kadına şiddet

18 /
beni bırak göğe bakalım beni bırak göğe bakalım
erkeklere öfke duymadığım başlıktır.erkeklere şiddet konusunda hak verdiğim için değil ama.çünkü şiddet bizim coğrafyamizda çok meşru.işte böyle sosyal medyada orda burda tepki gösterip "bir iki bişey dedik ben de şiddete karşıyım fikrim var" diyip köşeye cekiliyoruz.biz meşrulaştırdık bu cinayetleri.neden kadına şiddet sadece cinayetle sonuçlandığında yazıyoruz da psikolojik şiddete bu kadar tepki vermiyoruz.psikolojik şiddet de ne canım ölmediğine dua et diyen bir garip halk.yüzeysel , samimiyetsiz ve duygudurum bozukluğu içeren anlık duyar kasmalarınızla saadetli giriler diliyorum herkese.
iche iche oldu nietzsche iche iche oldu nietzsche
ne zaman adliyenin önünde erkekler toplanır ve kadına şiddette karşı seslerini çıkarmaya başlar o zaman toplumda birşeyler değişir. kadına şiddet, kadın cinayeti konusunda erkekler kadınlar kadar öne çıkmalı. potansiyel sapık ve katil muamelesi görmeyi hak etmiyoruz diyorsak sesimizi çıkarmak zorundayız.
acarabi acarabi
ülkemizde kadına şiddet yoktur.
sadece, hayvan oğlu hayvanların kadınlarımız üzerinde uygulamaya çalıştıkları değişik ve çeşitli varyasyonları olan kültür fizik hareketleri vardır.
tabii bunun sonucunda da değişik ve çeşitli şekillerde ölümle ve/veya ağır yaralanmalar ve travmalarla sonuçlanan nahoş! durumlar olabiliyor.
maalesef...
mecliste bununla ilgili muhalefetin verdiği her önergeyi oybirliği ile reddeden çok sayın! akp ve mhp milletvekilleri.
öyle değil mi?
hayaletin garip huyları hayaletin garip huyları
azalacağını düşünmüyorum. aksine katlanarak artacaktır. erkeklerin hemen hepsi kadına şiddete meyillidir. bunu yaşamayanlar sadece o noktayı tecrübe etmemiş olanlardır. demek istediğim baskı altında bunu zararsız atlatmış olanlar dışında erkeklerin kadına şiddeti kınamaları da anlamsız. kimin içinden ne çıkacağı belli olmuyor. şöyle anlaşılır, böyle anlaşılır geçiniz. psikopat dediğin adam karısına fiske vurmuyor, sümsük dediğin adam azılı işkenceci çıkıyor. çevresine yansıttığı davranışlarla anlaşılacak işler değil. ki birçoğu evlenene kadar anlaşılmıyor.
ekmek ve şarap diyorlar ekmek ve şarap diyorlar
hiç umudum kalmadı bu ülke adına, toplumun yarısından fazlası şu zihniyette ve artık acının tarifi gerçekten yok.
bu benim başıma da gelebilirdi, ablamın da, yeğenimin, yarın senin kız kardeşinin yada teyzenin…
anneler artık kaybolan evlatlarını aramaktan ziyade, acı çekmeden ölmüştür umarım diye dua eder oldu, acının ismi değişiyor her gün sadece…
#pınargültekin







siz devam edin.
aitaliina aitaliina
egoları şişirilmiş erkekimsilerin , narsistik hezeyanlarını dindirmek için aradığı kurbanlara ettiği eziyetler serisi ... kimisi ekonomik , kimisi psikolojik, kimisi fiziksel şiddet uyguluyor .. hicbirsey yapamıyorsa iffeti üzerinden karalama ve itibar zedeleme yapmaya çalışıyor . neden mi ? artık borusu eskisi kadar ötemiyor ! çalışan , başaran ve kendine güvenen bir kadın profili var artık . özgüvenli ve gerçekten iyi yetiştirilmiş bir erkek , o kadını onure etmeyi , onu şefkatle sevmeyi ve onun ışıltısından rahatsız olmamayı zaten biliyor. öte yandan bin yıl önce bile kadına verilen itibar bugün ayaklar altında .. gittikçe geriye giden bir ülkede yaşıyoruz .. acziyetini bir yere sığdıramayan erkekimsiler , çareyi iyi yetişmiş kadınları yok etmekte buluyor .
azwepsa azwepsa
sadece kadına değil, genel olarak şiddet insanın karşısındaki insanı veya canlıyı zihninde nesneleştirmesi ile başlıyor. insan karşısındaki insanı bozuk bir televizyon gibi gördüğü zaman yumruklayabiliyor, kediyi kirli bir havlu gibi gördüğü zaman tekmeliyor. ama şiddet bununla sınırlı mı? değil. patron çalışanını bir insan olarak görmeyi bıraktığında mobbing başlıyor. sosyal medyada ekranın ötesinde bir insan olduğunu düşünmediği için insanlar o kadar rahat hakaret ediyor, psikolojik şiddet uygulayabiliyor.

