kabus

1 /
sandra dee sandra dee
genelde filmlerin sonunda yaşananların gerçek olmadığını bize gösteren,film konularının kaynağı niteliğindeki korkunç hayaller.

talihsiz bir sebeple yoğun bakımda yatan hasta siz olduğunuzda ve aniden** uyandığınızda, hayatınızı bıraktığınız gibi bulamama ihtimalini hiç düşünmüş müydünüz???(bkz: 28 days later )
misuf misuf
iki küçük çocukla yapılan otobüs yolculuğudur. hiçbir özelliği olmayan bir sabah, yeni yeşil otobüse binilmiş, sevgiliyle buluşmaya gidiliyordur. cam kenarında en güzel yere oturup boğaz manzarası eşliğinde hayaller kurmaya başlarsınız.. ta ki arkanıza iki tane 5-6 yaşlarında iki çocuk oturana kadar...

annelerinin kucağındaki kahramanlarımız, yolculuktan sıkılmış olacaklar ki birbirlerine sorular sormaya başlarlar:

+ sana soru sorıyim mi?
- hadi sor..
+beş üç daha?
- (parmaklarla) biiiir ikiiiii üüüüç dööörttt beeeş allltıııııı yeediiiii seekkiiiizzz........... sekiz
+ evet doğru... bi tane daha sorıyim mi??
- sor sor..
+ hmmmm.. üç beş daha?
- (yine parmaklarla) biiiir ikiiiii üüüüç dööörttt beeeş allltıııııı yeediiiii seekkiiiizzz........... sekiz
+ aferin.. bu da doğru...
- şimdi ben sorıyim?
+ olurr..
- on üç beş daha??
+ (inanmıycaksınız ama yine parmaklarla) biiiir ikiiiii üüüç döööört beeeş alllttıııı yediiiiii sekkkiiiiz dookkuuuz ooon oonbiiiiir oonniiikiiiii ooonnnüüüüç ooonnddööörrtt oonnnbbeeeşşş ooonnnaalltııııı oonnyyeediiiii ooonnnsseekkiiizzz.... on sekiz!!!
- evett çok kolay oldu di mi ehehe
+ daha zor sor o zaman
- pekii.. hmmm kırk kırk bir daha??
misuf, içses: olum misuf siki tuttuğun an bu andır.. sıçtın, başlıycak parmaklarla yine biiiir ikiiiiii ... seeekseeenbiiiirr....
+ (çocuktan beklenmeyecek cevap) seksen bir..
- evet doğru...
misuf, içses: hassiktir.. lan o zaman neden beş üç daha'yı parmaklarla yaptınız???
+ anneee, sıfır kere sıfır çift sıfır mı eder???
* sıfır sayı değildir oğlum..
misuf, içses: hadi ordan, sıfır sayı diilmiş, sayıların babası o be..
+ geldik di mi anne??

kabus bitmişti.. hayata dönmüştüm.. kafayı yemeden otobüsten inmeyi başarmıştım.. o değil de, çocuk orda x.lnx in integralini alsa daha az şaşırırdım 81 cevabını şak diye vermesinden.. helal olsun..
absinthe absinthe
rüyada itüsözlük yazarlığının artık paralı olmasıdır. hem de aylığı 50 değil 100 değil tam 120 ytl'dir. (120 ne alaka anlamış değilim) tam bi kabustur. söz konusu para yıllık da değildir. nası bi rüyadır bu? allahım nolur rüya olsun , napacam şimdi diye kara kara düşünmekteyken wondrous o sırada "eveeet paralar..." diye geliverir. evet, en ilkel biçimde yurdun dört bi yanına turne düzenlenerek yazarlardan para toplanmaktadır. neyse,cebimden kuruşu kuruşuna çıkan tam 120 ytl'yi veririm bi anda. verdiğim anda arkasından ağlıyorum ama ne fayda.. bari diyorum yıllığı 120 olsun. kes be! diyor. oturuyorum yerime. artık verdik 1 ay dolu dolu yazayım bari diyorum. uyanıyorum o anda..
çok etkisinde kalmış olucam ki bu zor koşullarda uyanır uyanmaz koştum internet kahveye. nolur nolmaz! *
heidi heidi
gece vakti uyanıp, yanınızda bir karaltı görmektir. o da nesi biri kıvrılmış yatıyor, nefesi tutar tüm bildiğiniz duaları okur, kımıldayamaz kalırsınız, sonra battaniye salağının şekil bulup insan silüetiyle ödünüzü patlattığını çakar, tekmeleyip uyumaya devam edersiniz...

