judgment at nuremberg

eleanor eleanor
dönem filmi.özellikle maximilian schell' in oyunculuğu dikkat çeker yanılmıyorsam bu rolüyle oskar aldı.muhteşem oyuncular vardır ve film tam anlamıyla kült olmuştur. 2. dünya savaşı almanların hitler sonrası hali biraz almanları anlamaya yöneliktir aslında. izlenmeli kesinlikle..
burkyburhan burkyburhan
birahane de söylenen şarkı esnasında biraların masalara vurularak ritim tutulmasından yargıcın tokmağının ritmine geçiş tüyler ürpertir dikkatli bakanda.

yönetmeni stanley kramer'dır. 1961 yapımıdır.

etkileyici filmdir, hatta filmin başlarında yargıçların avukatının bazı konuşmalarında kendi çapınızda ona hak verebilirsiniz sonrasında birden bire tam tersi yönde düşünebilirsiniz. sakin olun ! sorun sizde değil, sadece film çok güzel
çevreyolu çevreyolu
norman finkelsteinın quot holokost quotun israilin filistindeki ortadoğuda`ki politikalarını meşrulaştırmak için kullanıldığını, yahudilerin çektiği çilelerin istismarını anlatan "holokost endüstrisi" kitabından öğrendiğim film. her ne kadar film boyunca avukat rolfe`nin hal ve hareketlerine kıl olsam da-ki bu da oyunculuğun harikalağından kaynaklanıyor- adamın dediklerinde haklılık payı vardı gerçekten de. hitler`in arkasındaki sanayiciler,silah tüccarları, abd de sorumluydu bütün olanlardan. ayrıca dediği gibi cezaevindeki naziler serbest bırakıldı. ve ruzi nazar gibileri de cia bünyesinde çalıştılar. onların ortak düşmanları vardı çünkü "komünistler". başka türlü yapamazlardı. verdiği mesajlar haricinde oyunculuklar açısından da çok başarılıydı.
gelem gelem gelem gelem
bilen avukatlar bilir. orada yargıçların avukatlarının yaptığı savunmalar, çömez hukukçulara tavsiye edilir. ders diye okutulması gerekir. bir savunmanın nasıl yapılması gerektiğine ilişkin bütün tartışmaların bu yargılamaların zabıtlarında olduğu söylenir.

ben okuyamadım tabi. zabıtlar almanca olduğundan. türkçeye çeviren arkadaşın türk hukuk tarihine gireceğini düşünüyorum.
rencide ruh rencide ruh
1961 yapımı siyah beyaz film.

üç saate yakındır hukukla veya bu konuyla özel olarak ilgilenmiyorsanız sıkabilir.ama gerçek bir başyapıt.sizi o mahkemede seyirciymişsinizcesine içine alır.yargıç avukatı rolü de fazlasıyla başarılıydı.her tanığın anlattıklarından sonra bakalım şimdi ne diyecek şimdi diye merakla bekledim.

buchenwald toplama kampından mahkemede izletilen görüntüler kanımı dondurdu ayrıca bu toplama kampının duvarlarında sanırım "vücudu yıprat, ruhu yıprat, kalbi yıprat." yazıyormuş bu da dikkatimi çekmişti.

gerçekten toplum bunları biliyor muydu bilip mi sustular hepsi bu durumda bu suçlardan elbirliğiyle mi sorumlu tutulmalıdır böyleyse gibi sorgulara götürmektedir film.avukatın sözünü kesip ernst janning'in ifade verdiği sahnede söyledikleri de önemliydi.bu sıralarda avukatın el hareketlerinin ses düzeyinin hitler'inkine benzemeye başladığını fark ettim hararetlenince ellerini onun gibi kaldırıp konuşuyordu kendi ulusunu korumak icin yine aynı hataya düştüğünü söyledi sonra ernst janning ona.bu karakterin de uzerine filmin başından itibaren masumiyet gömleği giydirildi bilinçli şekilde ya da en azından yapılanlardan üzüntü duyan veya pişman insan karakteri zira oyuncunun mimikleri siması bakışları film boyunca ben masumum pişmanım ben iyi insanım dedi bize.yine tanık olarak yaptığı konuşma da beni etkilemiştir oradan bir kısım:

"biz sadece yüzlerce kişinin katledildiğini biliyorduk.bu suçumuzu azaltır mı? belki detayları bilmiyorduk ama eğer bilmiyorsak bu bilmeyi istemediğimizdendi."

işte böyle.muhakkak izleyin, izletin.bilhassa hukukçulara ders niyetine.