kadife tenli zamanlara

artık yeni birşey söylemek lazım
"şimdi artık
vakit yok gülüm
vakit yok
üzülmeye
ağlamaya
gülmeye
şimdi artık savaş zamandır
bırakıp sevdamızı
kadife tenli zamanlara
ellerimiz
ellerimizin sıcaklığını kaybetmeden
sarılıp soğuk tenine silahın
o kutsal ateşin sıcaklığını
hissetmeliyiz tüm benliğimizde
bilirim
elele tutuşup kırlarda dolaşmanın hazzını
sırt sırta verip şarkılar söylemeyi
hem de en güzelinden
en coşkulusundan
en sevdalısından
bilirim
bir nisan yağmurunda
sırılsıklam ıslanmayı aldırmadan
kalbimde sevdanla birlik
tüketmeyi tüm sokakları
adım adım
karış karış
bilirim gözlerinin güzelliğini
bir anne şefkatinde okşayan
tüm sıcaklığınla
bilirim çiçeklerin en renklisini
en kokulusunu
bilirim dünya güzel
bilirim dünya yaşanası
bilirdi
daha on sekizine varmadan
cephelerde savaşan
cephelerde ölen çocuklar
bilirdi hiroşima'da atomla kavrulanlar
etiopya'da açlıktan ölenlerde bilir
filistin savaş çocukları da bilir
kim bilmez ki
ama gülüm
ama bir tanem
ama sevdiğim
bak
yanıyor dünya
bak ölüyor insanlar
şimdi artık savaş zamanıdır
bırakıp sevdamızı
kadife tenli zamanlara
ellerimiz
ellerimizin sıcaklığını kaybetmeden
sarılıp silahın soğuk tenine
o kutsal ateşin sıcaklığını
hissetmeliyiz tüm benliğimizde"

(bkz: sinan kukul)

edit: christian troy... sevgiler...