kabataş erkek lisesi

1 /
tonguç tonguç
istanbulda en erken tanıştığım ve o zamanlar yatılı olarak okumanın çok keyifli olacağını düşündüğüm lisedir. hem bulunduğu yer ve hem de denize nazır olmasıyla gönlümü fethetmiştir bu okul. okulun geleneksel pilav gününe de katılıp her yaştan mezunu gördüğümde "acaba ileride böyle bir atmosferi biz de yakalayabilcek miyiz" de sormuşluğum da vardır.
juda juda
kabataş'ın yolları da çamurdandır çamurdan (x2)
4 değil 14 yıl olsa vazgeçmem kabataş'tan (x2)

keşhane duman duman
bayıldım aman aman
kabataş güzel ama
hocaları pek yaman

seneler değiştiremez sana olan sevgimi (x2)
seni kimseler sevemez kabataş bizim gibi (x2)

keşhane duman duman
bayıldım aman aman
kabataş güzel ama
hocaları pek yaman

bu seneki pilav gününe olan katılımın geçen senelere oranla yerlerde süründüğünü görmekten üzünç duyduğum lisem.yeni müdürün politikasından mı yeterinde reklam yapılamamasından mı bilmem ama o eski pilav günlerini özletti bana.
erc erc
k.e.l. nin açılımı ve bu üç harften yola çıkarak aynı zamanda "karanlığı ezenlerin lisesi" olmayı kendine misyon belirlemiş lisem.

nitekim, 1908 yılında kurulan okul, cumhuriyetin ilk yıllarında, anadolu nun dört bir tarafından gelen öğrencilere, istanbul gibi kültür, sanat ve modernitenin birleştiği bir şehrin en güzel noktasında (bkz: boğaz), atatürk ilkelerini, inkilaplarını aşılayıp modern bilimin temelleri öğretilerek ülkemizin aydınlanmasında ve aydın bireyler yetiştirilmesinde çok önemli işler üstlenmiştir.

anadolunun farklı köylerinden , kasabalarından gelen öğrenciler; birer vatandaşı oldukları ülkenin belki de en güzel yeri olan boğaza sıfır okullarında aynı sıralarda, aynı öğretmenlerden ders dinlemişler; aynı yatakhane de uyumuşlar; aynı yemeği paylaşmışlar; istanbul gibi büyük bir metropolü birlikte keşfetmişler ve en önemlisi hep birlikte çağdaş dünyanın ilmini öğrenerek kendilerini hayata hazırlamışlardır. işte bu öğrencilerin birbirlerine ve okullarına olan bağlılığı ve bunun yanında okullarında kazandıkları tüm değerleri hayatlarına uygulama çabasıyla birleşince hem bu "karanlığı ezenlerin lisesi" olma misyonu hem de kabataşlıların "kabataşlılık ruhu" diye bahsettikleri kavram oluşmaya başladı.

bu anlattıklarımı pekiştiren, kabataş arşivlerinden oluşturulmuş çok güzel bir fotoğraf galerisini de sizinle paylaşmak isterim. oldukça ilginç fotoğraflar da var bu galeride...

http://www.kabataserkeklisesi.net/lisemiz.htm


bir konu daha var ki değimek gereken; kabataş erkek lisesi nin; dönemin diğer saygın okullarından olan galatasaray lisesi, istanbul erkek lisesi, robert lisesi gibi okulların aksine; milli değerlere en çok sahip çıkan okul olmasının kaynağı da bu anadolu nun dört bir yanından öğrencilere kucak açması ve aynı zamanda bu okullar gibi hiçbir yabancı devletle geçmişten gelen bir ilişkisinin bulunmamasıydı. ayrıca kadrosunda barındırdığı öğretmenlere de bakacak olursak; birçok değerli türk edebiyatçısının (ömer seyfettin , behçet necatigil) yanında, kurtuluş savaşı gazisi tarih hocası (galip vardar), türkolog nihal atsız gibi isimleri görmekteyiz.

