john williams

1 /
krivetz krivetz
oscar'a en fazla aday olmuş zat-ı muhterem..yaptığı film müzikleri arasında pembe panter ve yanılmıyorsam son mohikan da vardır.
angelic angelic
schindler's list piano theme ile dinleyen,izleyen herkesi ağlatan,ağlatmasa bile gözlerini dolduran,hadi o olmazsa tüylerini diken diken eden muhteşem bir kişilik,harikulade bir sanatçı.
manha de carnival manha de carnival
avustralya'lı bir klasik gitaristtir. ingiltere'de yaşamaktadır. kusursuz tekniği ve soğukkanlı çalışı ile klasik gitaristlerin örnek aldığı bir yorumcudur.
koyun baba yorumu gayet hoştur. (bkz: carlo domeniconi)

not :yukarıda bahsi geçen piyanist ve besteci john williams ile bir alakası yoktur.

editli pide : parmaklarının kısalığından dolayı kullandığı gitardaki perde aralıkları normalden 1.5 mm daha kısadır.
puding puding
müzik zevki çok iyi bir yazar. sinema konusunda da pek bi dolu. güne onun yolladığı şarkılarla başlamak güzel oleyör. bi de " hey pud" diyişi var ki yirim.
karyatid karyatid
genç bir hayat düşünüyorum güzel bir şarkıda gözlerimi yumarak...orada bir adam var. adam sanata yakın.filmler izliyor sıcak bir evde.ama üşümeleri de seviyor mesela bir kış günü dağlara tırmanıp ,tepelerdeki karlara dokunmayı...edebiyatın gerçek yüzlerini satır satır ekiyor beynine mesela, güzel bir şarkı nedir işte bunu biliyor...sonra bu adam bir sözlükte yazıyor. gerektiği zaman sıcacık bir merhaba diyor.çeşit çeşit insanı bize hayat gibi şans eseri sunan sözlük bu adamın da bir bayram sabahı telaşında varlığından haberdar ediyor bizi. saol sözlük. bir dost yürekli insan daha var, zirvelere tırmandığını bildiğim.
puding puding
edebiyat parçalamak istiyorum tam da burada. coni de "bu sefer güldürmedi." diye mesaj atsın acımız büyük gözlüklerini takıp ray ban sponsorluğunda falan. şakalar komiklikler gırla... öhhm ne diyordum edebiyat parçalamak... o bir sanat camiasının aranılan eleştirmenlerinden olmaya aday yazar. sinema ve müzik konusunda çok taşşaklı bi...öhmmm... edebiyat.. sonracıma şarkılar paylaşıyor benimle her gün... yarın bi gün nihat doğan'dan bi şarkı yollasa onu bile severim. tamam lan tamam abarttım sevmem. boğazımda gıcıklanmadı bu sefer. yoksa abartmamış mıydım? yok lan o kadar da değil.imdaaat.
nastasya filippovna nastasya filippovna
kilometrelerce uzaktan bana uzak filminin afişini gönderecek kadar incedir. üstelik, ben bunu talep etmeden, kendisi düşünüp şaşırtmıştır şahsımı. kendisine tekrar tekrar teşekkür ediyorum. kendi deyimiyle "zeki insanlara zeki insanlar ulaşır." katılıyorum! zeka ışıltısını her sözcüğünde hissettiren bir kişidir j.williams.

yazdığım/yazacağım tiratlarda, onun tetikleyici unsur oluşunu hiç unutmamasını temenni etmekteyim. belki bir sahnede onları canlandırma şansımız olur. hayat bu kadar şaşırtıcıyken bunun da olacağı ihtimali her zaman var, şaşırmamalı... edebiyat ve tiyatro ve sinema hep bizimle olsun.

dağcılık ve kayaktaki ustalığına saygıyla eğildiğim sevgili john williams'ın iyi bir fotoğrafçı olduğu gerçeğini de söylemeden geçmemeliyim. ayrıntıları iyi yakalıyor ve estetizme önem veriyor. john'un şarapları sevmesi de ayrı bir güzellik elbette. bir sonraki seferinde erciyes'in yüksek doruklarında benim yerime de bir kalecik karası iç lütfen, my lord!
1 /