johannstock

1 /
libertafaryan libertafaryan
kadıköy'de yine bir gün kaçak sigara ve çay ile demlenirken, sokağın başından bağa gözlükleri ve seksi haki rengi parkasıyla genç ve yakışıklı bir delikanlının bana yaklaştığını gördüm. görür görmez o kadar insan içinden bana doğru seğirttiğini hissetmem sanırım tanrının bir lütfuydu. evet o genç ve kendinden emin yürüyen yakışıklı oğlan direkt benim masama gelip oturdu. oturduktan sonra uzunca bir süre sessizlik oldu. sinirli ince parmaklarını ne yapacağını bilmez bir halde masanın üzerinde gezdirip masaya takırdatmayı sürdürdü bu süre boyunca. artık ikimizin de sabrının taşmak üzere olduğunu ve bu sessizlik anının verdiği gerginlik yüzünden patlamaya yakın olduğumuzu sezmeye başladım. işin garip tarafı, benim sezdiklerimi onun da sezdiğini seziyordum. sonunda içimi rahatlatan o hareketi yaptı, mekap ayakkabılarının üzerinde ayağa doğruldu ve bana doğru eğilerek o unutulmaz soruyu sordu... "başkan banko maçların var mı?"

işte o gün bugündür dostluğumuz sürer johan'la. kah ben ona şili liginden 1/2 tahmin veririm, kah o +7 golden emin olduğu alt maçları bana banko diye önerir. her ne kadar çok paramızı bu dostluğa mehir ettiysek de paranın her şey demek olmadığını da bu sayede öğrendik.

edit: şarkı hakkımı başka bi yazara harcamamış olsam, bu troçkist kırması menşevik alaşımı yeni oportünist cephe yandaşına hediye edeceğim şarkı belliydi lakin kendisine daha romantik bir şarkı hediye etmek zorunda kaldım. hadi çalsın bakalım.


libertafaryan libertafaryan
keşke kişisel gelişim kitabı okuyacağına iddaa bültenlerini daha iyi takip etse yazarı. bu sefer tutcak diye diye bizi eyüp nebi'nin sabrıyla sınıyor.
libertafaryan libertafaryan
geçen gün beni dehşetengiz duygulara sürükleyen bir mesaj atmış yazar. "mavi kelebek'in bıyıklarından bıktım, senin hilal gür bıyıklarına ilgi duymaya başladım" diye mesaj attı ve bana karşı kavga ettiğimiz geçen perşembeden sonra ilk kez yumuşak davrandı. öyle davranınca özel olduğumu hissetmedim dersem yalan olur.

ama bugün anladım ki, kıldan tüyden bıkmamış, aksine daha gür bıyıklara ilgi duyuyormuş. ve ben de yumuşak davranışı konusunda özel değilmişim. mesele ben değil bıyıkmış.

net ibne yazar.
2
birbaşıma birbaşıma
kendisini yeni yeni tanıyorum gibi gibi. girileri genelde bilgi içerikli okurken bir şeyler öğrenebiliyor olmak güzel. kafası da gayet güzel sanki, muhabbeti ilerliyor yani hiç durmadan. o zamaann, var olsun diyoruz!..
1
sorandana sorandana
kimlikleşme sürecinde bulunduğu şu dönemlerde , instelada genç dimağları aydınlatmaya çalışmıştır , yaşının gayet genç ve özdeşleştiği alanına hakim olması , bilginin yatay olarak da geçebileceğine güzel bir kanıttır. kendisinin , ilerleyen enrtylerinde instela hedef kitlelerine ulaşmasını diliyor, kendi haline bırakıyorum :d
çıkdiyorumçıkhayatımhastayımdiyorum çıkdiyorumçıkhayatımhastayımdiyorum
daha önce yazdım ama o zamanlar muhabbet böyle derinleşmemişti. kesinlikle sözlükten sohbetinden keyif aldığım, bir şeyler paylaşabildiğimi düşündüğüm çok az sayıda yazardan birisi. özellikle benimle paylaştığı şarkıları pek seviyorum, vâr olsun.
üç hürellerin dördüncüsü üç hürellerin dördüncüsü
kendini vakti zamanında bana askerliğin tecili ile alakalı kafasına bir şey takılan bir meslek yüksek okulu öğrencisi olarak tanıtan ama neden sonra, dün kendini beşiktaş'ta bir bara girmeye çalışan 16 yaşında bir ergen olarak anlatarak duyuru açan, ama foyası bir şekilde ortaya çıkınca duyurusunu silmek zorunda kalan, kimlik problemi yaşayan yazar kişisi.

komünistlerin ortak sıkıntısı herhalde. belki de güttükleri dava kimlik bunalımı gibi yan etkiler ortaya çıkarıyor. ya bu arkadaş okula çok erken yaşta başlayıp da, bir yerde tökezleyip 16'sında iki yıllık programa yerleşebilmiş, ya da sadece cin olmadan adam sikmeye çalışıyor.

insan olun diyorum, komünist, dindar, milliyetçi vb. olmadan önce. sizden bir farkı olmayan diğer insanların aklıyla oynamayın. lütfen. biz bunları hak etmiyoruz. gerçekten hiç gerek yok böyle rezilce davranışlar sergilemeye, ait olduğunuz, uğruna "dava" falan güttüğünüz toplumu aptal yerine koymaya ve bunun sonucu olarak, hiç yoktan hakaretlere maruz kalmaya.
1
1 /