peki insan neden bu eğilime sahip? neden kadınlar da dahil olarak etrafımızdaki canlıları nesne olarak görüyoruz. öfkeyi neden bu seviyelere getirecek kadar başı boş bırakıyoruz? bu soruyu soran çok az kişi görüyorum. "kadına şiddet", "çünkü erkek yapıyor" işin biraz kolaycılığına kaçmak oluyor. sanki kadın hiç şiddet uygulamayan ve sadece şiddet uygulanan bir varlıkmış gibi yaklaşılması bence çok hatalı. her cinsiyet, her statü, her roldeki insan bir diğerine farklı bir yolla şiddet uyguluyor. bunu görmezden gelmemek, kadına şiddetin de bütünün kendisi değil bir parçası olduğunu farketmek lazım.

"şiddeti" önlemenin yolunu bulmadan "kadına şiddeti" sona erdirmek mümkün olmayacak. kadına şiddet konusunda duyarlı olan insanlara baktığınızda, "duyarlılıklarını" bile şiddet ile ifade ettiklerini görüyorsunuz. bu ortam kadına şiddeti yok etmeye ne kadar fayda sağlayabilir ki? en fazla insanlar içlerindeki şiddeti başka alanlara yönlendirecekler; çocukları dözvecekler, hayvanları tekmeleyecekler, mobbing yapacaklar, trafikte kavga edecekler. "kadına şiddet uygulama imtiyazını erkeklerden almak" gibi bir yaklaşım şiddeti önlemekten ziyade şiddete akacak yeni yerler bulmayı sağlayacaktır.
insanarayistir insanarayistir
bir toplum düşün, kadınıyla erkeği ile gücün arkasına saklanan, kendisine yapılan delilikleri dahi normalleştiren, hiç olmayacak şeylerin peşine takılan, hem dövdüğünü hem sevdiğini düşünebilen bir topluluk. ve böyle bir jenerasyonun devam yollarını da düşün.
daydreamer34 daydreamer34
şiddetin her türlüsüne karşıyım. lakin kadın şiddetine daha çok karşıyım peygamberimiz bile veda hutbesinde ne demiş kadınlar sizin emanetiniz. siz emanetnize şiddetle mi bakıyorsunuz. hangi yüzle vebal vereceksiniz?
mei kusakabe mei kusakabe
istatistikler ne der bilmiyorum. sistematik şiddet ve sömürünün en çok kadını vurduğuna ve hala yaygın bir şekilde devam ettiğine dair bir şeyler söylemek için olağanüstü meziyetlere haiz olmak gerekmiyor, etrafında olup bitene azıcık kafasını kaldırıp bakabilen ortalama bir dünya vatandaşı olmak yeterli sanıyorum. muhtemelen bir asır önce de, ne biliym elli yıl önce de kadınlar, maruz bırakıldıkları haksızlıkları, hor görülmeleri ve domestik şiddeti müzik aracılığıyla dile getirdiler. misal:




ben bunu çok değerli buluyorum, çok önemsiyorum. kadınlar daha çok yapmalı bunu. yapsınlar ki ağıtları isyana, mücadeleye, umuda dönüşsün. burdaki gibi:


purge me purge me
bir erkek tarafından eleştirilirken, (bkz: ama) bağlacını görünce-duyunca bile pek sallamamaya başladığım, eleştiren kişinin sözünün ya da yazısının kalanını önyargı ile okuduğum-dinlediğim bitmeyen kabus.

öyle ama'lar gördüm ki off. çok güzel gidiyor erkek bunu anlatırken ama birden ama diyor. ben de şimdi ama dedim sanki. onu bile dememek lazım işte bu konularda. ters örneklere, nadir ve çürütücü örneklere de gerek yok. bu işlerin haberlerde, internette görülen ve en sık yaşanan boyutu şu:

kadın gelip durduk yerde ya da geçerli bahaneleri olarak; "seni sevmiyorum, başkasını seviyorum ayrılmak istiyorum" diyor. ya da sadece ayrılmak istiyorum diyor. "tamam ayrılalım o halde git" diyemiyor erkek. çünkü cemiyetindeki diğer bıyıklılar veya kirli sakallılar onu zayıf bulacak ona göre. saygınlığı kalmayacak toplumda. analiz yeteneği az gelişmiş çamurlu aklı ona böyle fısıldamakta o an. çare olarak, kadına zarar veriyor ve yeniden saygın ve ayı formunda bıyıklılar arasında yerini alıyor ya da kirli sakallı dostları ile olan çıkar ilişkisi ve mevki savaşında yara almamış oluyor.