tüm bunları anlattıktan sonra; günümüzde bütün bunların pek de geçerli olmadığı söylenebilir. doğrudur da. çünkü merkezi sınav sistemiyle öğrenci alınması, öğretmen atamalarındaki şuursuzluk, şartların günümüzde çok değişik olması bunun nedenlerindendir. ancak, her kabataş öğrencisi (yani kabataşlı) okulunun tarihten gelen bu değerlerinin bilincindedir; zaten okulun her köşesinde bu değerlerin izlerine rastalamak mümkündür. bu bilinçle, okuluna ve arkadaşlarına olan bağlılığı da oldukça sağlamdır. ve inatla yüzyıllardan beri süregelen geleneklerini devam ettirir (bkz: kabataş yürüyüşü), (bkz: pilav günü) , galatasaray lisesiyle sürtüşmeler... belki biraz da dogmatik de olabilir ama bunu herkes benimsemiştir...
ageblood ageblood
mezunları arasından tanıştığım kişilerin karakterleri nedeniyle "acaba hep sağlam adam mı yetiştiriyor bu okul?" diye düşünmeme sebep olan okul...
mollacellad imam u azam mollacellad imam u azam
benim okuduğum çok kaliteli hocaları olan ve özellikle hocalarının türk kültürüne dayanan bir öğretim vermesiyle olumlu karşıladığım ama entellektüel bakımdan her okulun sonuçta belirli bir limite ulaşamadığı gibi düşünce dünyama pek fazla bir şey katmamış(hatta hiç bir şey katmamış)olan 4 senemi devirdiğim eğitim kurumu....özellikle cumhur işın,hasan canbulat gibi hocaları çok sevilmektedir.fen ağırlıklı bir eğitim verir,öğrencilerinin çoğu fm olur.bazen benim gibi tm olanlar da çıkar.okulumuzdan mezun olan öğrenciler en fazla ituye gitmektedir.
mertyucel mertyucel
kabataş erkek lisesi öğrencisi için sadece bir okul olmaktan öte, can dostlukların kardeşliklerin başladığı ve devam ettiği yuvadır. başka hiç bir yerde göremeyeceğiniz arkadaşlık bağları burada kurulur. hazırlığı atlamamla geçirdiğim 3 sene boyunca çok şey gördüm, yaşadım. iyi günde, kötü günde hiç bir zaman beni yalnız bırakmayacak dostlar edindim. zaten benim bir okuldan beklediğim de budur. ne itüye ne boğaziçine girmek. yatılı öğrencileri birbirlerine kardeş gibi bağlı, keza gündüzlüleri birbirne bağlı. bu 2 öğrenci tipinin birbiryile düşman olduğunu, kavga ettiğini düşünür herkes. çoğu okulda olmayan bir dostluk vardır bu öğrenciler arasında. son olarak şunu söyleyeyim, hocanla talebenle lisemiz sen çok yaşa.......
kolpatusubasa kolpatusubasa
dışarıdan bakanların, televizyon dizilerinde görenlerin yalan yanlış değerlendirmelerine her zaman maruz kalmıştır. ha bu durum zerre önemli değil o ayrı. 13-14 yaşında farklı farklı yerlerden kalkıp gelen, birbirleriyle ilk kez karşılaşan insanlar - ki bu insanlar ilerleyen zamanlarda birbirlerini kardeşten de öte göreceklerdir- bu okulda süre gelen değerleri, gelenekleri karşılık beklemeden sahiplenmiştir. işte bu değerleri sahiplenmiş olma duygusu, mezunlarını her sene pilav gününde okula getiren duygudur. üzerinden yıllar geçse bile bazı adetlerin sürdüğünü görmek gurur vericidir. belki okurken kendini buraya ait hissetmeyenler, bi boktan memnun olmayanlar vardır; hatta bazı insanların bu kadar kaynaşmış olmasına anlam veremeyenler de vardır. işte onlar bu okulda boşuna okumuşlar, yazık..
1 /