(bkz: göz yanılması)
closer closer
korkulu rüyalarımın birinin kucağına düştüm yine önceki gece. bu defa uykudan uyandıran cinsten değildi beni ürküten. uyanmak isteyip, uyanamadım. hani bazı gerçekler vardır, rüya olsun, uyanınca bitsin isteriz ya. hani anlamsızdır ya bu istek. gerçektir, oradadır ve acı vericidir. yaşamak gerekir. işte ben de aynı mantığı kurarak- rüyamda bile mantıklıyım artık görüyorsunuz- nasıl olsa istesem de hemen uyanamayacağım diyerek iyice içine battım kendi rüyamın.
ayaklarım bağlıydı. yatağımda olduğumun bilincindeydim. yataktan kalkamamak rüyama bağlıyordu beni. rüyamda ise istediğim gibi hareket edebiliyordum. neden eski zamanlarda esirleri prangaya vurduklarını anladım. özgürlüğümü eksilttiler benim de. yüksek bir binanın en üst katında, çok kapılı ama hiç çıkışı olmayan bir evde kendim kaçtım, kendimi kovaladım. her saniyesini aynı netlikte hatırlıyorum rüyamın. iki tane kız, hem de hayatımda hiç görmediğim iki tane kızdı bana bunları yapan. birisi istemişti benim acı çekmemi, ama söylemediler bana kendilerini kimin yolladığını. sokağa çıktığım an kurtulacaktım sanki. aşağıya inmemin bir yolu olmalıydı. zaten hayatta her şeyin bir yolu yok muydu? biz bulamadığımız kadar acı çekiyorduk. var olan yolu beğenmeyip ‘ama neden benim istediğim yol yok?’ deyip kahretmiyor muyduk kendimizi? kendi kendime telkin ediyordum: ‘korkma, korku varsa sadece tek taraf korkar, sen korkutan ol korkan değil’ dedim kendime. korkuyordum ama kararlıydım. özgürlüğümü istiyordum. acı çekmekten yorulmuştum ve artık buna müsaade edecek tahammülüm kalmamıştı. gözümü karartıp koşmaya başladım. oradan oraya koştum; her kapıyı, pencereyi hatta duvarı denedim. sonra birden bir merdiven gördüm ve üçer beşer inmeye başladım. aşağıya bakmaya çalışırken peşimden geldiklerini duydum. ne kadar da hızlıydılar. binanın en alt katına kadar inmeyi başardım. çöp bidonları vardı merdivenin bittiği yerde. yurtdışında yaşamış olmamın getirdiği bir alışkanlıkla kafamda o şekilde yer etmiş olsa gerek, geri dönüşüm için ayrılmıştı çöp kutuları. bana en yakın olan, cam eşyalar için ayrılmış olandı. kutunun üstündeki şişeyi gördüğüm gibi kaptım. boğazından tutup şişenin kıçını merdivenin korkuluğuna vurdum. (izlediğim filmlerin etkisinde kalmış olmalıyım.) ‘ben kimseyi öldüremem ki? bu şişe ne işime yarayacak?' derken bana söyledikleri şeyleri duyamadım. bir şeyler söylüyorlardı. ama o an neyin daha önemli olduğuna karar verip ona göre hareket edecek durumda değildim. uyanmak istedim. o an uyanmak istedim. uyanamadım. her uyanmak istediğimde, az önce koşarken hissetmediğim bağı hissediyordum ayak bileklerimde. şişenin kırılmış tarafındaki sivri bir çıkıntıyı düşüncesizce ayak bileklerime yaklaştırıp görmediğim ipi kestim. gözümü açıp, bacaklarımı yatağımdan aşağıya uzatarak doğruldum. saat 03:12 idi. ışığı açtım. korkumdan ağlamaya başladım.
1 /