appendix
bıyıklı: eğitimsiz ayı.
kirli sakallı: lisans eğitimi almış bond çantalı ayı

benim hep yaptığım, pek sallanmayan önerim geçerliliğini koruyor aklımda. bunları survivor adası gibi bir yere koymak ve herkesi sikmek. bu kadar basit.

girişte bizim adanın güvenlik ekibi herkesi dövüp sikecek nedensizce. böylece çok önemli bir ders vereceğiz. (bkz: güç istenci) denen naneyi bile tersine çevireceğiz belki. bir hafta, zeka oyunu hazırlayacağız. cılız, 50 kilo, gözlüklü fizik mühendisi görkem bey, vücut geliştirmede mahallenin gözdesi lise terk mehmet'i sikecek. mehmet'i bağlayacağız, "kusura bakma sikileceksin mehmetcim, sicim teorisinde bilgin azdı ve kaybettin, protein tozunu azalt kuantum çalış ha-ha" diyeceğiz. eşine izleteceğiz. sağlam senaryolu oyunlar hazırlayarak yarıştırıp yarışmacıların birbirlerini sikmelerini sağlayacağız. dövecekler sürekli birbirlerini. ödül oyunlarında çapraz sorgular yapacağız. kural ihlali yapan burak beyin sevgilisi duygu hanımı ödül diye koyacağız elinde döner ve kola ile şakasına. deli olacak burak. kaybederse şaka olm lan diyip sikeceğiz yine. manyak edeceğiz bu güruhu yaratılıştan gelen veya sonradan edinilmiş garip bir hissiyatları olan, gücü tehdit ve zorbalık için kullanmanın saygınlık kazanmakla ilgisi olduğu düşüncesini içlerinden sökmek için. ayrıca; kadına zarar vermelerindeki en dip hayalleri ve eyleme geçiş motivasyonları olan seksi sıradanlaştırmak için. random olarak birini sikeceğiz mesela haftada bir kez. mesela kokonat toplayıp ağaçtan inecek adam, bir bakacak seks. "ben naptım ki ya" demeye kalmadan bizim iki komando security verecek odunu.

bu danalara, kedi kediye bunu yaparken görse ayırmaya çalışacak bir bilinci verene kadar non-stop seks. sikimde değil kalemle kağıtla asırlar boyu yazdıkları kurallar, kanunlar. olmuyor işte yaratılıştan gelen insan bugları yüzünden amk. olamıyor, olmayacak, olması imkansız. üstünlük kurma güdüsünün kötüye kullanımı hep olacak. çünkü büyük balık-küçük balık ve yemek üzerine inşa olan doğanın oluşumunda bir sakatlık var. biz düzeltiyoruz işte bunu. süperiz.

(bkz: pasifizm), pasifist erkeklerden oluşan toplum teoride zaten mümkün değil bana göre kaynaklara ulaşımın sınırlı olması ve insandaki hayatta kalma güdüsünün, her ahlak kuramından, her zihinsel yaptırımdan üstün olması yüzünden. sevmem de öyle zaten. arada kafayı koyacaksın tabi. kadına şiddet konusu başka. en azından, bu odunları sike sike yola getirebilirim ben. aldatılsa bile, kadını öldürmek-dövmek yerine, bir japon onuru ile sikini keserek intihar ederler evde. bana 1 yıl ve ekipman verin mum ederim bunları. acun'a dedim fikrimi yine. rtük konusu sıkıntı olur diyor. seks kısımlarında penguen falan koycaz mecbur. (programın tümü penguen belgeseli olur o zaman gerçi. neyse lsdkjfk)

giri motivasyonu notu: sokakta bir kadını önüne atmış sürüklüyordu 1 saat önce bir erkek. kadının kafa önde ağlıyor, bu arkasından bağırıyordu "söyle söyle duysun mahalle, şerefsizim desene hadi. anlatsana hadi yediğin boku sürtük" diyor. lan bu ne tür bir eziklik yada ne boksa o arkadaş ya. adam, mahalledeki biz bıyıklılara ve sakallılara duyurmaya çalışıyor aslında bu kadın ile ilişiğinin kalmadığını. "aman beni aranızdan atmayın, ben de sizdenim" altyazısıdır bu eylemi ince düşünene. harbiden pes dedim. kes sikini otur kadını ifşa edeceğine mesela. yetmemiş sikim demek ki de. bunların anladığı dil ayrı, beni anlayan az. neyse bakalım. bi kahve çakma saatleri sayın instelacılar.
18 /