kadından kentler

1 /
bimekan bimekan
murathan mungan'ın 10 nisan'da, metis kitap'tan çıkacak olan yeni öykü kitabı. bol bol kitap çıkararak biz okurlarını mutlu etmekle meşgul bu ara.
bimekan bimekan
10 nisan'da çıkmasıyla beraber murathan mungan'ın toplam 16 şehri kapsayan bir imza-okuma günü turnesine çıkacağı kitap.
hobbitt hobbitt
dün bitirirken acayip sinirlendiğim kitaptır. insan hiç bitmesin istiyor, siz okurken arkadan sayfalar eklensin istiyor. mungan'ın her kadınında kendinizden birşeyler buluyorsunuz. sonra da korkuyorsunuz acaba gerçekten böyle miyim diye. bir de her şehre has tasvirleri var yazarın, her birinin ruhunu görmüş farkındasınız. anlatılamaz birşey, en iyisi okumanız.
persa persa
murathan mungan'ın eşsiz güzellikteki bir öykü kitabı daha 16 farklı hikaye,16 farklı dünya ve bu dünyaların kadınlarını akıcı bir ifade tarzı ile süslemiş yazar.akıcı bir dille anlatılmış ve her biri birer kısa filmi andıran zenginlikte öyküler.bir solukta okunabilecek güzel bir yapıt.
polikina polikina
geçmişe özlem, çağrışımlar ve kokularla geçmişe dönme, yalnızlık, okudukça anlam bulan nice duygu. her hikayenin sonunda bir hüzün, diğerine geçemiyorsun bile. herşey ayrıntılarda, murathan mungan kadınlık hallerinin öyle ayrıntılarına girmiş ki, üzerinde düşünmediğim ne çok şeyin ortak bir duygu olduğunu öğrendim. her murathan mungan kitabı gibi okunmayı fazlasıyla hak ediyor.
halfelf halfelf
gerçek hayattaki gibi
hikayelerdeki kadınların herbirinin sakladığı veya saklamaya çalıştığı,bastırdığı duygular,özlemler,olaylar....
son hikaye esenler otogarıdır bahsi gecenler sırayla esenler otogarında buluşur ve hayat devam eder.
chakıl chakıl
bir sürü kadın vardır içinde birbirinden belki habersiz belki haberli. eminelerden tutun da şengüllere uzanan bir sürü kadın. ve yine her kadına farklı bir kentki batısıyla, deniziyle, karasıyla.
queen queen
bu hikayedeki kadınların en büyük ortak paydası çoğunun okumuş,belli bir kariyeri olan fakat mutsuz ve yalnızdır.amaç 'farklı kentler farklı kadınlardır' ise neden diyarbakır'da geçen öyküde diyarbakırlı,törelerle yaşayan,okutulmamış bir kadın anlatılmamış da diyarbakırlı olmayan yine bir mesleği olup mutsuz yalnız bir kadın anlatılmış.
sonra kitapta esenler otogarı bölümünü saymazsak 15 tane ana karakter olan kadın var ve bunlardan 2 tanesi gaylerden muzdarip(bir tanesi kocasını başka bir adamla yatakta yakalar vs) yani kadınların bunlardan büyük sorunları yokmudur ki.yada neden özellikle 2 hikayede de geçiyor bu durum.

sonuç olarak pek de okunulası bir kitap değildi.güzel olan yerler yokmuydu elbette ki vardı ama anlatılan kadınların birçoğu aynı kadındı.aralarında ki farklarsa isimleri,yüzleri ve şehirleri sadece bunlar.
kabaramazsınkelfatma kabaramazsınkelfatma
seneler önce şiddetle yazar olmak isterken ben, okusaydım bu kitabı... daha o zaman vazgeçerdim bu sevdadan. yani sonuçta hiçbir şey farketmezdi. ben şimdi, bu kitabı övmek için bunu kullanmış oldum. okurken hüzünle rehabilite de oldum.
sidikli kontes sidikli kontes
hikayelerin birinde altını çizdiğim bir cümlede '... böyle durumlarda derin bir umutsuzluğa kapılıp, sanatın hayata hiç yardım etmediğini düşünesi geliyor insanın.' demiştir hikayenin kahramanı lakin o kadınlar hikayeleriyle -kimisi içini titreten kimisi sıkıntıyla sonu getirilen ama illa ki merak uyandıran- okuyucusu bir kadının duygularına göz kırpar bir erkek okuyucusuna bilemediğini fısıldar yani edebiyat hayata yardım eder bu kitapla, kimileri yıldızlı kimileri sönük gelebilir hikayelerin ama (bkz: murathan mungan) yine yapmıştır yapacağını...
1 /