john steinbeck

1 /
varolmayan şövalye varolmayan şövalye
(1902 - 1968)
kaliforniya’da bir ırgat ailenin çocuğu olan john steinbeck, öteki yaşıtları gibi küçük yaşlarda çiftçilik yaptı.
üniversitede okuyabilmek için duvarcılık, boyacılık, kapıcılık, eczacılık işleri yaptı. 27 yaşında ilk romanı altın kadeh'i yazdı. bu yıllarda balıkçılar, serseriler ve her türden renkli kişilerle ilişkiler geliştirdi.
john steinbeck’in yapıtları, imgelerden bolca yararlanan sanatsal yapıtlar olmaktan çok, yüzyılın başında önemli toplumsal değişimler yaşanan topraklarda, toplumsal gerçekliğin, ayrıntılı bir gözleme dayanan, tamamıyla gerçekci birer yansıtılışıdır.
en önemli eseri olan gazap üzümleri romanında, tarımdaki hızlı kapitalistleşme sürecinin toplumsal anlamını ve küçük çiftçilerin hızlı proleterleşme sürecini anlatır. küçük toprakları, bankalar tarafından istimlak edilen oklahamalı çifçiler, topraklarından kovulup, kapitalizmin olağan işleyişi gereği açlığa ve işsizliğe terkedilirler. başka çalışma olanağı olmadığından, kaliformiya’ya, emeklerinin, yok pahasına kullanılacağı büyük kapitalist çiftliklere doğru giden bu aileler birbirleriyle yarışır .
proletaryanın doğuşu her yerde sancılı olmaktadır ve bu süreçte yaşanan dramatik durumları gerçekçi ve çarpıcı bir biçimde steinbeck eserlerine yansıtmıştır. tek yiyecekleri olan katı ekmeği dişleri olmadığı için yemekte zorluk çeken büyükannenin, sonunda bu uzun yolculuğa dayanamaması, çocukların kitlesel açlığı vb. sahnelerden etkilenmemek mümkün değildir. cüzzi bir alışveriş için girdikleri dükkanda geçen sahne, çocukların şeker de yiyebildiği bir dünya özlemini körükler.
fareler ve insanlar, sardalya sokağı, cennetin doğusu yazarın diğer önemli eserleri arasındadır. kaliforniya’daki ırgatların grevini anlatan bitmeyen kavga adlı romanı dolayısıyla, steinbeck’in adı ise, abd’de kızıl'a çıkmıştır.
header header
özellikle yoksul kesimlerin,çiftçilerin ve köylülerin yaşamaya mahkum olduğu sıkıntılı ve acı dolu hayatı eşi bulunmaz bir içtenlikle anlatabilen mutlaka okunması gereken amerikalı yazardır.kendisiyle ilgili önemli olan nokta bazı meslektaşları gibi amerikayı yersiz yere yüceltme girişimlerinde bulunmamış olup, kendisi de amerikalı olmasına rağmen çuvaldızı kendine batırmayı bilmiş olması,amerikanın köylü kesiminin yaşadığı adaletsizlikleri tam bir açıklıkla ortaya koymuş olmasıdır.betimleyici uslubu,karakter analizleri ve akıcı anlatımı insanı adeta sürükler hatta insana bir romanı bir günde bitirtmeyi başarır.ancak adaletsizlikleri,yoksulluğu,çaresizliği insanın vicdanına öyle bir dokunarak anlatır ki bitirilen her romanından sonra insanın içini bir süre ince bir keder kaplar.
zigzag zigzag
inci ile okumaya başladığım bitmeyen kavga ile hastası olduğum okumaya da devam ettiğim yazardır...anlattığı şeyler ve anlatış şekli çok sıradan(doğal) olmasına rağmen çok farklı bir his ve heyecan uyandırır bende...sonraki sayfaya geçmek için hızlı okumaya çalışırım..kitapların hep mutlu sonla bitmeyişi de beni çekmiştir belki bilemem
thats what you missed on glee thats what you missed on glee
yıllanmış şarap gibi olan yazar. kitaplarında sistemi acımasızca eleştirir. tıpkı sistemin insanlara acımadığı gibi. tasvirleri olağanüstüdür. ne kadar yetenekli bir yazar olduğunu basit bir objeyi sayfalarca tasvir edebilecek şekilde anlatabildiğinden gösterir. betimlemeri o kadar güzel ve basit yapar ki, anattığı nesne sanki karşınızdaymış gibidir. edebiyat tarihinin en önemli yazarlarından biridir.
1 /