jeoloji mühendisliği

1 /
tye tye
bu dalda eğitim veren bazı hocaların (kimisi gerçekten olayın öneminin farkında)ve diğer bazı kişilerin gerekli önemi vermediğini düşündüğüm mühendislik türü..
schutzstaffel schutzstaffel
insanın "artık bitsin de gidelim" durumundan kurtulamadığı, bölüme girenlerin çok az bir kısmının mutlu olduğu, taş yerine kafa kırılan bir bölüm
schutzstaffel schutzstaffel
eğer jeoloji mühendisliğinde okuyorsanız kendizi bir takım saçma sorulara hazırmalanız gerekmektedir. üstünüzde her an "çocuğum yakında deprem olacak mı?" sorusunun gelme ihtimaliyle oluşan gerginlik doruk noktasına ulaşır ve sonunda dayanamayıp "allah mıyım ben nerden bileyim" diyerek yüzüne tükürükler sıçratarak bağırmak zorunda kalırsınız. sonra uyarmadı demeyin.
schutzstaffel schutzstaffel
-abi 2050 de deprem olucakmış doğru mu?
-bilmem ki abim geleceği göremiyorum
-abi sen jeoloji mühendisliğinde okumuyo musun?
-evet
-o zaman biliyo olmaz lazım
-allah'ın işine karışılmaz evlat(bir anda beyaz saç ve sakala bürünülür)
l appartement l appartement
mezun olduktan sonra, dağlı-taşlı manzara resimlerinden zevk alamadığınız, filmde ön planda oyuncuları izlemek yerine arka plandaki doğal yapılara bakıp "acaba şurdaki fay mı?" ya da "aaaa antiklinal" dediğiniz ve herkesin size ters ters baktığı bölüm
ishn ishn
beyninizin "en yakın nereden kaçılır?" planları kurmasıyla, 4 yılın ızdırap gibi biteceği aşikar olan mühendislik-mimarlık fakültesi kapsamında bulunan güzide bölüm. "nerden bastım ben bu taşa?" dedirtme olasılığı yüksek olup sarılacak bi yılan ararsanız etrafta ama nafiledir. en yakın yılan yine baş belası öss'dir. birinci sınıfında "jeoloji mühendisliğine giriş" dersi alınır, resmen yeni bir dünya keşfediyor gibi olursunuz. yıllardır üstüne bastığınız taş, toprak konuşmaya başlamıştır adeta. duyumlara göre eskiye oranla bölümdeki bayan öğrenci sayısı her geçen yıl artmaktadır, lakin mezun olduktan sonra kaç bayan kendi gönül rızasıyla bu işi yapmaktadır orası başlı başlına ayrı bir konudur. bölüm iyice araştırılmadan tercihlere yazılması tavsiye dahi edilmez. aklınızda bulunan bölüm hakkındaki tüm soru işaretlerini giderip öyle tercih yapın, yoksa bölüme gelince -zorluğundan değil, bölümü sevememekten hatta nefret edilmesinden dolayı- nerden kaçsam diye aranıyosunuz.
timulze timulze
insanın ufkunu aşırı derecede genişleten bir bölümdür jeoloji mühendisliği. çünkü öğrenilen konular tamamen yerküre ve onun ilgilendiği her şeydir. paleontoloji ile canlılığın tarihini öğrenirsiniz. doğayı öğrenirsiniz. bakış açısı değişir insanın. tabii ki bu dediklerim bölümüyle ilgili insanlar için geçerli. çünkü bu bölüme giren insanların çoğu yatay geçiş ve çap amaçlı veya puanı tuttuğu için bir bölüme kendini atma kaygısından dolayı girmiştir.

bu bölümün öğrencileri dışarda genelde iki tip insanla karşılaşır: birincisi dünyaya öss başarısı gözüyle bakan geleceğin para odaklı insanları. bu tip insanlara hangi bölümde okuduğunuzu söylediğinizde ''olsun, canını sıkma'' der. ikinci kısım ise meraklıdır doğabilimlerine, sizle uzun uzun sohbet edebilir. işte böyle insanlar gördüğünüzde bölüme olan sevginiz artacaktır.

türkiye'nin aksine dünyada jeoloji çok saygın bir meslektir. eğer üniversitede okuma amacınız bir şeyler öğrenmekse mutlu olursunuz, eğer bilim yapmaksa amacınız iki kat mutlu olursunuz. fakat eğer amacınız kariyer ise uzak durun bu bölümden.

ha bir de şöyle bir şey var. bu dalda başarılı olan insanlar çok ilgi çekicidir.
1 /