiniz. hoşunuza gitmeyen bir şey varsa girinizi daha sonra düzenleyebilir veya tamamen silebilirsiniz.

girinize bir görsel eklemek için dosya veya dosyaları buraya bırakın
dosya(lar) otomatik olarak yüklenecektir.

(bkz: ) `` TR
4
modern bir alışkanlıktır ölmek
yanlış

penceremi aralama sebebim
tatlı deniz kokusu
gece sakinlemiş bir dalganın kıyıya vurduğu pörsümüş yosun eskisi
güney sahilinden selam eder bana evim, annem
her sabah saydığım balıkçı kayıkları
ve girizgahı olurlar bu ilintisiz şiirin

(…)

yine çok içki çok sigara
susmuyor çünkü aklım
geçmişim, geçirmişliğim
geçkinliğim, içim
e o zaman ben de içeyim
ve anlayamaz kimse içsel tartımın hassasiyetini
bana ödettiği kefareti

anlayamazsın belki de beni
çünkü benim kadar çok sevmemişsindir kelimeleri
ya da benim kadar tüketmemişsindir hepsini
hayatın içinde, birine, sevdiğine, sevmediğine
uykunu benimki kadar bölmemiştir savsak düşünceler
benim kadar kısılmış mıdır sesin bağırmaktan
ya da benim kadar cesaret etmiş misindir anlatmaya kendi hayatını
yoksa başkasından dinlemeyi mi tercih etmişsindir küskünlüğünü, bedbinliğini,
başkasının ağzında damağa yapışmış kendini,

“benim kadar” demek çok demek değil asla
bana kadar, ben kadar, üzerimdeki küçük benler kadar
“senden az” kadar

aynı anda kaç kişiyi sevdin hayatında?
aynı anda kaç kişiden nefret ettin?
kaç kez sevdin kendini gündüzleri?
kaç kadınla seviştin bir gecede?
kaç kere korktun ve yani cesaretini kamçıladın hayatını değiştirmek için
ya da korumak için ve kalsın diye olduğu yerde hayatın?
kaç kere zorunlu olmadığın için, okşadın sevdiğinin başını
başına kalkar diye mi korktun hep? kalktı mı çokça?

çok mu durdurdun kendini? olmayı istediğin
ve dışarıdan baktığında kendine konduramadığın adam olmak için
baktın mı dışarıdan içeriye
içine?
her bakışın içine
yükseklik korkusu mu?
v e r t i g o
sığ bir deniz dipsizliği mi?
ne?

çok mu yol bitirdin hayatında?
geçtin mi aynı yoldan,
karşılaştın mı aynı insanlarla? bildin mi yüzlerini, anımsadın mı isimlerini?
kaç kez ısrarla aynı kapıyı çaldın
ve çarpıldı kapı suratına?
kaç kez terk ettin, terk edildin?
topladın mı hepsini
böldün mü hayatına?
çarptın mı kendi suratına, yoksa unutmayı mı seçtin?
unuttun mu ilk gençliğini
ve büyütebilir misin bu unutkanlıkla kendini; ya da beni? ve geçmişindekini?

hatırladıklarını yazdın mı?
ve yazarken en önemlisi
kaç kez değiştirdin kelimelerini
en doğrusunu, en uygununu
ağzında en az çiğnediğini bulmak için?

var mıdır “güzel sözler kitabı” rafında
ve açılmış mıdır hiç kapağı?
kendine sarf ettiğin güzelliği topladın mı hiç başka birine?
dağılmış birini toparlamak için kaybetmeyi göze aldın mı
sana bu yeryüzünde biçilmiş değerli vakti?
yoksa harcamadın mı hiçbir nakdini
geçicilikler uğruna?

sokaktan kiraladın mı bir kadını?
ve ödedin mi o geceki ederini?
etti mi o kadar
et miydi o kadar?
ettin mi eyledin mi
ve unuttun mu yoksa
o odada seninle sevişirken
yüzüne bakamayan yüzünü?

ne var sözlüğünde?
kimin kelimeleri?
kör mü yaşarsın hayatı
yoksa göremediğini bilip
seni çirkinleştirse de gözüne taktığın gözlükle mi?
kaç kez değişir gözlüğünün çerçevesi
ve katar mı rengini renksiz hayatlara?

içinden geleni neresinden tanırsın?
senden geldiğini anladığın zaman
o gün ne yaparsın?
sabahına uyandığında unutuverir misin bir gece önceki şevkini?

bıraktın mı kendini hiç?
oluruna değil de bir başkasına
ve neydi özgül ağırlığın
seni seven ve sevmeyen bir kadının kollarında?

doğruyu söylediğin olur mu?
kendi doğrunu değil ama
red ettiklerini mesela….
e peki var mıdır bir davan kelleni koyduğun uğruna

bir uğur taşıdığın olur mu
cepkenli koltuğunda?
içinden geçer mi dualar
inançsız mısındır yoksa?

iyi insan oldun mu bugüne kadar
iyiliğin bir sevap uğruna?

fark etmedin mi yoksa?
ne zordu iyi olmak
sihirler ve büyüler bile
kötüyü ve kötüleşmeyi
iyiye ve iyileştirmeye tercih etmişken…
kime yazıldı o muska?


şunu düşündün mü hiç?

her şey gelebilirdi sana
doğru ismini bulup
onu o ismiyle çağırınca…
hiç isim verdin mi bir yaşayana?
ya da aldın mı ismini bir ölünün?

kendi ismini yakıştırmadığın olur mu hayatına?
bu evrendeki gerçek ismin nedir hiç düşündün mü?
ondandır takatsizliğin belki
çağırılmamışlığındandır gerçek suretinle
bildin mi? anladın mı?
adım nedir? diye sordun mu?
belki bir kadınsındır özünde ya da bir erkek
ya da sade bir gerçek…

bir memnun oldum nidasınadır
bunca izdüşümü aslında
iki saniyelik bir “memnun oldum”un
doğurduklarıdır aklım

yoksa tek sorum ve cevabım şudur aslında:

“sen mi bana dönüşürsün ben mi sana?
hangi “doğru” kolay bükülürse
işte
o-ona

jehan barbur
yamuk prenses
yatağınıza yatıp gözlerinizi kapattığınızda bir şarkı dinlersiniz sizi başka dünyalara götürür ya hani o ses bu kadının sesi. beyrut doğumlu. iki yaşındayken ailesi savaş sebebiyle iskenderun'a göç etmiş. üniversite için ankara'ya gidene kadar da iskenderun'da yaşamış. bülent ortaçgille olan tanışıklığının ardından albüm için cesartlenmiş ve albümünü çıkarmış. bülent ortaçgille yapacakları konserleri iple çektiğim tatlı bir kadın. çok sevdim hatunu.
4
instela

instela ile kendinizi özgürce ifade edebilir ve yazdıklarınızla anında binlerce kişiye ulaşabilirsiniz

üye olmak yalnızca saniyeler alır

zaten bir hesabınız var mı? giriş yapın