johann cruyff

1 /
fluminense fluminense
1947 yılında doğdu. "sarı fare" lakabıyla ün yapan hollandalı sporcu futbola ajax’ta başladı. bu takımda 6 lig, 2 kupa ve 3 avrupa şampiyon kulüpler kupası şampiyonluğu yaşadı. 1973’te barcelona’ya, 1978’de los angeles aztecs’e transfer olduktan sonra ülkesine döndü. 2 kez avrupa’da "yılın futbolcusu" seçildi (1973-74). 1974 dünya kupası’nda takımının kaptanlığını yaptı. 51 kez milli olan cruyff, futbolu bıraktıktan sonra teknik adam olarak barcelona’da görev aldı.bir de oğlu vardır kendisinin tabi (bkz: jordi cruyff )
libra libra
fc barcelona'yı babasının kulübü zanneden, her konuda söz sahibi olan, başkanlık seçimlerinden tutun da transferlere kadar her işte parmağı bulunan, uzun zamandır barcelona'da yaşayan ve oğluna bir catalan azizin ismini veren (jordi), öldüğünde barcelona'ya gömülmesine kesin gözüyle baktığım hollandalı efsanevi futbolcudur.
nyksss nyksss
futbolun filozufudur johann cruyff.halen hollanda milli takımı ve barcelona'nın teknik direktör ve oyuncu seçimleriyle yakından ilgilidir.ispanya ve hollanda futbolu ondan sorulur kısacası.
fakespeare fakespeare
74 dünya kupasında final öncesi otelde alman kızlarla havuzda alemlere daldığı için finalde yeterince iyi performans sergileyememiş ve berti vogts tarafından deyim yerindeyse çiğ çiğ yenmiştir. o maçın yıldızı ise cruyff'un bir gömlek üstü gerd müller olmuştur. cruyff bileklerine çok hakim bir futbolcuydu ve müthiş bir top sürme yeteneği vardı. hatta şimdilerde onu "pele ve maradona'nın bile hareketleri rahat yapabilirdi" diye övüyorlar. ceza sahasının dışından alıp getirdiği toplarla tanınırdı. orta sahaya, kanatlara top almak için çok sık giderdi. bir önemli avantajı da neeskens gibi bir adamla birlikte oynamasıydı. zira neeskens'ile sağ tarafta çok iyi yardımlaşıyorlardı. hızlı futbol oynamayı seviyordu. ama ceza sahasının dışından alıp getirdiği toplarda durdurulması imkansız olsa da, topsuzken ceza sahasında bir hiçti. yandan gelen ortalarda defansın arasından sıyrılamıyor, ceza sahası içinde topla bir türlü buluşamıyordu. bunun en büyük sebebi vücudunun zayıf olması ve rakiplerinin kendisine karşı insanlık dışı bir şekilde sert oynamasıdır.

gerd müller ise 3 kişiyle marke edildiği maçlarda bile 2 dokunuşla attığı gollerle bilinir. gerd müller ceza sahası dışında varlık gösteremezken ceza sahası içinde ondan daha iyi bir forvet oyuncusu henüz gelmemiştir. gerd müller ve johann cruyff'un ortak noktaları ise disiplinsiz hayatlarıdır. cruyff sigara bağımlılığı yüzünden performansının sadece %70lerde kaldığını söyler (%90 falan olsa demek ki neler yapacaktı).

gerd müller ise çok ağır alkoliktir. birçok defa kliniğe yatıp tedavi olmuştur. şimdilerde bayern münih'te altyapıda çalışıyor.
pontiarchus pontiarchus
futbol dünyasının tarihine baktığınızda bence üçüncü adamdır maradona ve pele'den sonra. hemen ardından da platini, zico, george best ve garrincha gelir. gerd müller için bu adamın en az bir gömlek üstü demekse dünya futbolunu malesef bilmemektir. dünyanın maç/gol oranında en verimli santrforlarından biri olsa da dünya futbolunda gerd müller jardel'in iyicesi olarak akıllarda yer edebilecek bir isimken, cruyff için herhalde zidane (teknik, bitiricilik ve pas vizyonu) ve zico (teknik, sürat, duran top ustalığı) karması denebilir.
nyksss nyksss
ajax'tan barca'ya transferi sırasında ücretinin astronomik olması yüzünden hükümet yada cumhurbaşkanı tarafından veto edilmiş,barca'lı yöneticiler de johann cruyff'u tarım makinası göstermişler öyle sokmuşlar ülkeye.futbol düşünürüdür kendileri.hakkında detaylı bilgi edinmek isteyenlerin four four two dergisinin temmuz sayısında simon kuper'ın harika yazısına bakmaları şiddetle tavsiye edilir.
1 /